Önceki makale şu öngörüyle bitiyordu :

"Algoritmalardan beslenen yapay zeka önümüzdeki dönemde tüm toplumsal olaylarda olduğu gibi hukuka ve yargısal süreçlere damgasını vuracak.

Son 25 yılda internetin adım adım tüm yaşamamızda artan ağırlığına bakıp 'neredeydik, nerelere geldik' diye düşünebilirsiniz.

Ama bu öngörü gelmekte olan dalgaları algılamaktan yoksun ve çok sığ…

Açılmakta olan kapıların ardında insanlığı bekleyen yeni çağa göre bugün bilişimin taş devrindeyiz..

Pandemi ile hepimizi evlere hapseden karantina günleri bu süreci akıl almaz biçimde hızlandıracak..

Bambaşka bir evreye geçeceğiz.."

Gerçekten de savaşlar, devrimler ve benzeri olağanüstü gelişmeler gibi pandemi de hayatımızı değiştirmekle kalmadı, yıllar alabilecek yenilikleri, teknolojik gelişmeleri günlerle ifade edilebilecek kadar hızlı biçimde getirip karşımıza çıkardı..

Yargı gibi en muhafazakar alan bile teknoloji alanındaki yeniliklerden nasibini aldı..

Tüm dünyayı esir alıp evlere hapseden küresel salgın nedeniyle pek çok yerde mahkemeler zorunlu mola verseler de, burada değineceğim birkaç örnek, önümüzdeki dönemde bu ve benzeri kapanmalarda bile gerektiğinde acil adalet arayışları ve arayışlara yanıt olabilecek yargılamalara ilişkin fikir vermesi bakımından hayli ilginç modellemeler olarak tartışılmaya değer..

İlk öykü Amerika Birleşik Devletlerinden…

Bilindiği gibi ABD yargısının en önemli mekanizmalarından biri ve olmazsa olmazı halkın temsilen belirlenen kişilerden oluşan Jüri..

Trafik cezaları gibi para cezalarıyla kapatılacak davalarla 6 ayı geçmeyen basit suçlar dışında kalan tüm davalar ABD' de düz vatandaşlardan seçilen Jüri gözetiminde yapılır. Jüri deliller ışığında tarafları dinler, zanlının suçlu veya suçsuz olduğuna karar verir. Yorum yapma, ceza süresi ve yöntemi belirleme yetkisi yargıca ait olsa da, yargıç jürinin verdiği hüküm ışığında ceza belirler.

Her şeyin katı kurallara bağlandığı ve bu kurallardan birinin bile ihlal edilmesi halinde davaların düşürülebildiği ABD' de koronavirüs salgını döneminde yargılama ile ilgili hayli ilginç bir vaka yaşandı.

Teksas' ta bir mahkeme  görülmekte olan bir davada Jüri üyelerini video konferans uygulaması Zoom üzerinden dinlemeye karar verdi.

Yukarıda altını çizdiğim gibi evrensel olarak zaten muhafazakar  özelliklere sahip yargının üstelik o muhafazakarlığın tavizsiz işletildiği ABD jüri sisteminde böylesi bir yöntemin hayata geçmesi bir yana, pandemiden önce hayal edilmesi bile düşünülemezdi.

Ama düne kadar ihtimali dahi tartışma konusu edilmeyen, oluşturulmasından karar verme sürecine kadar her adımı katı kurallara bağlanmış, asırlara dayalı geçmişe sahip jüri sistemi yeni modellemelere kucak açıyor..

Bugün zoom, yarın başka bir uygulama, mahkemelerin herhangi bir afet nedeniyle mola vermesi halinde yargıyı işler kılmak için devreye girebilecek..

Jürinin bir araya gelerek karar verinceye kadar kapandığı bir odada toplanması eski normaldi, Pandemi yeni normalle tanıştırıyor bizi..

Karantina günlerine özgü yargıyla ilgili bir başka vaka Singapur' da meydana geldi.

Yine video konferans uygulaması zoom ve bu kez toplanamayan mahkeme heyetinin sanal ortamda uzaktan teati ile verdiği idam cezası..

İdam cezasının kendisi zaten yeterince netameli bir konu..

Yaşamın söz konusu olduğu böylesi kritik bir davada heyetin bir araya gelmeden uzaktan ölüm cezası vermesi , dünya üzerinde insan haklarını savunan herkesi ayağa kaldırdı ama vaka evrensel anlamda hukuk tarihine şimdiden not edildi bile..

Gelin görün ki, yeni döneme ilişkin gelişmeler jüri veya mahkeme heyetinin sanal ortamda toplanmasıyla sınırlı kalmayacak..

Teknoloji ve yapay zekanın hayatın her alanında olduğu gibi yargıyı da derinden etkileyeceği akılları zorlayan öylesine gelişme var ki..

Örneğin Çin' de uygulanmaya başlanan ve tüm dünyayı etkisi altına alacak yüz tanıma sistemleri..

Trafiğin aktığı bir bulvarda karşıdan karşıya geçerken kuralları ihlal ettiğinizde bile sizi tanıyan ve sicilinize bunu işleyip büyük havuza atan algoritma..

Günün birinde herhangi bir suçtan hakim karşısına çıktığınızda çocukluğunuzdan başlayarak iyi kötü tüm 'amel defterinizin' ortalığa döküldüğü, hüküm verirken hakkınızdaki notların deyim yerindeyse 'Araf' kadar göz önünde tutulduğu bir yeni dünya..

Daha da beter senaryolar da yazılıyor bir yerlerde..

İsveç' te sağlık verilerini anlık takip edecek bilek altına yerleştirilmeye başlanan çiplerin iyi ellerde hayat kurtarması söz konusu..

Bu tablonun iyi yanı, bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım.

Aynı çiplerin herkesin deri altına yerleştirildiği bir geleceği hayal edin.

Kalp ritminizin, şekerinizin, tansiyonunuzun ölçüldüğü o çiple ilgili verilere erişen savcı veya yargıcın sizin doğru mu, yalan mı söylediğinizi daha ilk andan bilmesi ve daha dava başlarken hakkınızda sahip olacağı kanaat..

Bilim kurgu değil, hayatın olağan seyrinde on yıl sonra bizi bekleyen yeni hayatın gerçekleri..

Ve yeni hayatın on yıl sonra beklenen gelişmelerinin pandemi ile aylarla ölçülen zaman dilimine sığacak kadar yakınımıza sokuluşu, vücudumuza sirayet etmesi..

Bilim insanları atomu parçalayarak o güne kadar hayal edilmeyen boyutlarda enerji elde ettiler. Bu iyi ama o enerjiyi insanlığı yok edecek bombaya çevirenler de bilim insanlarıydı..

Orwell' in 1984' ü gerçekleşiyor ve durdurulamaz kasırgasıyla üstümüze geliyor..

İyi ve kötü seçeneklerinden hangisine evrileceği, geleceğimizi belirleyen en ciddi soru olarak karşımızda duruyor.

Ve hiçbir zaman olmadığı kadar da gerçek..

Seçim bize kalmış diyeceğim ama, öyle olmadığını biliyoruz artık…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.