"Kamu görevlileri yargılansın"

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Kesk Dönem Sözcüsü Sinan Muşlu, 10 Ekim Ankara Emek-Barış-Demokrasi mitinginde yaşanan katliamda, "kasta varan ağır ihmalleri" bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasını talep ederek ‘'Toplanma yerinde arama yapılmaz", "mitingin resmi başlama saati 12 idi" gibi gerekçelerle kendilerini aklayamayacaklarının altını çizerek meselenin teknik bir güvenlik meselesi olmadığını söyledi.

- Bu haber 651 kez okundu.

"Kamu görevlileri yargılansın"
 Adem Beyaz

Şu ana kadar Ankara'da düzenlediğimiz mitinglerde de toplanma yeri olan Ankara Garı'nda ve etrafında yüzlerce polisle karşılandıklarını belirten Muşlu, mitingde Ankara Garı'nda ve etrafındaki sokaklarda, köprülerde kendilerini bekleyen polisin, 10 Ekim'de aynı yerde hiçbir varlığının bulunmayışına ‘’Bu "tesadüfi" bir ihmal midir?’’ sorusunu yöneltti.

Sinan Muşlu, cevaplanmasını istediği diğer soruları ise şu şekilde sıraladı:

"Düzenleme Kurulu Görev ve Sorumluluk Talimatı Ekli Alındı Belgesinde toplanma saati 08.30 iken, Valiliğin 30 Eylül 2015'te bir tebligat gönderip miting için uygun saatleri 12.00-16.00 olarak bildirmesinin nedeni nedir?

Patlamadan önce ortada görünmeyen polislerin, patlamanın hemen ardından gaz sıka sıka bölgeye gelmesinin amacı nedir?

Oksijen ihtiyacı olan yaralıların ve ilk yardım yapan doktorların atılan gazdan direkt etkilendikleri, gaz soludukları düşünülürse, bu eylem açıkça cana kast değil midir?

Ambulansların olay yerine polisten sonra gelmesi nasıl açıklanabilir?

İçişleri Bakanı Selami Altınok'un hiçbir inceleme bile yapılmadan, patlamadan saatler sonra "ihmal yok" açıklaması yapmasının kendisi bile an azından"görevi ihmal" değil midir?

‘’Gün gelecek, devran dönecek" demekle yetinmiyoruz!’’

Yıllardır toplumsal muhalefete karşı rutin olarak uygulanan polis kuşatması yanında, devlet gücünün İç Güvenlik Yasası ile daha da sert biçimde emek-barış-demokrasi taleplerinin baskı altına almayı amaçladığının altını çizen Kesk Sözcüsü, bu gücün 10 Ekim'de tesadüfen hayatta kalanlara karşı kullanıldığının da apaçık ortada olduğunu belirterek ‘’100'ün üzerinde arkadaşımızı aramızdan alan katliamın ardından ‘’Gün gelecek, devran dönecek" demekle yetinmiyoruz!’’dedi.

‘’Barışa ses ver’’

Sinan Muşlu, açıklamasını ‘’Biz yaşamın her alanında arkadaşlarımızı yaşatacak, katilleri ve sorumluları hatırlatacağız! AKP hükümetinin sorumluluğundaki bu savaş politikalarının sürmesi ülkemizi sonu belirsiz bir kaos ortamına sürüklemektedir. Kan deryasında, ateş çemberinde bir ülke olmamak için barışın, özgürlüğün ve eşitliğin sesini daha gür çıkarmak zorundayız. Gelecek kuşaklara barış içinde, yaşanabilir bir ülke bırakmanın başka yolu yoktur. Suruç'tan Ankara'ya Cizre'ye yaşanan katliamları açığa çıkarmak için ve insanlar ölmesin çocuklar gülsün diye barışa ses ver!’’ diyerek sonlandırdı.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner135