Sizi acıdan kurtaracak iki yol var, der Nietzsche: "Hızlı bir ölüm ve uzun bir sevgi"

     Dünyada ortalama üç saniyede bir kişi intihar girişiminde bulunmakta; her yarım dakikada bir kişi intihar sonucu yaşamını yitirmektedir. 

     Kimler intihara eğilimlidir ve intihar konusunda bilinen yanlışlar nelerdir?  Bu hafta bu soruları cevaplayalım. Birçok risk faktörü vardır. Bunlardan ne kadar fazla gözlemleniyorsa risk o kadar fazladır. 

1. İntihar eden insanların büyük bir çoğunluğunda depresyon, bipolar (manik-depresyon), şizofreni veya alkol bağımlılığı gibi ruhsal bozukluklar görülmektedir. Depresyon özellikle intihar açısından oldukça önemlidir. Depresyon insanın düşüncelerinin gerçekten sapmasına yani çarpıtılmasına yol açar. Bu çarpıtılmış düşüncelerle insan bulunduğu duruma veya o anda hissettiği acıya bir çözüm yolu bulmakta zorlanır. İntihar o anda tek seçenekmiş gibi görülebilir. 

2. Ruhsal bozukluklar (özellikle depresyon, bipolar (manik-depresyon), alkol veya madde kötüye kullanımı, şizofreni, sınırda kişilik bozukluğu (borderline), davranım bozukluğu, psikotik bozukluklar, anksiyete, diğer ruhsal bozukluklarla beraber görülen dürtüsellik intihar risk faktörleri arasında görülebilir. 
3. İntihar teşebbüsü veya teşebbüsleri

4. Ailede bir intihar öyküsünün bulunması
5. Sosyal izolasyon ve yalnızlık
6. Travma ve istismar öyküsü
7. İşsizlik ve ekonomik sorunlar, zorlu ve sıkıntılı ilişkili süreçleri, taciz ve zorbalık gibi uzun süren strese maruz kalma
8. Ciddi bir hastalık veya kronik acı
9. Umutsuzluk ve çaresizlik 
10. Başarıdan tatmin olmama ve mükemmeliyetçilik
11. Varoluş sancıları, anlamsızlık ve boşluk hissi
12. Monotonluk ve amaçsızlık
      
     Şimdi de intihar konusunda yanlış bilinenlere ve bilinmesi gerekenlere gelelim. 
1. Öncelikle, intihar üzerine konuşanlar intihar etmez algısı çok yanlıştır. Aksine intihar edenlerin büyük çoğunluğu olaydan önce belirgin uyarı ve ipuçları verirler. Bu bir tür yardım çağrısıdır. İntihar eden kişiler kesinlikle ölmek istemektedir düşüncesi de yanlıştır. İntihar edenlerin büyük çoğunluğu dayanılmaz acı ve umutsuzluk içindedir. Yaşamlarına son verip vermeme konusunda ikilemdedirler. 

2. Travma sonrası iyileşme intihar riskini bitirmez.
3. İntihar edenler ölüm ile yaşam arasında mücadele ederler. Son ana kadar kurtarılmayı beklerler. Bu yüzden intihar vakalarında bazı savcılar son anda kurtulacağı bir şey var mı diye bakarlar. Veya gerçekten ölmek istedi mi yoksa bir yardım çağrısı mı diye sorgulanır. İntihar teşebbüsünün birçoğu yardım çığlığıdır. 
4. Bir kez intihar eğiliminde bulunan bir kişinin eğilimi ömür boyu sürer düşüncesi yanlıştır. Elbette yeni teşebbüslerde bulunabilir ama böyle bir kesinlikten söz edilemez. 
5. İntihar eğilimi kalıtımsal değildir. Bunu kanıtlar bir bilgi yoktur. Ailede ve çevrede intihar vakasının olması riski arttıran bir faktördür ama bu kalıtımsal olduğunu göstermez. 
6. İntihar hakkında konuşmak kötüdür ve insanları intihara yönlendirir düşüncesi yanlıştır.
7. İntiharlar genel olarak erkeklerde daha fazla görülür bilgisi doğrudur. Bu bilginin sosyolojik ve psikolojik analizini sizlere bırakıyorum. 
8. İntihara başvurma yöntemleri kültürden kültüre değişebilir. Yöntem konusunda erkek ve kadınlarda da belirgin farklılıklar vardır. Kadınlar daha çok hap kullanarak intihara teşebbüs ederken erkekler ise daha çok kendilerini vurarak ölmeyi tercih ederler. 
9. Toplumda intihar oranları sosyal çöküntü zamanlarında yükselir. Bu biraz da sosyolojik bir olgudur. Refah seviyesinin yükseldiği zamanlarda normale döner. Savaş zamanlarında ise intihar oranı düşüktür. 


     Psikoloji alanında çalışanlar intihar olgusuna genel olarak bireysel bakarak toplumu göz ardı etmişlerdir. Yine de intiharların nedenlerini açıklayabilmede önemli katkılarda bulunmuşlardır.  Haftaya bu konunun devamı olarak intiharın sosyolojik nedenleri üzerinde duracağız. Görüşmek üzere.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.