KAÇAK ETTE VAHİM İDDİA

İmece Haber Merkezi-Mersin’de ortaya çıkarılan “Kaçak Et” skandalı ile ilgili yürüttüğümüz geniş çaplı araştırmada ortaya çıkan iddialar tüyler ürpertti. Olayın sadece et ile ilgili olmadığı, GDO’lu pirinç skandalında aralarında bakanların da olduğu bazı bürokratların araya girdiği ve ikinci bir GDO operasyonunun da bu bürokratlarca engellendiği iddia edildi.

- Bu haber 1012 kez okundu.

KAÇAK ETTE VAHİM İDDİA
  

Operasyonu kim neden engelledi?

 

İmece Haber Merkezi-Manşetimizde duyurduğumuz kaçak et operasyonuyla başlayan araştırmamızda, geçen yıl yapılan GDO operasyonu ve yapılacak ikinci operasyonun engellendiği yolundaki iddiaların emniyetin hazırladığı savcılık fezlekesine de yansıdığını tespit ettik. Buna göre aralarında bakanların da bulunduğu bazı bürokratların operasyonları engellediği, ortaya çıkan sonuçlara göre GDO’lu ürünleri Aklamaya çalıştıkları, yapılan analizlerle operasyon sonrası “bulaşma” olarak adlandırılan olayda bu türde bir bulaşmanın olamayacağının tespit edildiği, analiz yapan kurumlar ve emniyet teşkilatına baskı yapıldığı gibi iddialar savcılık fezlekesine yansıdı.

 

İşte kan donduran iddialar ve tespitlerle o fezleke;

 

Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü’nün 08.01.2013 tarihli Memişolu/Tat, 09.04.2013 tarihli Tiryaki Agro ve 09.04.2013 tarihli Göze Tarım firmaları ile ilgili Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı fezleke incelendiğinde;

Gıda Tarım ve hayvancılık Bakanlığı’nca

a)    GDO’lu pirinç, soya ve mısırların bir bölümüne hiç GDO analizi yapılmadan yurda giriş izni verildiği, bir bölümü hakkında GDO’lu olduğuna dair laboratuar bulgusu olduğu ve şahit numunelerin alınıp GDO’suz raporu düzenlenerek yurda girişine izin verildiği,

c)    Bakanlık görevlilerinin ABD Menşeli çeltiklerin sadece yüzde 50’si için GDO analizi yapıldığının itiraf edildiği,

d)   Ürünlerden bir bölümünün farklı GTİP beyanıyla yurda sokulup vergi kaçırıldığı,

e)    Bir kısmının gümrük işlemi yapılmadan yurda giriş yaptığı,

f)    Ürünlerin önemli bir kısmının iç piyasaya verildiği,

g)    Bir kısmının işlenip Libya’ya gönderileceği,

h)   “GDO’ludur’ sonucunun değiştirilmesi için 20 bin dolarlık bir görüşme yapıldığı iddiası,

i)     Bu hacimli bir dış ticaret yapan dev firma yetkilisinin evraklarda adı geçen ve analizlerden sorumlu Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısının adını hiç duymadığını ve Ankara’ya gittiğinde “GDO işinden kim anlar” diye sorduğunda adını duyduğu gibi ilginç bir beyanı,

j)     Pirinçlerin bir bölümünün kavuzlu, bir bölümünün kabuklu, bir bölümünün işlenmiş, bir bölümünün kırık olduğu,

k)   Bulaşma ihtimalini ortadan kaldırmak için depoların her işlemden sonra temizlenip steril hâle getirildiği,

l)     Numune alımı konusunda Mersin Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün hafta sonu olduğu gerekçesiyle memur görevlendirmekten imtina ettiğini,

m) Alınanın numunelere konu ile alakası olmayan hukuksuz bir gerekçe gösterildiği,

n)   ABD’den gelen pirinçlerle ilgili belgelerin hep EUROFINS-GENESCAN isimli Laboratuarca düzenlendiği,

o)   Gemilerde daha önce GDO’lu Soya ve Mısır taşımış gemilerde ve bu pirinçlerin depolandığı depolarda saklanan bu ürünlerden bulaşmış olabileceğinin iddia edildiği,

p)   Ancak daha önce bu ürünlerin depolandığı yerlerde bulunan TORUNLAR GIDA’ya ait soya ile ABALIOĞLU A.Ş.’ye ait mısırın Mersin Tarım İl Müdürlüğü’nce GDO analizi yapılmadan yurda sokulmasına izin verildiği,

q)   Soruşturma sürecinde yapılan incelemede TORUNLAR firmasının ithal ettiği soyaların ABD’li Eurofins firmasının analizlerinde Monsanto firmasına ait olan GDO’lu tohumlardan elde edildiği ve %76 MON-4032-6, %23 MON89788 VE %0,1 A2704-12 tespit edildiği,

r)     Yine bu ABALIOĞLU firmasının ithal ettiği mısırların Monsanto firmasına ait olan GDO’lu tohumlardan elde edildiği ve aynı şekilde %76 MON-4032-6, %23 MON89788 VE %0,1 A2704-12 tespit edildiği bunlarında söz konusu pirinçlerde 35S Promoter ve NOS Terminatör genleri bulunduğundan bulaşmanın söz konusu olamayacağı,

s)    TORUNLAR GIDA’ya ait GDO’lu soya ile ABALIOĞLU A.Ş.’ye ait GDO’lu mısırların analizsiz yurda girişine izin verildiği,

t)     Mersin MRL ve STA Laboratuarında tespit edilen 35S+NOS genlerinin hem TÜBİTAK MAM’da yapılan analiz hem de İTÜ’de yapılan analizlerde de aynılarının tespit edildiği,

u)   Bulaşmanın söz konusu olmadığı hatta imkansız olduğu,

v)   Laboratuarların “UYGUN DEĞİL” raporuna rağmen Bakanlık kendi analizlerini gerekçe göstererek yurda giriş izni verdiği,

w) ABD tarafından yapılan açıklamada “ABD’de GDO’lu pirinç üretilmediği” şeklinde olmayıp bilakis 27.12.2012 tarihli yazıda “Amerika’da GDO’lu ORTA TANELİ pirinç olmadığı”nın iddia edildiği,

x)   Sürece bazı kamu görevlilerinin de adlarının karıştığı,

y)   STA ve MRL Laboratuarlarının analizlerinde GDO ve pestisit tespit edilen firmalara yönelik, Mersin İl Gıda tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nden bu konuda belge düzenlenmeden, itiraz dilekçesi yazdırıldığı,

z)    Bu tür “Biyo Terör” hadiseleriyle ilgili Mersin İl Gıda tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün 28.12.2012 tarih ve 81-224 sayılı yazıda, Bakanlıklarınca da bu konuyla ilgili düzenlemelerin devam ettiği, bu bulaşmaların yüzeysel olduğu,  ürünün genetik yapısının değiştirmediği, sadece analiz sonuçlarında GDO içeren maddelerin varlığını ortaya koyduğunu belirttikleri tespit edilmiş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.