Kalem tutanlar olarak, ne yazacak, ne söyleyecek olsak, gerçekten kimseye yaranamıyorsun ki şahsımın yaranmak gibi  bir isteğim de yok.Yazanların asli görevi, ”Toplumu doğru olarak  bilgilendirmektir’’ yapanlara lafım yok yapmayanlar düşünsün.

Yazılanlar kimilerinin takdirini toplarken, kimilerinin de öfkesini çekiyor, kızgınlığına ve kırgınlığına sebep oluyorsunuz. Lafını esirgemeyen bir kardeşiniz olarak bazen yazdıklarımla çok ciddi tepki aldığımda olmuştur. Ülke olarak eleştiri ve empati kültüründen uzaklaştıkça, yazanlar sürekli çeşitli suçlamalarla karşı karşıya bırakılıyorsunuz. Şahsımın seveni kadar sevmeyenin de olmasının sebebi budur. Ocak ayı malumunuz ‘’Çalışan Gazeteciler Günü’’ olarak kutlanır.

Ne yazık ki insanlar, hep kendi düşüncelerini, kendi fikir ve zikirlerine uygun yazılar yazılsın, kendi doğruları anlatılsın, kendi yanlışları yazılmasın istiyorlar. Bazen yolunda gitmeyen bir şeyler yazıldığında, hemen çeşitli yaftalamalarla karşı karşıya bırakılıyorlar. Hele hasbelkader senin şu yaptıkların yanlış, şunlar doğru, böyle olsa daha iyi olurdu, bunları yapmasan daha iyi olurdu gibisinden ikazlar ve tavsiyelere pek de aldırmıyorlar ve size çeşitli suçlamalar yöneltebiliyorlar.

Eğer onlara yakın söylemlerde bulunduysan senden iyi insan yok. Çünkü böylesi  tipler her şeyin en iyisini kendileri biliyorlardır. Mersin’de yayın yapan Radyo ÜLKÜ’DE üç yıldır  ‘’Yerel Gündem’’ adında program yapıyoruz sevgili ağabeyim Serkan Tultak ile yayıncı kuruluş öyle omurgalı ki yazdığım yazılardan dolayı rahatsız olanlar radyomuzun Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Nevzat Gilik’i  DEFALARCA arayıp köşe yazarınızın yazısını kaldırın diye uyarılmıştır ama Gilik ailesi düzgün seviyeli ve işini hakkı ile yapan insanlar olduğu için köşe yazarının yanında durmuşlardır.Bu yerel de kalem tutan biri olarak benim başıma gelmiştir varın siz ulusal basında köşe yazarlığı yapan büyüklerimizin akibetini siz düşünün!!!

Günümüz herhangi bir gerçek veya tüzel kişilikler hakkında yazılan, çizilen her şey de insanların birbirlerine besledikleri, sarf ettikleri her söz ve söylemlerde, çok da halisane olmayan, mazbut görülmeyen cahilane tavır ve davranışlar sergileyebiliyorlar.

Kimse incitmeyeyim, etliye-sütlüye karışamayayım, suya sabuna dokunmayayım diyerek, orasından burasından kesilen, azaltılan, kısılan yazıların, pek de bir kıymet-i Harbiye'si olmamaktadır. Kalemini satarsan böyle yazmak zorundasın. İncitmemek adına, yanlışların, eksiklik ve aksaklıkların anlatılmasından vazgeçiliyorsa, bir şeyler anlatmak adına, çok dolambaçlı yollardan gidiliyorsa, gönülden geçilenler kaleme dökülmüyorsa, bu işi kendine bir görev addetmiyorsa, karşılıksız yapılan bir hizmet veriliyorsa, bir yerlere göz kırpmadan yapılıyorsa;ben yazı yazıyorum demenin pek mantıklı olan bir yanı yok demektir.

Belki bazı zamanlar, anlatılmak istenenden daha fazlası anlatılabiliyor, belki anlatılanlardan yanlış mesajlar alınabiliyor, belki farkında olmadan vermek istediği hedefin dışında bazı yanlış anlaşılmalara sebep olunabiliyor; önemli olan bunu gayet makul ve mantıklı çerçeveler içerisinde anlamak ve anlatmak için gayret ve çaba harcanmalıdır.

Yazan insan, bir insanın kalbini kırması herhalde isteyebileceği en son şeydir. Çünkü her insan değerlidir, her insanın özelleri, hassasiyetleri, değerleri ve kıymetlileri elbette vardır.

Bunlara azami hassasiyet göstererek ve dikkat ederek, yazacaklarını hesap etmelidir.

Sonradan telafisi zor olan durumlara düşmemek için, etik olan kural ve kaideler içerisinde hareket etmelidir.

İnsani değerler, özeleştiri ve empati kuralları içerisinde biraz da etik kurallarına dikkat edildiği taktirde; ne yazı yazanlar, ne de yazılanlar için herhangi bir sıkıntı olmayacağı kesindir. O yüzden sevgili okurlar  bu ülke de Ocak ayında yaşanan Çalışan Gazeteciler Günü’nü  kutlamak böylesi bir  ortamda  bana anlamsız geliyor.

Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi dünya çapında 262 gazetecinin hapiste olduğunu açıkladı. Türkiye’deki tutuklu gazeteci sayısı 73…( Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim Fetö ,Pkk terör örgütüne destekten ceza alanların canı cehenneme)

Yani Dünya şampiyonuyuz!

Gazeteci yazmaktan korkar hale gelmişse o ülke de tehlike çanları çalmaktadır.Ne gazeteciliği beyler,bayanlar eski günleri özler olduk, bu arada cemiyetlerin durumunu başka bir yazı da değerlendirelim. Vesselam.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.