TERCİH YAPARKEN BUNLARA DİKKAT!/ SONER AYDIN'IN HABERİ

YGS ve LYS sınavlarının sona ermesi ile üniversite adaylarını tercih heyecanı sardı. 6 Temmuz'da başlayan LYS tercih süresi 16 Temmuz'a kadar uzatıldı. Aile ve Çift Terapisti / Bireysel Psikoterapist Erdinç Çağlayan, üniversite tercihi yaparken dikkat edilmesi gereken önemli noktaları anlattı.

- Bu haber 727 kez okundu.

TERCİH YAPARKEN BUNLARA DİKKAT!/ SONER AYDIN'IN HABERİ
 Tercih yapacak kişinin kendi kişilik özelliklerine uygun bölümü seçmesi gerektiğini dile getiren Çağlayan, "Okumak istediğiniz bölümle ilgili bilgi edinin. Bu bölümde hangi dersler okutuluyor?, Mezunlar ne tür işler yapar?, Meslekte iş bulma durumu nasıl?, Meslekte ilerleme ve kazanç durumları nasıldır?, sorularını kendinize sorup cevaplarını bulun" ifadelerini kullandı.

"Öncelikle kendinizi tanıyın ve ne istediğinizi iyi bilin"

Üniversite tercihinin, çoğu kez seçilecek olan bölüm açısından kişinin büyük ihtimalle hayat boyu yapacağı mesleği belirlemesi anlamına geldiğini kaydeden Çağlayan, Böylesi bir durum, kişinin kendi kişilik özelliklerine uymayan bir özellikler gerektiren bir meslek seçmek zorunda kalışla çakışırsa, kişi açısından ileriki kişisel-sosyal-mesleki yaşantısının sıkıntıya girmesine işaret edecektir. Yani kişi kendi ilgilerinin, yeteneklerinin ve değerlerinin ne olduğunu bilmeden ya da bilip bunu gözetmeden bu ilgi yeten ve değerlerle uyuşmayan bir meslek seçerse, o mesleği yaptığı sürece muhtemelen yaşam boyunca mutsuz olacaktır. Kendinizi tanıyın önceliğinizi ve istediklerinizi bilin, derken bunu kastediyorum. Somut bir örnek verecek olursam, insanlarla uğraşmayı seviyorsanız (psikolog, doktor öğretmen vb), makinelerle ya da hayvanlarla uğraşacağınız (mühendislik, veterinerlik vb) mesleklere yönelmeyin. Kişinin kendini tanıması bir süreçtir ve bir hafta ya da on gün gibi kısa bir sürede gerçekleşmesi mümkün değildir. Fakat bu hususlarla (ilgi, yetenek, değer, istek ve öncelik) ilgili daha önce hiç enine boyuna düşünmemiş olsanız bile, kalan sürede derinlemesine düşünüp, sosyal çevrenizden de yardım alarak kendinizi tanımak yolunu seçmeniz uygun olacaktır" dedi.

"Bu süreçte ebeveynlere büyük işler düşmektedir"

Her anne ve babanın muhakkak çocuklarının iyiliğini, sağlığını ve mutluluğunu, doğal olarak iyi yerlere gelmelerini istediğini altını çizen Çağlayan, "Fakat şunu fark etmek hayatidir ki; bazen bizim çocuklarımız için “en iyisi, en uygunu” olarak düşündüğümüz şey, onlar için en iyisi ve en uygunu olmayabilir. Bu nedenle ebeveynler olarak kendi istek ve beklentilerimizi dikte etmeden, çocuğumuz için en uyun olanın ne olduğunu onun fark etmesine yardımcı olmalıyız. Şöyle bir örnekle açıklayacak olursam; toplumda prestijin her şey olduğunu düşünen ve bu nedenle çocuğunun Doktor olmasını isteyen bir anne/babanın çocuğu için çocuklarla ilgilenmek, çocukları eğitmek daha önemli olabilir. Böylesi bir çocuk ebeveynleri istediği için Tıp Fakültesinde okursa olasılıkla mutlu olmayacaktır. Bu nedenle ebeveyn olarak ne istediğimizden ve bu isteğimizi onlara dayatmadan önce çocuklarımızın ne istediklerini bilmek, anlamak fark etmek, farkında değillerse çocuklarımıza da fark ettirmek görevimiz bulunmaktadır. Dayatmacı bir anlayış sizinle çocuğunuz arasındaki ilişkinin kalitesini de olumsuz etkileyecek ve çocuklarınız yaşamlarındaki olumsuzluk ve mutsuzlukla ilgili sorumluluk almayıp, yaşam boyu sizi suçlama eğiliminde olabileceklerdir" şeklinde konuştu.

"ÖSYM puanınıza göre değil, sırlama ve yüzdelik dilime göre tercih yapın."

Üniversitelerin bölümlerindeki kontenjanlarına öğrencileri başarı puanına göre değil, başarı sırasına göre aldığını hatırlatan Çağlayan, Bu durumun puanın önemsiz olduğu anlamına gelmediğini ancak sağlıklı bir tercih için sırlamaya dikkat edilmesi gerektiğinin uzmanlarca tekrar edilen değerli bir bilgi olduğunu vurguladı. Öte yandan ÖSYM 2015 Tercih Kılavuzunun mutlaka incelenmesi gerektiğini belirten Çağlayan, "Bu kılavuz, üniversiteler, bölümler, kontenjanlarla ilgili özel durumlar ve koşullarla ilgili bilgi vermekte, tercih yapılırken dikkate alınması gereken noktaların altını çizmekte, kaç tercih yapacağınızdan, nasıl ve ne şekilde yapmanız gerektiğine kadar oldukça zengin bilgiler sunmakta" şeklinde konuştu.

"Uzman gözetiminde ve ailenizin bilgisi doğrultusunda tercih yapın"

Dershanelerdeki uzmanların ve okullarda ki Psikolojik Danışmanı/Rehber Öğretmenlerin tercih döneminde yardımcı olmak için görev başında olacaklarını aktaran Çağlayan, öğrenci-uzman-aile üçlüsü olarak koordineli biçimde çalışılıp, en doğru tercihi yapmaya davet etti.

"Sıralamanızdan yüksek sırlamaları da tercihinize ekleyin"

Öğrencilerin 30 tercih hakkının olduğunu sözlerine ekleyen Çağlayan şunları söyledi: İlk birkaç sıraya kendi sırlamanız ve puanınızdan yüksek puanlı ve sıralamalı yerleri yazabilirsiniz. Her sene sıra ve puan aralıkları değiştiği için, kendi sırlamanızdan yukarı sırlamada olan bir bölüm size gelebilir. Bunun örnekleri her yıl yaşanmaktadır. Ama burada dikkat etmeniz gereken iki nokta bulunmaktadır. Birincisi, gerçekçi olmayan, gelmeyeceği kesin olan bir sıralamadaki bölümü yazmamalısınız. Diyelim ki sizin sırlamanız 65 bin civarında. İlk tercihleriniz 50 bin civarında olmalı. Eğer ilk üç dört tercihinizi 20 bin, 30 bin sırlamalı için kullanırsanız neredeyse gerçekçi olmayan bir hayal peşinde koşmuş olursunuz. İkinci nokta ise, kendi sıralamanızın üzerideki sıralamaları yazdığınız tercih sayısının abartılmaması. Yani 30 tercih hakkınızın 10’unu ya da 15’ini tercih bu yönde tercih etmemelisiniz. Bunun için 3 ile 5 tercih uygun olabilir. Tabi ki sırlamanızın altında olan bölümleri de yazmanız gerekmektedir. Özellikle “ben bu sene kesin gitmeliyim” diyen öğrencilerimiz, sırlamalarının altında olan sıralamaları yazmalıdır. 35 bininci sırada olan öğrenci, 40 bin, 45 bin, 50 bin, 55 bin gibi sıralamaları da tercihleri arasına koymalı ki, bir bölüme yerleşmesi garanti olsun. Bunun üst sınırı tabi ki size ait ama kendi sıralamanızdan en az +/- 15 bin civarındaki bölümleri yazmanızda fayda vardır.

"Okumak istediğiniz bölümle ilgili bilgi edinin"

Bu bölümde hangi dersler okutuluyor?, Mezunlar ne tür işler yapar?, Meslekte iş bulma durumu nasıl?, Meslekte ilerleme ve kazanç durumları nasıldır?, Bu mesleği yapabilmek için ne gibi kişisel özellikler gerekmektedir? Bu bölümü okuyacağım şehirle ilgili neleri biliyorum? Eğitmenler (akademisyenler) nasıl? Sorularını kendinize sorup cevaplarını bulun. Tüm bu bilgiler ışığında tercih yapacak olan bütün öğrenci arkadaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum. Umarım ki, kendiniz için en doğru, en uygun, en olumlu bölümü seçer ve o bölümde huzur içinde okuyup, mezun olduktan sonra da başarılı ve mutlu bir biçimde işinizi yapabilecek durumda olursunuz. Kaliteli yaşamın önemli bir dönüm noktası olan bu süreçte vereceğiniz kararlardan her daim gurur duymanız temennisi ile bitiriyorum cümlelerimi. Kolay gelsin hepinize."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.