Değerli dostlarım, tekrardan hepinize merhaba. Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK ), geçtiğimiz günlerde Tüketici Güven Endeksinin Haziran ayı verilerini açıkladı. Açıkladı açıklamasına da bir takım bilgilerin birbiri ile çelişmesi, aklıma bir takım soru işaretleri de getirdi. Şimdi sizinle bu endeksi, soru işaretlerini ve açıklanan verileri birazcık konuşalım istiyorum.

Öncelikle bir açıklama yapayım: Ben hayatım boyunca sizin gördüğünüz para ile köşe yazan, birini veya bir grubu korumaya ant içmiş birisi değilim. O yüzden yazımı “ TÜİK VERİLERİNE GÜVENMİYORUM “ şeklinde okumayın. Ben sadece sorguluyorum. Gerisi tamamen sizin kendi düşünceniz.

Beni ve yazılarımı takip edenler bilir, konunun ilk önce tam temeline iner sonra sorunu ortaya çıkartırım. Şimdi de öyle yapıp önce şu Tüketici Güven Endeksi nedir, ona bir bakacağız. Dostlarım, Tüketici Güven Endeksi kitaptaki tanımı ile: “Tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. “ Kitaptaki açıklamalar sizi pek sarmadı ise gerçek hayatta şu demektir: Bu endeks sade vatandaşın ekonomik durumunu ve beklentilerini gösterir.

TÜİK’inTüketici Güven Endeksinin temelinde 4 adet soru var. Bu soruları, her ay bağımsız olarak kişilere soruyor, verilen cevapları da veri şekline getirip yayınlıyor. Sorular şunlar:

1-Evinizin ( hanenizin ) maddi durum beklentisi nedir?

2-Genel olarak ekonomiden beklentiniz nedir?

3-İşsizlik konusunda ne düşünüyorsunuz?

4-Tasarruf konusuna ne düşünüyorsunuz?

Sorulara baktığınızda gerçekten bir bütünlük olduğunu, soruların bir birini tamamlar nitelikte olduğunu anlayabilirsiniz. Şahsi görüşüm, bu soruların Tüketici Güven Endeksini oluştururken yeterli olabileceği yönde. Zira farklı ülkelerde, değişik sorular da işin işine girebiliyor. Ama bence 4 soru Türkiye ve Türk ekonomisini anlamak için gayet yeterli.

Haziran ayının Tüketici Güven Endeksi diyor ki, geçtiğimiz ay ( Mayıs) bizim endeksimiz 59,5 puandaydı. Bu ay ( Haziran ) endeksimiz 62,6 oldu. Dışarıdan baktığınızda bir olumlu havanın olduğunu söylemek mümkün. Ama dostlarım, burası Türkiye. Hatta bir de deyişimiz var: “ Her sakallıyı deden sanma”

Şimdi gelelim o yukarıda yazdığımız 4 sorunun Haziran ayında verilen cevaplarını incelemeye…

Evinizin ( hanenizin ) Maddi Durum Beklentisi

Halkımız, 12 aylık ( 1 yıllık) plan ve beklentilerine bakarak demişler ki: Mayıs ayına kıyasla hemen hemen aynı düşünüyorum. ( Mayıs 79,2 – Haziran 79,9 ). Bakın 1 yıllık olarak düşünüyorsunuz ve geçtiğimiz ay ile kıyaslıyorsunuz.

Genel olarak Ekonomiden Beklenti

Halk bu sefer demiş ki: 1 yıllık olarak düşünürsek durum iyiye doğru gidecek. ( Mayıs 81,8 – Haziran 85,5 ) .

Şahsi olarak bu iki soruya verilen cevaplara yorum yapma şansım yok. Halkın kendi düşüncesidir, kesinlikle ne çıkarsa çıksın saygı duyarım. Fakat elimizde 2 tane daha soru kaldı. Şimdi o sorulardan sonra aklımda neden soru işareti kaldığını anlayacaksınız.

İşsizlik Konusunda Ne Düşünüyorsunuz?

İşte dananın kuyruğunun koptuğu soru, benim için bu soru. Neden mi? Çünkü halkımız genel olarak ekonominin iyiye gideceğini, genel ekonomi iyiye giderken de kendi ekonomik birimlerinin ( evlerinin ) de bu yönde hareket edeceğini belirtmişti.

Halkımız ne hikmetse, hem kendileri hem de ülke ekonomimiz için bu kadar iyimser bir tablo çizerken, ekonominin temel taşlarından bir tanesi olan istihdam konusunda aynı tabloyu çizmemiş. Diyorlar ki: İşsizlik artacak. ( Mayıs 55,3 – Haziran 62,1 )

Bir dakika yahu. Bu ekonomi hani iyiye gidiyordu? Hani sizin beklentiniz iyiye yönelikti. Hani evininizin ekonomisinin de iyiye gideceğine inanıyordunuz? İşsizlik artacak ise bu ekonomi hem makro hem de mikro ( genel- yerel ) anlamda nasıl iyiye gidecek? Tek bir soru ile bu açıklama kısmına son verelim: İş bulamazsak, hangi para ile evimizi geçindirecek, Türkiye ekonomisine katkı sağlayacağız?

Geride bir tane sorumuz kaldı. Tasarruf konusu….

Hani Türk ekonomisi iyiye gidecek, hani evlerimizde de ekonomik anlamda bir rahatlamaya yaşanacaktı ya. E hal böyle olursa, biz de eşek değiliz. Kenara köşeye üç beş kuruş koyacağız değil mi?

Hayır dostlarım….

Halkımız tasarruf etme konusunda biraz iyimser olsa bile her 10 kişiden sadece 2 veya 3 kişinin tasarruf edebileceğini düşünmüş. Veri şöyle: Mayıs 21,7 – Haziran 23,1. Hatta endeksimizin en tepe değeri 200 olduğu için şunu belirtelim: Her 20 kişiden sadece 2 veya 3’ü tasarruf edebilecek…

E hani Türk ekonomisi, hane ekonomisi süper gidiyordu? Biz aptal mıyız da kenara köşeye para koymuyor, yani tasarruf etmiyoruz?

Gelin sözün özünü yazalım.

Dostlarım, istatistik dersini okuldayken çok sevmezdim. Formüllere boğulmak, hesap kitap yapmak bana göre değildi. Fakat istatistiği okumayı, yorumlamayı severdim.

TÜİK’in Tüketici Güven Endeksi Haziran bültenini dikkatlice okuyunca aklıma şu geldi:  İstatistik mini eteğe benzer; çok şey gösterir, ama asıl görünmesi gerekeni göstermez…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.