Dünyada 151'den fazla ülkeyi istila eden,1.2 trilyon insana bulaşan ve 65 binden fazla insanı öldüren bu garip yaratık artık hayatı çekilmez hale getirdi.

     Dünyada bir çok ülke kendi çapında bir çok önlemler alarak virüsün daha fazla yayılmasının önüne geçmeye çalışıyor.

     Şurası kesin ki,bir çok ülke maalesef bu virüse hazırlıksız yakalandı.

      İtalya,Fransa,İngiltere ve ABD gibi bir çok ülke önce bu korona virüsünü küçümseyerek gereken tedbirleri almadı ama baktı kazın ayağı büyük son bir hamle ile tedbirleri sıklaştırmaya başladılar.

      Türkiye Korona virüse en hazırlıklı ülkelerin başında geliyor.

       İlk vakanın görüldüğü Çin'in Wuhan kentindeki işaretle birlikte hemen bir bilim kurulu oluşturdu.

       Yapılması gereken tedbirleri bilimsel bir şekilde yapmaya çalıştı ve siyasi erk bunu büyük oranda uyguladı.

       Peki bu konuda eksiklikler yol mu? Tabiki var.Mesela nüfusun yüzde 60' nda görülen İstanbul'da bu ilimiz için sokağa çıkma yasağı ilan edilelirdi.

        Yurt dışı uçuşlar derhal durdurulabilir ve dışarıdan gelen temas önlenebilirdi.

         Buna rağmen alınan ve alınacak tedbirlerin ölüm oranlarını fazla olmadan önlediği bir gerçektir.

         Son açıklamalara göre vakanın ilk görüldüğü 11 marttan bugüne kadar toplam 501 vatandaşımız öldüki,bu rakam İtalya,İspanya ve ABD gibi ülkelerde günde gerçekleşen ölüm oranlarının çok çok altındadır.

          Bu gelişme sevindirici olmakla birlikte tedbiri elden bırakmayacağız. Bizde henüz pik noktasına ulaşmak için en azından Nisan sonunu görmemiz lazım.

          Her akşam can kulağı ile bir çok kanalda yayınlanan açık oturumlarını izliyorum.

           Orada gördüğüm gerçek ise şu;hiç bir bilim adamının Korona virüs konusunda yeterli bir bilgiye sahip olmadan bu vakalara rastlandığıdır.

            Bunda daha önce Mers ve Sars virüsündekinden daha farklı olarak Korona virüsünün 40 kere mutasyona uğramasının büyük etkisi olduğu dile getiriliyor.

            İlk başlarda üç adım yani bilimsel olarak 1.83 metre bir sosyal mesafe öngörülürken şimdilerde bu virüsün 8 metreden bile bulaşabileceği söylenmeye başladı.

           Yine ilk günlerde sadece yüksek ateş,öksürme ve hapşırma belirtilerin üçünün görülmesi halinde test yapılması istenirken şimdi bu belirtilerin sadece birinin görülmesi halinde hastahaneye gitmemiz salık veriliyor.

           Daha önce hayvanlardan bulaşmadığı iddia ediliyordu,şimdi bu virüsün yarasalardan geçtiği iddia ediliyor.

           Bu virüsün labaratuarlarda üretildiği ve bunun biyolojik bir harp olduğu,özellikle Çin'in bu hastalığı üreterek ABD'ye bir ders verdiği söyleniyor.

             Hatta Bundan 6-7 yıl önce Çin'de bu yarasalarla ilgili bir kaç belgesel filmin çekildiği ortaya çıkıyor.

             Bazı bilim adamları Korona virüsün havada asılı kaldığını iddia etmesine rağmen bir çok bilim adamı bu görüşe karşı çıkıyor.

              Yine ilk başlarda bu virüsün sıcak mevsimlerde yok olacağını söyleyen bilim adamlarını Avustralya'da bu virüsün görülmesiyle bu iddialarının çürüdüğü anlaşılıyor.

              Dünya uzun süre maskenin bu virüsün geçişini önleyip önlemediğini tartıştı,en sonunda Dünya Sağlık örgütü maske takılmasının her alanda gerekli olduğuna karar verdi.

              Evet bu korkunç virüs hayatımızı tamamen esir alarak bizi ev hapsine mahkum etti.

               Biz evde kalarak bu mücadeleye destek vermeye devam edeceğiz.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.