banner136

KADIN OLMAK ZOR

Kadınlara yönelik şiddet, cinayet ve tecavüz vakalarının her geçen gün arttığı Türkiye’de kadın olmak zor. Sosyal ve aile hayatında ataerkil toplumun ve cinsiyetçi yaklaşımların tüm dayatmalarıyla gitgide sindirilen Türk kadını, sesini duyurmak adına bugüne özel olarak düzenlediği toplantı ve panellerle Türkiye’nin kanayan yarası ‘’kadına şiddete’’ dikkat çekmeye çalışıyor.

- Bu haber 214 kez okundu.

KADIN OLMAK ZOR

Mersin’de ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla KKTC Dış İşleri Bakanı Emine Çolağın konuşmacı olarak katılımıyla ‘’İnsan Hakları ve İnsan Hakları Bağlamında Kadın Hakları’’ konulu konferansla kadına şiddet konusu ele alındı.

İlk sözü alan Mersin Barosu Başkanı Av. Alpay Antmen şunları söyledi:’ Maalesef dünya üzerinde çok az kadın kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmekte. Bu nedenle yaşamın bütün alanlarında kadınlar yeterli temsil edilememektedirler. Öldürülen, yakılan, şiddete maruz kalan kadınlara içimiz yanarken, demokratik hakları için mücadele eden kadınlarımız da bizleri umutlandırmakta ve güven vermektedir.’’

Bu sözlerin ardında söz alan KKTC Dış İşleri Başkanı Emine Çolak, tüm insanların hiçbir ayrım gözetmeksizin insan hakları önünde eşit olduğunu belirterek, ülkelerin halklarına insan haklarına yaraşır bir hayat sunmasının halkların ve insanların en büyük kazancı olduğunu belirtti.

‘’İnsan hakları her birimizin hakkı olduğu kadar bunu sağlamakta her birimizin sorumluluğudur’’sözüyle konuşmasına devam eden Çolak, bireylerin kadın ya da erkek olarak farklı olması toplumdaki yerinin de farklı olması gerektiği anlamına gelmediğini belirterek; ‘’Tabi ki bu işin teorisi ama uygulamada bir çok ülkede ve birçok alandaki eşitsizlik bariz olarak görünmekte. Bu çoğu zaman  kurumsallaşmış hatta içselleştirilmiştir. Neredeyse insan hakları ve cinsiyet ayrımı doğanın gerekliliği olarak görülmektedir’’dedi.

Kadınların Çalışma yer edinmiş olmasının onların ayaklarını yere daha sağlam basmasında eve özgürlüğünde önemli bir etken olduğunu vurgulayan Çolak, tüm emekçi kadınların günlerini kutlayarak konuşmasına son verdi.

 

Kadına şiddet bu yılda artmakta

2015 yılı TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre Türkiye’de 2015 yılının resmi rakamlarıyla tam 1.542 kadın cinayete kurban gitmişti. 2016 yılından itibaren de rakamlarda bir azalma görülmüyor.

Ocak ayında 36 kadın öldürüldü. Bu rakam ocak ayı son yıllarda bir ay içerisinde en fazla kadının kurban edildiği ay oldu. Kadınlar en çok eski veya mevcut kocaları ile erkek arkadaşları ve oğulları tarafından öldürüldü. Kadınlar hayatlarına dair iradelerini geliştirip kullandığı ve en üretken dönemleri olan yaşlarda öldürüldü: 20 kadın, 16 ile 35 yaşları arasındaydı. Kadın cinayetlerinin %50’si ateşli silahlarla işlendi.

Erkekler Şubat’ta 23 kadın ve yanlarındaki 8 erkeği öldürdü. Kadınların yüzde 26’sı boşanmak/ayrılmak istediği için, yüzde 8’i ilişki teklifini reddettikleri için öldürüldü. Bir kadın uzaklaştırma kararına rağmen, bir kadın ise uzaklaştırma kararı için yaptığı başvuruya rağmen öldürüldü. Koruma kararına rağmen öldürülen kadın, cinayetten 10 gün önce kendisini kaçıran kocasından şikayetçi olmuş, bu olaydan 3 gün sonra yine darp ve ölümle tehdit edildiği için polise başvurmuştu. Cinayetlerin yüzde 74’ü ateşli silahlarla işlendi. Bu rakamlar da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın ‘’Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı’’nın ne derece işlevsel olduğunu da bir soru işareti olarak akıllara getirdi.

Tecavüz hususunda ise sosyal ve aile baskısı gibi nedenlerle yargıya taşınan vakalar sınırlı olmakla birlikte, Adalet Bakanlığı’nın 2011 yılı verilerinde Türkiye’nin 81 ilinde de çocuklara ve kadınlara yönelik cinsel suçlar, tecavüz ve taciz olaylarının yaşandığını gösteren ve sadece İstanbul’da 2011 yılında bin 486 tecavüz, 2 bin 488 çocuk istismarı, 2 bin 223 taciz davası açıldığını ve İstanbul’u tecavüz suçlarında İzmir (568), çocuk istismarında Ankara (1162)’ nın izlediği rapor hatırlanırsa bu utancın Türkiye’de ne boyutlarda olduğu görülmektedir.

Buna rağmen Türkiye’de kadınlara yönelik işlenen cinayetler, taciz ve tecavüz vakalarında da iyi hal ve tahrik indirimi uygulanarak bu duruma sebebiyet verenlerin yeterli ceza almaması hayli düşündürücü olmakla beraber oldukça tepki çekmekte.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner135