Çağrılmayı unutulduğum Kızkalesi Medya Günlerinin bir kısmını izleme fırsatım oldu…

Sosyal medya hesabımdan tavır gösterdiğim bu etkinliğe normal şartlarda iştirak etmemem gerekiyordu. Ne var ki uzun süredir birlikte olduğum meslektaşlarım ve yol arkadaşlarımın ödül alacağı bir gecede yanlarında olmam konusundaki ısrar ve talepleri,  organizasyon komitesindeki değerli dostum Adem Arslan’ın samimi yaklaşımı, ikna gerekçeleri direncimi kırdı açıkçası. Doğru mu yaptım yanlış mı, bilemiyorum ama bundan ötesinin bir ego sorununa dönüşebileceğini düşünerek Medya Günleri’ne katıldım…

Ve gazeteci ve gözlemci kimliğimle baktığımda da iyi ki katılmışım diyorum.

Böylece izlenimlerimi duyumlarla değil bizzat görerek sizlere aktarma fırsatı yakalamış oldum.

*************

İlk kez Kızkalesi’ne nazır olmayan bir Kızkalesi Medya Günleri gerçekleşti Erdemli’de… Sanırım gerekçesi katılımın yüksek olması ve dağınıklığı önlemekti. Çünkü Kızkalesi’nde bu kadar konuğu bir noktada ağırlayacak bir otel ve konaklama konsepti yok. Bu da Mersin’in turizmdeki büyük ayıbıydı maalesef...  

Belli ki etkinlik çap olarak oldukça büyüdü... Ve büyüdükçe merkezden uzaklaşmaya, ilgi ve algı alanı ulusal ve uluslar arası bir platforma taşınmaya başladı. Ödül törenini sunan hanımefendinin ağzından dökülen ilk sözcükler de zaten durumu özetler nitelikteydi. Bu ilk bakışta iyi bir şey görünse de,  ben ve benim gibi yerel unsurların bu etkinliğin dışında kalması biraz da bu düşüncenin ürünüydü. Yani misafirin memnuniyeti, ev sahibinin mağduriyetinin önüne geçmişti.

Gelelim ödül törenine.

Bu proje aslında yıllar önce Erdemli ve Kızkalesi’nin ulusal ve uluslararası platformda tanıtımı için bir gazeteci tarafından tasarlandı. Medya mensuplarının da bu tanıtım için ciddi bir materyal olduğu tespit edildi. Akıllıcaydı. PR açısından bakıldığında doğru bir adım ve projeydi. Ve meyvesini vermeye başladı. 

Kızkalesi Medya Günleri aslında bir mesleki buluşma. Ödül töreni ise bu organizasyonun amiyane tabiri ile rüşveti. Çam sakızı çoban armağanı. Ne var ki ödül yönetmeliği, kategorileri, tarzı vs vs. yeniden masaya yatırılmalı. Şimdi ben kimin hangi programla, hangi haberle ya da hangi tasarımla ödüle layık görüldüğünü bilmiyorum ve hiç bilemeyeceğim. Platforma konulan dev ekranda -Erdemli Belediyesinin tanıtım kliplerinin dışında- bununla ilgili hiçbir detayın yansımaması düşündürücü. Ayrıca ödüllerin üstünde isim yazmaması ödül töreninin ciddiyetini baltalayan bir unsur.

Kategorilerin kötü planlandığını düşünüyorum. Bazı kategorileri gözümüzde canlandıramadık ve bazıları da bizde anlam kargaşasına neden oldu. Bu meslekle uğraşan her kişiye GAZETECİ denmesine rağmen gazeteler kıyıda köşede kalmış gibiydi. Özellikle Radyo ve Televizyon kategorileri fazlasıyla baskındı ödül töreninde. Bir de kategoriler içerisinde Türkçe’nin önemine vurgu yapılmak istenmişti ama bu pek de inandırıcı değildi. Olaya ödülü alan kişi yada kurum perspektifinden kesinlikle bakmıyorum ama Türkçe’nin doğru kullanımı ile ilgili tespit ve kriter açıkçası pek aklıma yatmadı.

Yapılan her projede iletişim kanallarının açık ve istişare kültürünün yerleşmiş olması gerekiyor.   Erdemli Belediyesi’nin bu organizasyonu gerçekleştirirken meslek örgütümüzle (MGC ile) ödül yönetmeliği ve töreni konusunda derin bir istişare yapması, MGC’yi organizasyonun en önemli halkası olarak görmek zorunda. Erdemli Belediyesi, bu töreni sadece bir belediyecilik hizmeti ve tanıtım materyalinin bir parçası olarak değil, başlı başına üzerinde yorum yapılacak ama tartışılmayacak bir proje olarak görmeli ve yeniden planlamalı.

Ulusal ve uluslararası unsurlara adım atarken, yerel değerlerden uzaklaşmamak lazım... Mersin’i ziyaret edip tantuni yememeye benzer, bu durum. Bavulun bir tarafına cezerye sıkıştırmadan yola çıkmak gibi bir şey.

Yıllardır sizinle aynı havayı teneffüs eden, zor şartlarda mesleğini icra etmeye çalışan, ve saatlerce orada ilçeleri için görev alan, Erdemlili bir gazeteciyi  etkinliğe katılan yüzlerce meslektaşının önünde özel bir ödülle onore edebilir, yorgunluğunu alabilirdiniz mesela.

Mersin’de yaşayan, gelişimini yakından takip ettiğiniz, kendine ve kentine saygı duyan  bir gazeteciyi de meslektaşlarının önünde taltif edebilir, bir ödülle kalemine ve duygularına ortak olabilirdiniz.

Emin olun bir tantuni ve bir cezerye kadar lezzet katardınız bu törene.

*************

Velhasıl kelam.

Bu etkinlik Belediye Başkanı Mükerrem Tollu’nun medya üzerinden ulusa seslenişi gibi tasarlanmış. Projeye buradan bakıldığında son derece başarılı. Emeği geçenlere ve başta Başkan Tollu olmak üzere meslektaşlarımızın nazını(!) çekenlere teşekkür etmek boynumuzun borcu.

Fakat ödül töreni üzerinden bakıldığında ise aynı şeyi görmek mümkün değil.

Dile kolay, 4 yıllık bir emek yatıyor bu projede. 

Ve onca emeğin karşılığında EL İYİSİ olarak değil EN İYİSİ olarak anılmalı Kızkalesi Medya Günleri... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet OK 3 ay önce

Yazını bir solukta okudum. Katılmakla iyi yapmışsın, arkadaşlarına olan saygının ifadesi.
Kimler medya mensubu anlayamadım, hadi bizler neyse sizin gibi değerli insanların unutulması ayıp.
Sevgi ve saygılarımla