Siyaseti izleyerek okumaya çalışmak, hele de kendinizi bildiniz bileli her şeyi görmek, tanık olmak, adaletin olmadığı yerde; insanı yoruyor, üzüyor. Önceki hafta seslendim, “CHP’li Belediye Başkanlarına ve Kongre Adaylarına” başlıklı yazımda. Gördüm ki; seçilmişlerden hiç kimsenin TOPLUMCU ve PAYLAŞIMCI SİYASET yapmak umurunda bile değil. Ne kadar yapıcı ve önerici yazılarda yazsanız, kişisel siyaset yapanlar bildiklerini okuyor. En üzücü tarafı ise, kendi ellerimizle oy verdiğimiz seçilmişlerimizin yaptığı bu adaletsizlikleri yıllardır izlemek insanı derinden yaralıyor…

         Hâlbuki seçim kazanmış başkanların hiç korkmaması, seçildikleri partinin kapılarını parti içi seçimlerinde tüm üyelere adaletli şekilde açması gerekir. Ne yazık ki, böyle olmadı. Üyelerinin özgüveni ile sandık konulan Mezitli ve Silifke mahalle ve İlçe Kongreleri hariç, diğer İlçelerin mahallelerinde DAYATILMIŞ LİSTEYE GELMEYENLERİN YERİNE USULSÜZ İMZA ve ZARFLARLA, TÜZÜK GEREĞİ 3/1 ÜYE ÇOĞUNLUĞU BİLE TOPLANMADAN sandıklara oylar atılarak seçimler yapıldı. Partililer demokrasi bekledi, eşitlik bekledi, haklarını bekledi. Seslerini yükseltenler oldu. Bazı eski başkanlar veya adaylar sesini yükseltenlerin lideriymiş gibi davranıp; liste çıkarmaları için ortalık karıştırdı. Çünkü samimiyetsizdiler. Hem mevcut başkanlarla görüşüp, hem başkanların listesine adam verip, hem de sesini yükseltenleri kullanmaya çalışacak kadar oynadılar. Böyleleri daima menfaatlerini düşünenlerdir. Haksızlıklara uğrayanlar kendi aralarında birleşerek samimi lider çıkaramadıkları için, çıkarcılar bu güçlerin lideriymiş gibi davranınca, üyeler yine haksızken haklı duruma çıkan karşı listeyi destekleyebiliyor. CHP’de bu çözümsüz durum yıllardır çok yaygın. Çünkü haksızlıklara uğrayanlar, birlik olmayıp dağılıyor. Neden? Hepsini kullanmaya çalışan menfaatçiler; ikili, üçlü oynadıkları için aralarından lider çıkaramıyorlar. Tam da burada İsmet İNÖNܒnün meşhur sözü geliyor akla; “Namuslularda Namussuzlar Kadar Cesur Olmalı”…

         Mersin CHP; İlçe Kongrelerini, 13 İlçeden 2’si hariç tamamladı. Tarsus ve Erdemli hariç. Tarsus planlı biçimde Tarsus Belediye Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanının uzlaşması sonucu; İlçenin toplu istifasının sağlanmasının ardından genel merkez atamasıyla kongreye kadar süreci taşıyacak tüzük gereği 45 günlük görev yapacak yeni bir yönetim getirdiler. Tarsus Belediye Başkanını yönlendiren yanındaki partililer, yukarıda anlattığım gibi ikili oynadılar. Hem yönetime adam verip, hem de sandıkta yarışmak isteyen üyelerin liste çıkarması için önce ortalık karıştırdılar, partili olmayan ahlaksızları, CHP’nin geçmişte her şeyine küfür edenlere belediyede iş verdirip, onları kullanarak “şu kişi liste çıkarıyor” iftiralarıyla ortalığı karıştırdılar. Çünkü bir güç oluşsaydı samimi partililerin üzerinden Aday çıkacaklardı. Ortalık karıştıranlar; hem belediyeden emekli, hem belediye başkanını yönlendiren, hem hala belediyeden ikinci maaş alan, hem de geleceğe yönelik menfaat dolu işlerin içinde olan bu kişilere; üyeler oyuna gelip geçit vermedi. Peki, geçit vermeyen üyeleri gören, adaletli olan bir yönetici var mıydı? HAYIR! Olan yine gerçek parti emekçilerine oldu, hepsi delegelikte dışarıda kaldı.

         ŞU SAATE KADAR “Tarsus CHP İlçe Başkan Adayıyım” Açıklaması da; Hiçbir Partiliden Gelmedi.

         Av. Ozan VARAL; Tarsus CHP’ye Atanan İlçe Başkanı, Ama Seçime 5 Gün Kaldığı Halde Aday Olduğunu Açıklayan Bir Haber Yok. Tuhaf Bir Durum, Ayın 19’unda CHP Tarsus Kongresinde İzleyerek Göreceğiz. Bu Cümlemi Bir Kenara NOT Alınız, Zira Aklımdan Geçen Kişi UZLAŞMANIN Sürpriz Adayı Olursa; CHP Tarsus’ta Çok BÜYÜK YARA ALIR…!

         İş mi? Siyaset mi? Sorusu yıllardır izlediğim bu çirkin siyaset filmlerinde hep aklıma gelir. Tarsus İlçe Yönetiminde 4 kişi hariç tamamı belediyede çalışan, belediyeden emekli, meclis üyesi, belediye başkanının adamı vb. yönetimden oluşuyor. Hâlbuki Kemal Kılıçdaroğlu; belediye çalışanlarının siyaset yapmamasını sadece belediye başkanının siyaset yapmasını Afyon Kampında söylemişti. Görevlere ve maaşlara doymayanlar, CHP’de görev bekleyen yüzlerce insanın önünü kesiyor. Ve bu duruma ses çıkaran, çözüm getiren bir belediye başkanı dahi yok! İşe ihtiyacı olan işinde çalışır, hayatında başarıya imza atmak isteyen işiyle uğraşır, parti görevlerini yol arkadaşına bırakır. İş ve menfaat bekleyenler Siyaset yapmak isteyenlerin önünü kestikçe CHP Büyümüyor, Küskünler artıyor.İnsanlar sadece Cumhuriyet’in yaşamasına, ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİNİN yaşamasına oy veriyor. Bu görüşte bir yere kadar sürer, bugün % 10 seçim barajı kalksa; milyonlar CHP’ye oy vermez. Seçilmişlerin adaletsizliği bir gün mutlaka kendilerini vuracaktır…

         Tarsus CHP İlçe Kongresi 12 Ocak 2020’de, Erdemli CHP İlçe Kongresi 19 Ocak 2020’de yapılacak. Her iki kongrenin huzur ve adaletli geçmesini, en azından İL Delege Listelerinin gerçekten partisiyle isminin özümsenmiş, kimsenin adamı olmayan partililerden oluşmasını tüm olumsuzluklara rağmen yine de bekliyoruz.

         Mersin CHP İl Kongresi ise; 23 ŞUBAT 2020’de gerçekleşecek. İlçelerin ardından il kongresine 1 ay, 10 gün var. Neden arada 40 gün süre ayrıldı? Akla şu soru geliyor. İlçelerde nasıl olsa Büyükşehir Belediye Başkanının istediği listelerle il delegeliğini kimi aday gösterirse kazandıracağından, farklı isimlerin İl Başkan Adayı olmalarının ve kazanamayacakları için önleri mi kesiliyor? Zira aylar önce Kemal Kılıçdaroğlu demokrasiye aykırı şekilde İl Başkanlarının TEK ADAY olmasının çalışmalarını yapın dedi. CHP gibi devleti kurmuş, Anadolu Topraklarına demokrasi getirmiş, eşitlikten, adaletten, paylaşımdan, emekten bahseden siyasi partinin genel başkanının böyle bir açıklama yapması kabul edilir gibi olmadığından; parti içi mücadele verenlere üzüntü veriyor…

         Birkaç ay önce bir yorumumda Vahap SEÇER’e partinin önünü herkese eşit açmasını, genel merkez adına böyle bir plana girmemesi için seslenmiştim. Hatta birkaç önemli Kalem “neden belediye başkanı seçime karışsın, karışmamalı” demişti. Zaten Ben de karışmaması gerektiğini ve seçimlerin önünü eşit açması için liderlik yapmasını önermiştim. Bazı kalemler partili olmadığından yıllardır genel başkanların yaptırımlarını incelemediğinden kendilerince yorumlar yaptılar. Eğer Vahap SEÇER İlçe Kongrelerine karışmasaydı, tüm partiliyi kucaklasaydı, kendisine yapılan eleştiriler susardı, üyeler VAR SAYILDIKLARI için kendisine daha çok güvenirlerdi. İki yılda bir gerçekleşecek kongre için kendi adaylığı açısından düşünse bile; böyle bir planın kendisi açısından önemi olmadığı için kimseyi kırmaması gerekirdi. Ama niyet genel merkez koltuğunu korumak olduğu için, emir tepeden geldiğinden, Vahap SEÇER ve Türkiye’deki diğer CHP Belediye Başkanları genel başkan yüzünden yılların partililerinden tepki aldılar. Türkiye’nin karanlığa sürüklenen zor yıllarında bir genel başkanın koltuğu mu önemlidir? Yoksa CHP’nin 11 Büyükşehir Belediye Başkanının CUMHURİYET uğruna, ülkedeki birçok yolsuzlukları aşmak uğruna yüklendikleri sorumluluklar daha mı önemlidir? Elbette Ülkenin geleceği için İKTİDARA karşı çok zor kararlarla çalışmaya çalışan belediye başkanlarının sorumlulukları daha önemlidir!

         Dilerim Vahap SEÇER; Tarsus Yönetimi ile İl Delege Listesinde ve Mersin İl Başkanlığı Yönetim Listesinde en azından nitelikli gönülleri yeniden kazanır. Dilerim; İş mi, siyaset mi sorusunu adaletli bir şekilde karara bağlayacak isimlerle seçimler yapılmasını sağlar. Zira belediyede çalışanların yönetimde olmaları CHP’ye oy kaybettiriyor. Partinin HAK-HUKUK-ADALET Politikasına istinaden; önce CHP’de adaletli olup, sonra milletin karşısına çıkıp adalet istemek siyasetin en ahlaklı işlevidir…

Saygılarımla

Beyhan BALABAN

Cumhuriyet’in KALEMİ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.