Okullarımız tatil oldu. Milyonlarca öğrencimiz karnelerini alarak 3 ay sürecek tatile çıktılar.Bu sürede dinlenecekler,yeni öğretim yılına zinde bir şekilde başlayacaklar.Ancak Milli Eğitim kanayan bir yara şeklinde durmaya devam etmektedir.bu konu toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiği için üzerinde en çok kafa yorulması gereken bir meseledir.
Öğrencilerin karneleri gibi hükümetlerinde karneleri mevcuttur.Bu  karneler bakanlara verilir ama esas itibariyle başarı veya başarısızlık hükümete maledilir.Bu meyanda AKP Hükümetinin karnesine bakmakta fayda vardır.
AKP Hükümeti kesintisiz 14 yıldır iktidarda olan ve 2002 yılından itibaren ülkeyi idare eden yapısıyla değerlendirmemiz gereken önemli paradigmaları içermektedir.Hükümetin bize göre en başarılı olduğu alan ulaşım ve sağlık politikalarıdır.Ülkenin dört bir yanını bölünmüş yollarla adeta şantiyeye çeviren hükümet yapılan hava alanları,metrolar köprülerle gerçekten ulaşıma bir neşter vurmuş vaziyettedir.Yapılan modern hastaneler ve verilen sağlık hizmetleri ile de göz doldurduğunu söyleyebiliriz.Bu iki alanda bize göre tam puan alarak işi layıkı ile yapmaktadırlar.
Peki nelerde başarısızlar diye soranlara şu cevabı verebiliriz:Milli Eğitim ve Dış politika da başarı sıfır.Adeta sınıfta kalmış vaziyettedirler.Sorun büyük olunca her bakan ayrı telden çalmaya başlıyor ve iyice karmaşık kale geliyor.Dış politikayı başka bir yazı konusu yaparak özellikle Milli Eğitim konusuna ağırlık vereceğiz.
AKP hükümete geldiğinden bu güne kadar 6 Milli Eğitim Bakanı görev aldı.Bu bakanlar sırasıyla Erkan Mumcu,Hüseyin Çelik,Nimet Çubukçu,Ömer Dinçer,Nabi Avcı ve son olarak hala görevi ifa eden İsmet Yılmaz.Bu bakanlardan en uzun süre görev yapan Hüseyin Çelik ardından da Nabi Avcı gelir.
Bizim üzerinde duracağımız konu şu;hükümetlerin mi Milli Eğitim politikası,programı olur yoksa bakanların mı.Maalesef biz AKP politikalarının yerine bakanın subjektif görüşlerini dayatarak politika ürettiğini görüyoruz.Daha dün 4+4+4  olarak adlandırılan proğramı bize davulla zurnayla anlatmadılar mı?Eğitimi Avrupa seviyesine çıkaracaklardı,yavrularımız en iyi şekilde eğitilecek,bilgisayar ve akıllı tahtalarla eğitimin kalitesi artacaktı.Ne olduda bu politikadan vazgeçilip şimdide 3+3+3+4 diye yeni bir sisteme geçmek için hazırlık yapılıyor.Deneme tahtasına dönen bu sisteminiz ne zaman rayına oturacak.Bir tarafta atamasını bekleyen 300 bin öğretmen  varken 75 bin geçici öğretmenle mi eğitimi Avrupa seviyesine çıkaracaksınız.
Bende bir veli olarak bu konulara kafa yormalı mıyım yoksa büyüklerimiz her şeyi biliyor gibi ucuz, bayatlamış bir şeye sığınarak yan gelip yatmalı mıyım.Kim kimden hesap soruyor ki zaten.Milli eğitimden anlamayan bakanlardan fazla bir şey beklemek saflık olur.Bari kafalarının içindekileri  tam olarak bilsekte ona göre tavır geliştirsek iyi olacak.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.