Yıldırım Koç.

                Tanımayan yoktur diyebilirim belki de…

                ODTÜ Öğretim üyesi. Vatan Partisi Sendika Bürosu Başkanı. Ömrünü işçi hareketi ve mücadelesine adamış.  Bilgisini ve birikimini muhteşem Türkçe’siyle ve akışkan anlatımıyla dinleyenlerini adeta hipnotize eden bir verimlilik kalesi…

                Geçtiğimiz günlerdeki bir yazısında; hep “Öğretmenlik” yapanlardan söz ediyordu… Halkı “Bilmez-Anlamaz-Görmez”sanıp ya da öyle kabul edip kendini “Bilen-Öğreten-Anlatan…” yerine koyanlardan söz ediyordu.

                Aslının, bütün bunların tam tersi olduğunu, halkın, yaşamın içinden öğrenerek geldiğini, her birinin “Hayat Üniversitesinin” farklı bölümünden, yaparak-yaşayarak mezun olduklarını, rehberlerinin de “Gerçek yaşam” olduğunu (Aynı sözcüklerle olmasa da) anlatmıştı.

                Hayat yine haklı olduğunu gösterdi Yıldırım Koç’un.

                ABD, insanlığı bilmez! Tadını bile…

                Tarihi yoktur. Masa başında hazırlanmıştır.

                O’nun için her şey; Paradır!

                Şiddet, başvurduğu ilk ve tek aracıdır.

                Dünya Halkları, ABD için “Sürüdür” Güdülebilir-Güdülmelidir.

                Maşa kullanır. Elleri çok kıymetlidir.

                ABD sevicileri de efendilerini utandırmazlar. “Atatürkçü” maskesi altında en cansiperane Amerikancıdırlar.

Atatürkçülüğü;

                Fotoğraf asma, heykel dikme, “Atatürkçüyüm” deme satıhlarına indirgemişlerdir.

                “Barış Pınarı” adlı haklı, gururlu, özverili harekâtımızda, kraldan çok kralcı olanlar, kına aldılar mı acaba merak ediyorum.

                Harekâtımız haklıydı. Başarılıydı. Bölge halkları için umut ışığı olmuştu.

                Büyük fırsat, haklı zeminde ilerliyordu. PKK ve uzantıları beyaz bayrak çekmek üzereydi…

                Omurgasızlar sınıfı atak yaptı. Rusya, İran, Irak, Suriye birlikteliğine ve zorunluluğuna rağmen “ABD mandacığı” tercih edildi.

Belki bir süreliğine,

Daha fazla kayıplara ya da,

Namussuzlar kadar cesaretli olamayışa belki de beyaz bayrak çekildi.

32 km’lik güvenli bölge ne demektir?

PKK ve sülalesini Suriye topraklarına göndermek demektir.

PKK ve sülalesini yaşatmaya devam ettirmek demektir.

2. İsrail’e yeşil ışık yakmak demektir.

 Her güvenli bölgeye yeni güvenlikli bölge gerekliliği demektir…

Eeeyyyy Amerika! Sen herkesi kör, alemi sağır, bizi dilsiz mi sanırsın?

                Ya da kendini her şeyi bilen!

                Bilen, uygulayan, yapan ve gerektiğinde yıkan da HALKTIR, HALK!

                Her defasında gördün, yaşadın ama demek ki öğrenemedin…

                Merak etme Türk Milleti aynı zamanda da en iyi ÖĞRETİCİDİR!

                Yeri ve zamanı geldi-gelecek!
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.