“… Kahvaltıdan sonra Vali Konağına gittiler. Valinin odasında İngiliz Konsolosu vardı. Mustafa Kemal Konsolosun ne istediğini sordu:

Vali, “Rum, Ermeni, Yahudi gibi azınlıkların can güvenliği için bizden güvence istiyorlarmış” dedi.

Mustafa Kemal, “Siz ne dediniz?” diye sordu.

“Tüm halkın eşit şekilde güvende olduğunu söyledim efendim, ama bizden yazılı güvence istiyorlarmış” dedi.

Mustafa Kemal çok öfkelendi, konsolosa döndü;

“Yunanlılar buradayken azınlıkların güven içinde olduğunu mu düşünüyorsunuz?”

Konsolos, “Evet” cevabını verdi.

Mustafa Kemal, “O zaman buyurun azınlıkları da alıp, Yunanistan’a gidin dedi.

Konsolos küstah bir şekilde, “Yani Hükümetimize savaş mı açıyorsunuz” dedi.

Mustafa Kemal, “Siz kiminle konuştuğunuzu biliyor musunuz, ben Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Türk Orduları Baş Kumandanıyım. Savaş açmaya da, barış yapmaya da yetkiliyim, siz kimsiniz?” dedi ve eliyle kapıyı gösterdi;

“Buyurun Efendim” dedi.

Sapsarı kesilen konsolos odadan çıkıp gitti.

Mustafa Kemal Vali Bey’e döndü;

“Bunlara yüz vermeyin Vali Bey! Karşılarında İstanbul Hükümeti var sanıyorlar, küstaha bak, söylediği lafa bak, savaş halinde değil miyiz sanki?”

*             *             *

O konsolosa Atatürk gerekeni söylemiş ve KOVARAK memleketine göndermiş.

Bizim konsolosa yani Öztürk Yılmaz’a kim cevap verecek? Kim ya da kimler?

Gereksiz ÇIKIŞIYLA son günlerin çok konuşulan ismi CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’dan söz ediyorum.

Öztürk Yılmaz Mısır’da Başkonsolos olarak görev yaparken, IŞİD Baskını nedeniyle 100 günden fazla rehin tutulmuş, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından alnından öpülerek törenlerle Türkiye’ye getirilmişti.

Siyasete mi girecek, diplomatlığa mı devam edecek, tartışmaları sürerken, Davutoğlu önermesi ve Cumhurbaşkanı onayıyla Büyükelçiliğe terfi ettirildi. Kısa bir süre bu görevi yapan Yılmaz, “Hazır bu kadar meşhur olmuşken neden siyasete girmeyeyim ki” dedi ve “AKP adayı olur kanısı yaygınken”, CHP’nin;

Başta Söğütözü’nün Baş Efendisi ve diğer Söğütözü kurmayları tarafından törenlerle CHP MİLLETVEKİLİ yapıldı.

Dış İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı yapıldı.

Öztürk Yılmaz’ı CHP içinden kimse, “Bak kardeşim. Diplomatlık ayrı. Politika ayrı. Diplomasinin kuralları başka. Politikanın kuralları başka.” diyen ya da uyaran hiç kimse olmamış belli ki, 4- 5 senelik dünkü vekil 95 yıllık CHP’nin geleneklerini, parti içi disiplinini, ast-üst kavramlarını adeta YERLE BİR EDEREK, yerel seçimlerin yaklaştığı şu aylarda, CHP’nin UMUT olmaya başladığı şu günlerde, ‘Bir çuval inciri’ değil, çuvallarla inciri berbat edercesine, Saygısızca bu çıkışı yapmıştır.

Parti zarar görmüş, görmemiş “Bana ne!” dercesine, “Fikir özgürlüğüm var, kime ne! “ dercesine, Meclisteki tüm partiler birleşse “BU KADARINI BECEREMEZLER!” şeklindeki çıkışlarındaki seriyi devam ettirerek;

Genel Başkanına meydan okumaya devam etmiştir.

YAŞINA YETMEDİK KUZULARIN, KOÇLARLA VURUŞMAYA KALKIŞTIĞI şu günlerde;

Eski Konsolos ve Eski Büyükelçi ve de CHP’nin “özenle- bezenle” seçilmiş Sayın Milletvekili Öztürk Yılmaz için söylenecek söz yok bence! (O DİYECEĞİNİ DEDİ!)

O’nu Milletvekili yapanlara, Genel Başkan Yardımcısı yapanlara ise YİNE söylenecek HİÇ BİR SÖZ YOK!

(Söğütözü Baş Efendisi ve çok sayın Söğütözü kurmayları böyle isimleri bulmada… Yaratmada… Parlatmada… Zaten öteden beri oldukça marifetliler zaten!.. )

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.