Her çatışmada bir çok kişi hayatını kaybediyor. Bu gerek uluslar arası savaşlar gerekse iç savaşlar olsun mütemadiyen devam edip gidiyor.

     Arzu ediyoruz ki,hiç kimse ölmesin. Teröre bulaşanlar hariç masum vatandaşların ölümü hepimizi özüyor.

      Bu çatışmaların baş aktörleri emperyalist ülkelerdir.

       Ellerindeki silahları satışa sunmak için bir çok ülkede iç karışıklıklar çıkaran bu ülkeler bu sayede silah ticareti yaparken, diğer taraftan insanların ölmesine seyirci kalıyorlar.

        Bu Irak'ta oldu,Afganistan'da oldu, Suriye'de oluyor,Libya'da oluyor.

        Filistin'de yara hiç dinmedi.Bosna Hersek'te katliamı herkes çok iyi hatırlıyor.

        Şimdi Libya'da bir iç savaşın ortaya konulduğunu görüyoruz.

         Kaddafi'yi öldüren emperyalist ülkeler güya huzuru sağlamak bahanesiyle ülkeyi karıştırmaktan geri durmuyorlar.

          Ülkenin yaklaşık yüzde 90 civarına sahip olan muhalefet ile ülkenin ancak yüzde on civarına sahip olan birleşmiş milletler tarafından da tanınan meşru hükümet arasında büyük çatışmalar oluyor.

           Türk hükümeti kıta anlaşmasının etkisiyle Libya'nın talebi üzerine Libya'ya asker yollama kararı aldı.

            Barışa yanaşmayan muhalefet lideri

Hafter Türkiye'nin asker yollamasıyla birlikte yumuşadı ve Türkiye ve Rusya'nın teklifi ile bir anlaşmaya vardılar.

            Serraç ve Hafter Türkiye ve Rusya'nın koordinatörlüğünde Moskova'da bir araya gelerek taslak metin üzerinde anlaşmaya vardılar.

            Bu hem ülkemizi,hem Rusya'yı rahatlattı.

             Çünkü Suriye'de müttefik gibi davranan Rusya ve Türkiye'nin Libya'da karşı karşıya gelmesi her iki ülkenin zararına olabilirdi.

            Her iki ülke akıllı bir strateji izleyerek her iki tarafı barıştırmayı ve bir anlaşma altında birleştirmeyi başardı.

            Peki bu anlaşmayı neden Suriye'de yapmıyorlar.

             Milyona yakın kişinin ölmesine, yine milyonlarca insanın yaralanmasına en az sekiz milyon kişinin mülteci konumuna düşmesine neden olan Suriye'de daha fazla seyirci kalmanın amacı nedir?

            Bir anlaşma olsa,ülkemizi maddi ve manevi olarak sıkıntıya sokan Suriyeli mülteciler konusunu çözecektir.

            Bir inat uğruna Esat ile görüşmek için ayak diretmenin hiç bir faydası yok.

            Nasıl Serraç Birleşmiş Milletlerin tanıdığı meşru bir hükümetin başı ise, Esat'ta yine Birleşmiş Milletlerin meşru olarak tanıdığı hükümetin başıdır.

            Tamam Esat'ın halkına yapmış olduğu katliamı unutmak mümkün değil.

              Peki bu masum insanların ölmesinin devam etmesine basamak teşkil etmesine engel oluyor mu?

               İnsanların daha fazla ölmemesi için Libya'da oluşturulan barış sürecinin Suriye'de de uygulanmasının uygun olacağı görüşündeyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.