10-15 yıl önceydi.

Topraklarımızda petrol arayan yabancı şirketlerle ilgili bir program yapıyorduk Mersin Televizyonunda. Yabancı petrol şirketleri ülkemiz topraklarından gözlerine kestirdikleri (Elbette petrol zenginliği olan) yerlerde petrol arayacaklardı… Şartları mı?

1)  Kendi işçilerini çalıştıracaklardı,

2)  Çıkan petrolden sadece koklatacaklardı(!),

3)  Çeyrek asırlık garanti istiyorlardı,

4)  Giriş ve çıkışlarda denetim, vergi vb istemiyorlardı…

Mustafa Kemal Atatürk döneminin örnekleriyle (Ülke insanımız çalıştırılacak, Yüzde 5-10 dışarıya çıkarılacak, güvenli ortam ile ilgili her türlü önlem alınacak vb.)yapılan kamuoyu mücadeleleriyle bu talana izin verilmedi.

Şimdi yapılanlar ne?

1)  Doğayı katlederek,

2) Yeraltı zenginliklerimizden KOKLATARAK,

3) Nesiller boyu; hastalık, hüzün, acı, gözyaşı bırakarak,

4) İnsanlarımız arasına nifak sokarak (Bu uğraşı ile yöre halkına iş alanı çıkacak vb. yalanları ve ikna çalışmaları ile…) dünyada eşi- benzeri olmayan Kaz Dağlarımıza hançer sokuluyor.

2003 yılıydı. İsveç’e gittik. Kızımın davetlisi olarak. Gezmelerde en çok ilgimi çeken ve her durumda seslendirdiğim neydi biliyor musunuz?

Bizim ”Ot” dediğimiz çimler var ya, İsveç’te, örtülerle koruma altına alınmış!

Bırakın yüzyıllık ormanları yok etmeyi, ağaç kesmeyi… Çimler koruma altına alınmış…

İhmallik,

Yer açma,

İntikam duygularıyla hemen her yaz canım ormanların yakılması,

Fabrikaların kapanması ya da yakılması,

Doğal zenginliklerimiz, nefes borularımız ormanlarımızın bilerek, isteyerek, haraç-mezat yok edilmesi… Bütün bunlara ne ad verilir sizce?

“Vatan hainliği” sadece savaş meydanlarından kaçmak mıdır? Ya da düşmanla işbirliği yapmak mıdır?

Kesin, kararlı ve toplu yanıtımız elbette “Hayır” olacaktır.

Kaz Dağlarında kazı yapılmasına izin vermek nasıl tanımlanır sizce?

Sevr’den ne farkı var bu tutumun?

Ya da Mondros Mütarekesi’nden?

Amerikan ya da İngiliz mandacılığını istemekten?

“Bu yeni bir olay değil” mi diyeceksiniz?

Efendim, “Zararın neresinden dönülürse kârdır” diyelim…

Petrolümüz de bizim

Kaz Dağlarımız da

Sularımız

İnsanlarımız…

Hainlik yapmadık, yapmayacağız…

Parazitler sadece canımızı sıkar, bir süreliğine

Yolumuzu aydınlatan bir “Gençliğe Sesleniş”i var Atatürk’ümüzün…

Silivri duvarların yıktığımız gibi, Kaz Dağları barikatlarını da yıkacağız!

YAPARIZ!
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.