MONORAY ÖLÜ YATIRIM MI ? / ALİ TOYDEMİR’İN ÖZEL HABERİ

Kent içi ulaşımda hafif raylı sistemin rafa kaldırılarak monoray arayışı içerisine girilmesi, dünyada sadece birkaç ülkede kısa mesafe ve kısıtlı yolcu taşımaya elverişli (turistik gezi amaçlı) sistemin “ölü yatırım” olacağı endişesini doğurdu. Akıllara, sırf iş olsun diye yapılan ve sayısız kazaya sebep olan Tulumba Köprüsü geldi.

- Bu haber 2876 kez okundu.

MONORAY ÖLÜ YATIRIM MI ? / ALİ TOYDEMİR’İN ÖZEL HABERİ
 RAPOR MU DOĞRU, KOCAMAZ MI?

 

Geçtiğimiz günlerde seçim vaatleri arasında olmasına rağmen Mersin’de yolların Hafif Raylı Sistem için uygun olmadığını açıklayan Burhanettin Kocamaz, Mersin’in yollarının dar olduğunu, yerden bir raylı sistem yapmanın ise yolların bugünkü keşmekeşliğini daha da artırabileceğini ve sıkıntı oluşturabileceğini dile getirmişti.

Ancak son olarak 2009 yılında hazırlanan kent içi ulaşım planına göre raylı sistemin sorun yaratmayacağı öngörüldü. Plana göre 3’er şeritli yol 2’şer şeride düşürülüp, ortaya raylı sistem koyulduğu zaman, yolcu taşıma kapasitesi 100 bini bulacak olan hafif raylı sistem, hem taşıma kapasite sorununu ortadan kaldıracak, hem de trafikte büyük sorun yaratan diğer minibüs benzeri araçların azalmasını sağlayacak. Böylelikle hem trafik rahatlayacak, hem de yolcular daha kısa sürede daha kolay ve rahat yolculuk edebilecek.

Mersin Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yasemin Sarıkaya Levent de katıldığı ulaşım çalıştayında taşıma kapasitesi daha yüksek olacağı için yerden raylı sistemi önermişti.

 

BU ISRAR NİYE?

 

Akademik bilgiler ve ulaşım planına rağmen Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın yüksek maliyet ve sınırlı kapasiteli monoray üzerindeki ısrarının nedeni ise merak konusu oldu. Kocamaz, beraberindeki heyet ile Monoray sistemi ile bilgi almak ve sistemi yerinde incelemek için Almanya’nın Düsseldorf şehrine giderek, sistemle ilgili belediye yetkililerinden bilgi aldı. Kocamaz’ın monoraydan önce, seçim öncesinde söz verdiği hafif raylı sistemden neden vazgeçtiği de merak edilen hususlar arasında yer alırken, Türkiye’de örneği bulunmamasına rağmen ülke genelinde tercih edilen bir sistem olduğunu vurgulaması dikkat çekti.

Çünkü, Mersin Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Fikret Zorlu da Monoray için geniş kapsamlı proje ve teknik özelliklerin belirlenmesi görüşünde birleşti. Zorlu, “2009 yılındaki plana göre yerden raylı sistem Mersin için oldukça uygun görünüyor. Ancak Monoray hakkında dünyada bu sistemi kullananlara baktığımızda, eğer aynı sistem düşünülüyorsa olumlu bir görüş belirtemem. Çünkü burada 3 konu çok önemli. Birincisi koyulacak devasa kolonlar alttan geçişe ne derece mani olacak? İkincisi bu sistemle ne kadar yolcu taşınabilecek ve üçüncü olarak da yüksekten gidecek bu sistemin binalara etkisi nasıl olacak? Monoray için çalışmaya buralardan başlanması gerekir” dedi.

 

DÜNYANIN KULLANDIĞI SİSTEM MERSİN’E ZOR

 

Zorlu, “Bu sistem 100 yıldır kullanılıyor olabilir ama dünyadaki örneklerine baktığınızda havaalanlarından taşıma istasyonlarına kadar çok kısa mesafede kullanıldığını görüyoruz. Avurturya’da mesela sadece turistik gezi amaçlı 40 yolcu kapasiteli kısa mesafede kullanılıyor. Mersin’i düşündüğümüz zaman ise hafif raylı sistem günlük ortalama 100 bin yolcu kapasitesine ulaşan, monoray ise diğer ülkelerden farklı olmazsa 10 bini geçemeyecek bir sistem. Bence 2009 yılında hazırlanan plan uygun çünkü Mersin yoğunluk ve mesafe açısından hafif raylı sisteme uygun. Plana göre keşmekeşlik değil, aksine bir rahatlama getiriyor. Bizim bilmediğimiz bir sistem varsa incelemek lazım, ama bakılan örneklerde monoray temelinde kısa mesafe ve sınırlı yolcu taşıdığı için iyi incelemek ve düşünmek gerekir. Kapasite ve mesafe yetersiz geldiği zaman ne olacak?” yorumunda bulundu.

 

SONU TULUMBA KÖPRÜSÜ’NE DÖNERSE NE OLACAK?

 

Ortaya çıkan bu ikilem, Tulumba Köprüsü’nü akıllara getirdi. Yıllar önce hizmet amacıyla yapılan ancak trafiğin içinden çıkılmaz bir hal almasına ve sayısız kazaya ev sahipliği yapan köprü, yıkımı yapımından daha fazla masraf gerektirdiği için kaderine terk edildi. Mersinli ise yıllardır kent merkezinde büyük bir sorun kaynağı olan bu köprüyü mecburiyetten dolayı kullanmak zorunda kaldı. Şimdi akıllarda şu sorular var; “Ya monoray kentin ihtiyacını karşılamazsa? Mersin yine yıllar ve yatırımların çöpe atmak zorunda kalırsa? Monoray girişimi de raylı sistem vaadi gibi askıda kalır mı? Monoray’ın Mersin’e her açıdan uygun olacağı kanısına nereden varıldı? Monoray çok güvenli ve verimli ise neden sadece birkaç ülkede kullanılıyor? Gerekli fiziki ve teknik altyapı Mersin’de var mı? Coğrafya ve zemin uygunluğuna hangi bilimsel raporla karar verildi? Olası bir geri dönüşü olmayan felaket hesaba katıldı mı? Bütün bunların hesabını kim verecek?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.