MERSİN’E NE GAREZİNİZ VAR?

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Plan Bütçe Komisyonu’nda Mersin’in çevre sorunlarını masaya yatırarak iktidarı “Mersin’e ne gareziniz var?” sözleriyle eleştirdi.

- Bu haber 517 kez okundu.

MERSİN’E NE GAREZİNİZ VAR?
 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Mersin’i doğudan batıya çok ciddi bir kıskaca aldığını belirterek söz alan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, “Sayın Bakan, özellikle sizin hükûmetleriniz döneminde ne yaptınız? En doğuda yani Tarsus’a yakın bir yerde Kazanlı beldemizde bir sülfürik asit tesisi kurduk. Buradaki köylünün, çiftçinin tek geçim kaynağı seralardır, tek geçim kaynağı biberdir, patlıcandır, domatestir; bunlardan başka geçinemez, özellikle de biberle geçinir. Sülfürik asit üretim tesislerinden çıkacak olan sülfürik asitle yağmurla bunların üzerine yağacak ve bütün çiftçinin hayatı sona erecek. Buna dur demek zorundasınız Sayın Bakan. ÇED raporu hâlâ devam ediyor, biz buna itirazlar ettik, hatta çiftçilerle eylem yaptık diye gazımızı da yedik, dayağımızı da yedik, üzerine 15 bin liraya yakın bir tazminat cezası da ödedik. O nedenle, biz bu işe başımızı koyduk, siz de ne olur devletin şefkatini koyun ve Kazanlı’yı bu sülfürik asit tesislerinden kurtaralım. Çünkü Kazanlı’ya devletimizin bir özür borcu var. Çünkü Kazanlı’da Kromsan Fabrikası kuruldu ve orada krom artı altı atıkları birikmeye başladı. Zamanın ahlaksız, namussuzları bu krom artı altı atıklarının çok iyi bir şey olduğunu, evleri sıcak tutacağını söyleyerek oradaki evlerin büyük birçoğunun duvarını sıvattı bunlarla, atacak yer bulamadığı için, yerlere de şap döktürdü. Evler ısındı, insanlar kanser oldu. Aynı yerden bahsediyorum. O çevre faciasını da Kazanlı halkı yaşadı. Hemen bitişiğinde, batıya doğru Karaduvar diye şirin bir ilçe var, balıkçılıkla geçinir. Karaduvar’da da petrol dolum tesisleri, petrol depoları var. Buraya da biraz kazma vursanız petrol fışkırıyor. İnsan zannediyor ki petrol bulduk, hâlbuki açıktan denize aktarılan petroller bunlar” dedi.

 

“Çevre Bakanı olarak izin veremezsiniz”

 

Kentin batısında yaşanan gelişmeleri de eleştiren Atıcı, “Gelelim en batıya. En batıda da bize bir nükleer santral yapmaya çalışıyorsunuz. Sayın Bakan, Enerji Bakanını anlayabilirim, Başbakanı anlayabilirim; Enerji Bakanı “Ben enerji üreteceğim.” diyebilir, Başbakan “Ben nükleer silah elde edeceğim.” diyebilir ama siz Çevre Bakanı olarak o koltukta oturduğunuz sürece o nükleer santrale izin veremezsiniz. Sizin o koltukta oturmanızın nedeni çevreyi korumaktır, başka bir şey değildi. Enerji Bakanını derdi başka olabilir, ben onunla hesaplaşıyorum zaten ama siz Çevre Bakanı olarak çevreyi orada korumak zorundasınız. Çünkü nükleer santral oraya yapıldığı zaman hem gereksiz bir iş yapılacak, hadi onu sizle tartışmayalım, o, Enerji Bakanının işi ama su kirliliği olacak çünkü suyun sıcaklığı 2 derece artacak Sayın Bakan. Sizin ateşiniz ölçsek şimdi 36,5 çıkar, 2 derece yükselse 38,5 çıkar, orada oturamazsınız. Deniz en az 2 derece ısınacak, 6 dereceye kadar ısınacağı söyleniyor bilim adamları tarafından, bir tane canlı kalmayacak o denizde. Ve o nükleer santralin olduğu yerde sadece deniz değil hava ve toprak da kirlenecek. Yetmedi, ikisi arasında yani nükleer santral ile bu krom tesisleri arasında, sülfürik asit arasında tam 15 tane termik santral yapıyorsunuz Sayın Bakan. Ya, Allah aşkına, Mersin’e ne gareziniz var? Yani Mersin gibi cennet bir köşeye 15 tane termik santral yapmak neyin nesi İskenderun’dan bu tarafa doğru? Bunu da lütfen değerlendirin. Tabii, termik santral yapmak için, nükleer santral yapmak için çimentoya ihtiyacınız var, bir de geldiniz, bizim başımıza çimento fabrikası kurduruyorsunuz oralara. Yani, bütün bunları yapanların hesabını göreceğiz ama sizi arkamızda görmek istiyoruz, yanımızda görmek istiyoruz, “Hayır, bu çevre katliamıdır.” demek zorundasınız.

Termik santrale kömür taşımak için de Yeşilovacık’a kaçak bir liman yaptırıyorsunuz Sayın Bakan, kaçak liman, bakın. Orada foklar yaşıyor, Bern Sözleşmesi’ne göre oraya bir çivi dahi çakamazsınız, Yeşilovacık’ta kaçak liman yapamazsınız Sayın Bakan.  Bütün bunların hepsini yüzlerce kere konuştuk, yetmedi, nükleer santralden çıkan yüksek gerilim hatlarını da yine bizim üzerimizden geçiriyorsunuz yani karadan, havadan, denizden, her taraftan bizi sarmışsınız” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.