Ekim, kasım, aralık... ayları benim için hep hüzünlü ve sıkıntılı geçer. Dalından kopan yapraklar gibi içimden bir şeylerin  döküldüğünü duyumsarım. 29 Ekim’de Cumhuriyetimizin coşkusunu yaşayamadık. Daha doğrusu yaşatmadılar bize.10 Kasım Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 63. yılında ’da bize  bırakılan emanete sahip çıkamamanın verdiği utançla başımız yere eğildi.

Bütün bunları düşünürken, Tuncay Özgenel Ağabeyim Ahmet Yeşil’in  Adana’da açtığı 41. kişisel sergisinin davetiyesini getirdi. Hoş beşten sonra, söz döndü dolaştı 12 Nisan 2001 tarihinde kaybettiğimiz Gazanfer Uğural Ağabey’e geldi. Tuncay Ağabey’in anlattıklarına burada yer verme gereğini duymuyorum. Ancak şu bir gerçek ki,  Mersin Liselileri Derneği tarafından her yıl 29 Ekim-10 kasım tarihleri arasında düzenlenerek gelenekselleştirilen hafta bu yıl gerçekleştirilmedi.

Gazetemizin arşivini açtım, geçen yıl “Öğretmene Sevgi Haftası” adı altında  düzenlenen  etkiliklere ilişkin haberi bir kez daha okudum.

Neler yapılmamış ki, Mersin Liselileri Derneği tarafından desteklenen  Güzel Sanatlar Lisesi’nin açılışı yapılmış,  Etem Aydın Hoca’nın resimlerinin yer aldığı bir sergi düzenlenmiş, panel ve konferanslar verilmiş... Yani 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına değişik bir renk katılmış.

Eğer Gazanfer Uğural olsaydı bu yıl da kim bilir ne etkinlikler düzenlenecekti. Belki de Sevgili Uğaral’ın üzerinde çalıştığı Mersin Tarihi Projesi’nin bir bölümü hayata geçecekti...

Gazanfer Uğral’ın ölümden sonra yazılanlara tekrar bir göz attım. İçim ezildi.Gazanfer Uğural yaşatılacaktı, hani ne oldu?

Bir halk türküsünde yer alan “Hani benim ile de lokma yiyenler / Canı başı dost yoluna koyanlar / Sen ölmeden de ben ölürüm...’ diye uzayıp giden dizeleri  mırıldanarak, zamansız ölümlere bir kez daha isyan ettim.

Aldığım  duyumlara göre, Gazanfer Uğural’ın büyük destek verdiği her yıl yüzlerce üniversite öğrencisine karşılık burs sağlayan Mersin Liselileri Derneği de, mevcut başkan Meriç Alkan’ın tüm çabalarına karşın eskisi kadar rahat değilmiş.

Geçmişe dönük anıları bir kez daha gözden geçiriyorum; Gazanfer Uğural’ın  öncülüğündeki  Mersin Liselileri Derneği, İçel Sanat Kulübü’nün bugünlere gelmesinde  büyük katkı sağladığı sonucuna varıyorum.

Peki, İçel Sanat Kulübü’nün bünyesindeki Gazanfer Uğural’ın dostlarının bu konuda ne düşündüklerini gerçekten merak ediyorum.

Aslında merak edecek bir şey de yoktur, biz kimleri unutmadık ki!..

Ancak her ne olursa olsun, herkesin almaya koşullandırıldığı günümüz Türkiyesi’nde, güzel ve zor olan karşılık beklemeden vermektir.

İşte Gazanfer Uğural, o zoru başaranlardandı.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.