Tam 1.5 yıldır Fırat'ın Doğusuna girdik giriyoruz, an meselesi,bir gece ansızın girebiliriz deyip durduk.

Sonradan öğrendik ki Trump bu operasyonu iki kere erteletmiş.

 Hani tam operasyona başlayacağımız gün hatta saatlerde Trump Suriye'den çekiliyoruz diye açıklama yapmıştı.

O günlerde yazdığımız yazılarda bu hain ABD'ye güvenmememiz gerektiğini belirtmiştim.

Çünkü ABD'nin ipiyle hiç bir zaman kuyuya girilmez.

Özellikle bu başkan zamanında anlık değişikliklere dikkat etmek lazım.

Yaklaşık 1.5 yıl önce Menbiç'te ABD ile anlaşmış ve YPG-PYD unsurlarının bu bölgeyi terk edeceğine dair güvence almıştık.

Hatta zaman zaman Türk askeriyle ABD askerleri ortak devriye yapıyordu.

Bu arada başka bir mahallede ABD askeriyle PYD'liler de devriye yapıyordu.

Onun için ABD bölgede ikili oynuyor ve bu tutumunu şimdi de Fırat'ın Doğusun da gerçekleştiriyor.

Bir taraftan henüz kaç km lik bir güvenli bölge olduğuna dair somut bir adım yoksa da ortak devriyeler gezmeye ve kara birliklerimiz Fırat'ın Doğusuna giriyor,diğer tarafta tırlarca silahı bu terör örgütüne vermekten imtina etmiyorlar.

Peki ülkede İşid diye bir örgüt kalmadığına göre bu silahları kime karşı kullanacaklar.

Suriye rejimiyle çatışmadıklarına göre bu silahları ülkemize karşı kullanacaklarından zerrece bir şüphemiz yok.

Esasen ABD'nin güvenli bölgeden anladığı teröristleri Türkiye'ye karşı korumaktan ibaret.

Baştan beri verdiği silahlarla, yaptığı eylemlerle ve icraatlarıyla teröristlere kol kanat geriyorlar.

Tek bir amaçları var;Suriye'nin kuzeyinde Irak'ın belli bölgesini de içine alacak şekilde bir Kürt koridoru tesis etmek.

Peki biz buna müsaade edecek miyiz?Böyle bir oluşumun ülkemizden toprak talebi olmayacak mı?

Zaten amaç dört ülkedeki Kürt'lerin tek bir devlet olarak sahneye çıkması yönünde atılacak adımlar.

Yaklaşık 200 yıldır dillendirilen senaryo budur.

Biz her ne pahasına olursa olsun bu kukla devlete izin vermemeliyiz.

Fırat'ın Doğusuna askeri bir operasyon için ABD'nin oyalamalarına kanmamalıyız.

 Aksi taktirde yapılmak istenen 36. Paralel gibi bir şey olacaktır ki; bu bölge huzuruna büyük bir darbe olacaktır.

Türkiye önce kendi güvenliğini garantiye almalı,Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı göstererek ülkemizdeki Suriyeli'leri o bölgelere yerleştirmelidir.

Ama bu 250-300 metre karelik evlerle olmaz.Böyle şato gibi evleri önce kendi halkımıza reva görelim.

İşin şatafatını bir kenara bırakıp bir yandan güvenli bölge için gereğini yapalım,diğer yandan da ülkemizde 4 milyonu bulan Suriye'li göçmenleri ülkelerine göndermenin yolunu bulalım.

Bunlara müsaade edilmiyorsa açalım sınırları gitsinler hangi ülkeye gideceklerse.

Bakalım güvenlik nasılmış birazda batılı ülkeler görsün.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.