Rahmetli Kemal Sunal’ın bir filmi vardı. Belediye başkanı olarak talimat veriyordu.Herkes evinin,dükkanının önünü süpürecek diye.En önce kendi personeli itiraz etti.Ama sonra herkes alıştı.Sokaklar,caddeler tertemiz oldu.Halk memnundu.İnancımıza göre temizlik imandan gelirdi.
Bu gün olanlarda bunlardan farklı değil. Başarısız darbe girişiminden sonra tüm kurumlar kendi içlerinde Fetö terör örgütü elemanlarını temizlemeye başladı. En büyük temizlik Milli Eğitim Bakanlığında yaşandı.Toplam 42 binin üzerinde Fetö’cü personel açığa alındı.Askeriyede,emniyette,adliyede o kadar olmasa da büyük sayılarda açığa almalar ve tutuklanmalar yaşandı.
Bu yeterli mi?  Bizce  hayır. Birçok kurum maalesef bu konuda korkak bir tavır içerisindedir. Mesela Kamu Bankaları bunların başında gelmektedir.Ben şimdiye kadar bankalardan Fetö’cü diye açığa alınan bir kimse duymadım.Bu vebalin altında kalan Genel Müdürler,Yönetim kurulu üyeleri yarın bunun hesabını veremezler.Kredi ilişkisine girip girmedikleri sorgulanmalıdır.
Belediyeler henüz hiçbir tavır içine girmemişler, sadece Mersi Büyükşehir belediyesinde 11 kişi açığa alınmıştır. Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ilk etapta tespit edilen 400 Fetö üyesinin açığa alınması için İçişleri Bakanlığına yazı yazıldığını söylemiştir. Yıllardır Ankara’yı kendi yönettiğine göre bu elemanları kendisinin aldığı gün gibi aşikardır. Yoksa eliyle koyduğu gibi 400 elemanı nereden bilecek.
Sivil Toplum Örgütlerindeki Fetö’cüler ne olacak. Bunca sivil örgütler gelişigüzel kurulmuş ve devşirme üyelerle faaliyet göstermektedirler. Üyelerini hiç sorgulamışlar mı yoksa gelişigüzel örgütlenmişler mi? Bu örgütlerinde yönetim kurulundan başlamak üzere süzgeçten geçirilmesi ,varsa örgüt üyelerinin temizlenmesi gerekir.
Bugün birlik ve beraberlik ortamının sağlandığı  ,halkın kenetlendiği bir zamanda bir daha böyle rezil bir kalkışmanın olmaması için işi sıkı tutmak gerekir.Benim kurumum temiz,böyle kişiler benim kurumumda barınamaz diye rehavete kapılarak bir şey yapmazsak yarın çok geç olabilir.Bazı kurumlarda bunu görmemek mümkün değil.Gerek mevcut hükümete karşı,gerekse Cumhurbaşkanına karşı yapılan ama özünde devlete karşı haince tezgahlanan bu kalkışma ileride tekrarlanmamak üzere gereken tedbirler alınmalıdır.
İş adamlarımızın bazıları Fetö terör örgütüne yardım ve yataklık etmekten gözaltına alınmış ,bazıları da tutuklanmışlardır.Fetö ile yapılan mücadeleye kararlılıkla devam edilmeli,ancak sermaye sahiplerini tamamıyla rencide edecek eylemlerden de kaçınılmalıdır.Belki şartların gerektirdiği zamanda bazı yardımları yapan iş adamlarımızın bunu sürekli tekrarlamamışsa buna biraz daha tölerans gösterilmelidir.Herkesi aynı katagori de değerlendirerek işi sulandırmanın manası yoktur.
Sonuç olarak artık genel bir temizlik yapılması zorunludur. Her kurum kendi temizliğini titizlikle yapmalı ancak sap ile saman da birbirine karıştırılmamalı. Suçlu suçsuz ayırt edilmeli,masumiyet karinesinin herkes için geçerli olduğu unutulmamalıdır.Şu anda bu terör örgütü üyeleri savcılarımız tarafından titizlikle incelenmekte,içlerinden yanlışlıkla tutuklanan varsa bunlar ayıklanmalıdır.Eğer bu elemeler yapılmazsa gerçek suçlular hesap vermekten kaçar,bunun yanında hiç günahı olmayan insanlar boş yere hapiste çürüyüp giderler.
Bu arada şu Fetö’cü  itirafçılara da dikkat etmek gerekir. Kendilerini kurtarıp ceza indiriminden yararlanmak için insanlara iftira atabilirler.Bu basına da yansıdığı kadarıyla başlamış durumdadır.Savcılarımızın ve hakimlerimizin bu konuyu ciddiye almasında fayda vardır.Aksi takdirde faydadan çok zarar verir bu davalar.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.