Bazen düşünüyorum ben bu dünyanın neresindeyim. Ya bende bir eksiklik var, veya bu gidişat bana göre değil.
Bazı şeyleri düşünmekten toplum olarak helak oluyoruz.
Hani diyorlar ya; atı alan Üsküdar'ı geçti diye.
Ahvalimiz bu atasözüne paralel tezahür ediyor.
 Bir şeyler oluyor ya canımızı alıyorlar, ya da cebimize el atıyorlar.
Sen her şey düzgün gitsin, devletimiz zarar görmesin derken bazıları tüm varlığımıza kastediyor.
Ama bir şey yapamamanın çaresizliği büküyor boynumuzu.
Mesela kaz dağları. Elin adamı gelmiş bizim o güzelim dağlarımızda altın arıyor. Hem de siyanürle. Binlerce ağacımızı kesmiş. Bunu protesto edenler suçlu oluyor.
Şimdi burada maden aramak ve çıkarmak meselesi değil konu. Burada o kadar ormanın kesilmiş olması.
Başka bir konu Atatürk Orman çiftliği arazileri. Atatürk bu çiftliği bağışlarlarken Ankaralı'lar bir nefes alsın, yerli sebze ve meyve yesin diye vasiyette bulunmuş. Kamu dışında bir yere peşkeş çekilmesin demiş.
 Ama o günden bu güne arazinin yüzde ellilik kısmı elden gitmiş. Şimdide bir özel hastaneye peşkeş çekiliyor.
Geçen ağustosta gerçekten ülkemizde bir kriz oldu. Dolar öyle bir fırladı ki bir çok esnaf kepenk kapattı.
Doların artışıyla beraber tüm ürünlere astronomik fiyatlarda zam yapıldı.
Çünkü bir çok üretim dolara endeksli olup, en ufak artışta bu ürünler de artıyor.
Peki normal liberal ekonomide dolar yükseldiğinde artan ürünler, dolar düştüğünde tekrar düşmez mi?
Maalesef bir daha düşmüyor. Hatta artış hala dolar düştüğü halde devam ediyor.
Hiç bir Allah'ın kulu bu ne kardeşim, sen ne yapıyorsun, bu kadar artış olur mu demiyor?
 Bakın elektrik ve doğal gaz zamlarına yüzde on beş.
İşçiye yüzde 8+4,memur ve emekliye yüzde 4+4 zam teklifi.
Kendilerine göre enflasyon yüzde 26 üzerinden zam, garibanlara yüzde 4 zam.
Ya acaba her şey düzgün gidiyor da bende mi bir eğrilik var?
Hele şu elektrik ve doğal gaz faturasındaki gariplikler insanları tam enayi yerine koyacak cinsten.
Bakım bedeli, sayaç okuma bedeli, kayıp kaçak bedeli vs.vs.
Sen bir ihaleyi almışsan sayaç okumayı yapacaksın kardeşim. Onunda mı parasını bizden alıyorsun?
Doğu ve güneydoğuda birçok yerde kaçak elektrik kullanılıyor ve bunun bedeli tahsil edilemiyor.
Ama bunun açığını biz karşılıyoruz. Bu millet enayi mi? Git tahsil et. Bunun faturası bana neden çıkıyor.
Yirmi yıl önce bir deprem vergisi çıkardınız hala devam ediyor.
Amaç neydi? Depreme dayanıklı binalara destek sağlamaktı.
O zaman toplanan yetmiş milyar nerede? Nasıl bir çalışma yapıldı.
Peki madem bu paralar toplandı ve toplanmaya devam ediyor imar affı da neyin nesi?
Vallahi şaka gibi. Ülkeyi idare etmek bu kadar basit mi?
Neyse ben bu topluma ayak uyduramıyorum. Büyüklerimiz en iyisini bilir.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.