Köye gitmek, köylüyle bütünleşmek, öğrenciler yetiştirmek, köylüye kazanımlar verebilmekti amacımız. Öğretmen Okullarında Meslek Dersleri Öğretmenlerimiz bizleri böyle yetiştirmişlerdi. “Öğretmen köyde her şeydir. Öğretmendir. Sağlık Memurudur. Ebedir. Veterinerdir. Ziraat mühendisidir. Bilendir…” demişlerdi.

17 yaşındaydım, göreve başladığımda… İlk dört yıl öğretmenlerimin söyledikleri gibi yaptım. 5. Yılda “Komünizm propagandası yapmak” iddiasıyla görevden alındım.

Hapis hayatları, sürgünler, göreve bir daha döndürülmemek üzere alınan hukuksuz ve asılsız kararlar nedeniyle “Devlet Okullarında” görev yapamadım…

Erzincan’daydık. Tunceli’de bir miting olacaktı. 7 aylık hamileyim. Tunceli’ye vardık. Yetmedi. Miting alanı tepede bir yerdeydi. Çıktık…

Kilis’teyiz.  9 aylık hamileyim. Devrimci bir genç faşistler tarafından öldürülmüştü. Cenaze törenine katıldım. Mezarı başındayken yaşlı bir teyze başını kaldırıp ve karnımı göstererek “Ne işin var senin burada?” diye sormuştu…

Şimdi Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında çalışan ve Profesörlük alan kızım henüz 3,5 aylıkken,  yaklaşık 20 santimetre uzunluğunda ve 2 santimetre çapındaki demir boruya sıkıştırılmış patlayıcı, gece tam 24.00’de, yatak odamızın açıldığı balkona atıldı… Kilis’teki bu patlama kilometrelerce uzaktan duyulmuştu. Kızımın balkona asılı bezleri, bombanın yatak odasına girmesini engellemiş ve balkon karolarını delerek patlamıştı…

Gaziantep’teki evimizde yatak odasının penceresini gardıropla kapatmıştık. Bomba atılırsa içeriye giremesin diye…

 Petrol sıkıntısının yaşandığı o günlerde Gaziantep Belediyesi’nin caddelerde belli aralıklarla “Özel araç beni de al” diye hazırlattığı levhaların önünde durarak okullarımıza gidiyorduk…

Hastanede yer olmadığı için evde tedavisini yaptığımız, şimdi Yüksek Endüstri Mühendisi olan küçük kızımı evde dostlara bırakarak Parti nöbetine gitmiştim…

Sürgün yerim olan Sivas’ta gözetim fiilen sürdü…

Mersin’de ev değiştirmiştik de polis hemen aramış ve neden ev değiştirdiğimizi bildirmediğimizi sorgulamıştı…

Emekli sandığından değil de primini yatırarak Sigorta kurumundan emekli oldum…

Demokratik Kitle Örgütleri ve parti içindeki çalışmalar…

Her şeye rağmen GÜZEL geçen zamanlar;

Dostluğun esas olduğu,

Dayanışmanın en güçlü olduğu,

Öğrenmek gereksinimiyle okumanın zevk verdiği,

Güvenin, hasının yaşandığı,

Umudun her sabah yeniden yeşerdiği,

Sözün, tutumun aynı olduğu ve “İnanmanın” sarsılmaz kök yaptığı…

Her şeye rağmen GÜZEL yaşadık.

İnandık, yaptık, yaşadık.

Şimdi çocuklarımız ve torunlarımız için GÜZELLİKLER yaratmak görevindeyiz.

Yaratacağız.

İNANIYORUM.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.