“PARLAMENTO GÖREVİNDEN UZAKLAŞTI”

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, İç güvenlik Paketi ve KPSS sınavlarında yaşanan skandallarla ilgili TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada meclisin halkın sorunlarını çözmekten uzaklaştığını aktardı.

- Bu haber 710 kez okundu.

“PARLAMENTO GÖREVİNDEN UZAKLAŞTI”
 CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Öncelikle altını çizmek istediğim husus, Parlamento halkın sorunlarını çözmekten çok uzaklaşmıştır. İyi, hoş kendi sorunlarını çözemeyen bir Parlamentonun halkın sorunlarını çözmesi zaten beklenemez. Parlamento, siyaset üretim merkezi olmaktan çıkmış, ülkede yaşanan sorunların bir parçası hâline gelmişti, en azından toplum bizi böyle algılamaktadır.

Gelelim Adalet ve Kalkınma Partisinin cemaatle ilgili kaygılarına, alınmalarına. Doğrudur, arkadaşlarımızın bu konuda çok alınganlık göstermeleri beraber yürüdüğü yol arkadaşlarından kazık yemiş olmalarından kaynaklanan bir durumdur. İnsan yanlış yaptığı zaman çıkıp özür dilemeli. Siz eğer bu ülkede Fethullah Gülen cemaatinin örgütlenmesinin yol ve yöntemlerini bulmuşsanız, size dayanarak bu örgütlenme olmuşsa devlet içerisinde, öncelikle çıkıp Türk halkında özür dilemelisiniz, öncelikle çıkıp Meclis kürsüsünde bizlerden özür dilemelisiniz” dedi.

                                               

KPSS şaibesini hatırlattı

 

Öztürk, “Yoksulluğun, üretimin olmadığı, yoksulluğun sefaletin olduğu yerde açlık da olur, işsizlik de olur. Açlık ve işsizlik varsa kayırmacılık olur, rüşvet olur, ötekileştirme olur, yolsuzluk olur; bunlar sistemin sonuçlarıdır. Aslında içinde yaşadığımız sistem, hangi siyasal parti iktidarda olursa olsun bu kapitalist sistem üretimsizlik eksenine odaklı olduğu için sürekli yoksulluk ve sefalet üretmektedir, işsizlik üretmektedir. Bugün Türkiye'de her 3 gencimizden 1'i işsiz. Türkiye'de resmî olarak işsizlik oranı yüzde 11, gayri resmî rakamlar yüzde 20. 1980'de Türkiye'nin nüfusu 35-40 milyondu, sendikalı işçi sayısı 3,5-4 milyondu. Bugün Türkiye'nin nüfusu 76 milyon, sendikalı işçi sayısı 750-800 bin. Hepimizi arıyorlar, işsizlikten dert yanıyorlar. Bu sınavlarda yapılan yolsuzlukları önlemek için 1974 yılında- hepimiz hatırlıyoruz ki- ÖSYM kuruldu. Sonra da bu memurların ya da işe gireceklerin, işçilerin KPSS sınavı düzenlendi, başka sınavlar düzenlendi. Şimdi, "KPSS'de Büyük Şaibe. 2014 KPSS-Tarihin Pusulası adlı kitaptan alıntı çıktı. Bu çok özel bilgiye sahip olanlar da sınavdan önce kitabı kapıştı. KPSS yolsuzluğunun şifreleri çözüldü. Terfi üstüne terfi yolsuzluk yapan… YÖK'ten KPSS itirafı." Yani sistemin çökmesini görüyoruz. "2 milyon gencin girdiği devlet sınavından pis kokular geldi. Polislik sınavında cemaat skandalı." Hani siz ve yandaşınız bir gazete sürekli koruyordu ama cemaati söylemiyordu. Allah'tan ki içinizden Şamil Tayyar, Sayın Şamil Tayyar çıkıyor, bir twit atıyor, diyor ki: "Emniyet cemaate bağlandı." şeklinde attığı twitte "Doğru, cemaati bitirme kararı 2004'te alındı, sonra emniyet cemaate bağlandı, dershane ve okul sayısı patladı. Ak Parti'ye kapatma davası açıldı. Fitneye destek verenleri görünce sorunun fitneciyle sınırlı olmadığı anlaşılıyor." Yani aslında cemaatin soruları bizzat Hükûmetin bilgisi dâhilinde sızdırılıyordu. Tayyar'ın da itiraf ettiği gibi, yapılan anlaşmada polis teşkilatının cemaate bağlandığı açıkça anlaşılıyordu. İktidarda biz yoktuk. Siz 2003 yılında, iktidara geldiğinizde, memur sayısı 2 milyon 155 bin, 2014 yılında 2 milyon 670 bin. Bu arada emekli olan memur sayısı yaklaşık 500 bin ve bu sayılar şu anlama geliyor Sayın Recep Özel: Emekli olanları hesaba katınca AKP'nin on iki yıllık iktidarı döneminde yaklaşık 1 milyon memur alımı yapılmış. KPSS'yle işe girenler 610 bin, açıktan atamayla işe girenler 390 bin. Tamam mı? Bu elimdeki liste KPSS sınavına girmeden atananların listesi. Ben, bunu söylemeyeceğim, arkadaşları üzmemek için bunu söylemeyeceğim.  Artık Parlamentonun sorun olmasını önleyelim. Bakın, dönem bitiyor, Parlamento halkın sorunlarını çözmüyor” diye konuştu.

 

“Ne yaptığınızı bile bilmiyorsunuz”

 

Güvenlik paketiyle ilgili söyleyeceği çok laf olduğunu aktaran Öztürk, “Siz ne yaptığınızı bile bilmiyorsunuz. Daha 2010 yılında Adalet Komisyonundan ve bu Meclisten hangi yasayı geçirdiğinizi bile bilmiyorsunuz. Siz, ezbere konuşuyorsunuz. Siz, bugünkü yasada molotofkokteylinin suç olduğunu bile bilmiyorsunuz. Siz bugünkü yasada, bugün getirmeye çalıştığınız düzenlemeleri 2010 yılında indirdiğinizin farkında değilsiniz. Siz, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "Güvenlik mi yoksa özgürlük mü? Biz özgürlükten yanayız." dediğini bilmiyorsunuz. Nerede biliyor musunuz? Taş atan çocuklar yasasında” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.