"BİR ADRES DE SEN AL, BİR MEKTUP DA SEN YAZ!" / TURAN DAL'IN HABERİ

Okay,” Yazarlar, şairler, sanatçılar toplumsal olaylar karşısında kapalı gözlerle dolaşmazlar, dolaşamazlarda... Farkındalıkları vardır, herkesin göremeyeceği noktalara göz değdirirler. Dolayısıyla ülkemizde yaşanan sorunları bende görüyorum, acıları, hapishaneleri… Duyarsız davranamadığım için müdahil oluyorum, olmakta gereklidir. Çağımızda artık yazar ve sanatçılar sessiz sedasız köşelerine çekilip oturmaları yanlıştır” dedi.

- Bu haber 395 kez okundu.

 Hapishane konuları üzerine eğilim gösteren ve bu konuda çeşitli yazılar ve aktivitelerde bulunan, özellikle de son günlerde hızla yayılıp büyüyen  “Görülmüştür” adlı çalışmanın kurucu kadrosunda yer alan yazar, şair, sanatçı Adil Okay, Hapishane Edebiyatı üzerine yaptığı çalışmaları daha öncesinde hapishanede mahpus olmasının da önemli bir etkisi olduğunu ifade etti. Görülmüştür çalışması konusunda duyarlı olunması gerektiği kanısında olduğunu belirtip zira yazar, şair ve sanatçılar duyargaları açık insanlardır ve öyle olunması gerektiği vurgusunda bulundu.

 

“Bir gıda kaynağı gibidir”

 

Uzun yıllardır hapishanedeki siyasi tutsaklarla yazıştığını ve yazışırken de bir ayrım içine girmediğini belirten Okay, “ Onlara moral vermeye çalışıyorum. Zira onların dört duvar arasındaki tek ışık kaynağı mektuplardır. Onlar için bir gıda kaynağı gibidir. Kimseden para talepleri yok, sadece bir ses istiyorlar dışarıdan gelecek, bir mektup yazılmasını istiyorlar. Dışarıda milyonlarca insan var. Demek ki kendilerini duyarlı olarak gören insanlar, mahpus insanlara karşı bir unutkanlık içerisindeler. Gündelik hayatın içerisinde monotonluğun içinde yayılıp geçiniyoruz” dedi.

 

“Yetmez arkadaşlar”

 

“Kültür endüstrisi olsun, televizyonlar ya da kredi kartı borçları olsun tüm konularımız bu ritüeller de akıp geçiyor” diyen Okay, “ Ara sıra muhalif olmaya çalışıyoruz. Sosyal ağ’da bir beğen tuşuna basıp geçiyoruz. Yetmez arkadaşlar. Bir adreste siz alın bir mektupta siz yazın diye bir kampanya başlattık. Bu kampanya benim de içinde yer aldığım Görülmüştür ailesiyle yürütülen bir çalışma. Yıllardır, bu çalışmayla bir çaba sarf ediyoruz. Görülmüştür mahpus resim sergisi açtık. Mahpusların seslerini duyurmak için. Son olarak birkaç haftadır bir kampanya başlattık. Bu kampanya ile birlikte duyarlılık daha fazla arttı” diye belirtti.

 

“Unuttunuz mu”

 

“ Sizin hala bir mektup arkadaşınız yok mu? İnanamıyorum, ama onlar sizin için hapisteler! Unuttunuz mu” şeklinde bir slogan yarattıklarını belirten Okay, “Bu sloganı hazırlayıp sanatçılarla birlikte fotoğraflarını çekip paylaştık. Bütün sanatçılara çağrı yaptık. Kampanyamıza destek olun diye. Bu kampanyamız dünyanın her yerinden ses getirdi. Daha bu sabah görülmüştür.org’a gelen bir mesaj vardı ve bu mesaj Tokyo’dan gönderilmişti. Bize 3 tane adres verir misiniz diye bir mesaj atılmıştı. Amerika’dan mesaj geldi. Türkiye’nin her yerinden mesajlar geldi” şeklinde ifade etti.

 

“Mührü çiçeğin üstüne vurmuş”

 

“Hapishanelerde genel olarak gelen mektuplara görülmüştür mührü vurulur. Bu görülmüştür mührü aynı zamanda hapishane zihniyetinin de bir göstergesi” ifadelerini kullanan Okay, “ Hapishane de özel hayatınız yok sizin, sizleri görüyoruz diyor bu şekilde. Bizde sizin bu görülmüştür mührünüze rağmen içeride ki insanlara moral vereceğiz diyoruz. Görülmüştür mühürlü mektupları, resimleri, tabloları, karikatürleri biz sergiledik.

Hapishaneden bir mahpus, bir karikatür çizmiş. Karikatüründe demir parmaklıklardan dışarıya bir çiçek uzatmış. Görülmüştür mührünü vuracak, o mektup okuma komisyonunda yer alan ilgili kişi, mektubun her tarafında o kadar boş yer varken mührü çiçeğin üstüne vurmuş” dedi.

 

 

“Kendi öz gücümüzle”

 

Mahpusların yazdığı mektupların bazılarını bilgisayar ortamına taşıdıklarını dile getire Okay, “. Ara ara basınla paylaşıyoruz. Sanatsal üretimi olan ürünleri dergilere ve gazetelere veriyoruz. Mahpuslar bu tür durumlardan moral alıyorlar. Örneğin müebbet hapse mahkum bir arkadaşımız var, bir çocuk romanı yazmıştı. Ama yayınlatamıyordu. Bizler bir çağrıda bulunduk. Görülmüştür ekibinde yer alan arkadaşlarımıza… Bir arkadaş ben sponsor olurum dedi. Kitabını yayınladık. Yine bir başka arkadaşımızın kitabını yayınladık. Bir noktanın altını çizmek istiyorum. Bizler hiç kimseden yardım istemiyoruz. Avrupa Birliği fonlarından faydalanmıyoruz. Kendi öz gücümüzle ve dönem dönem destek olmak isteyen arkadaşlarımızdan da para kabul etmiyoruz. Biz yalnızca pul kabul ederiz.

Bir görülmüştür takipçisinde 100 tane pul geldi. Bende yarın bir gün bu pullarla 100 tane mektup göndereceğim” diye kaydetti.

 

“Balonları mı geri ver”

 

“Kendi yasaklarına uymuyorlar” şeklinde konuşan Okay, “Örneğin bir hapishanede serbest olan renkli kalemler, öbür hapishane de yasak. Bir hapishane de serbest olan kitaplar, bir başka hapishane de yasak. Örneğin yine basında büyük bir olay yaşanmıştı. Üstelik meclise kadar çıkıp tartışılmıştı. Keyfi uygulamalara örnek bağlamında söylüyorum bunu; kızım Öykü hapishanelere balon yolladı. Bu balonlar 20 hapishane de sahiplerine ulaştı. 20’sin de ise sakıncalı diye engellendi, yasaklandı. Basın açıklaması yaptık bu konuya ilişkin. Dedik ki; Devlet balonları mı geri ver! Konu mecliste tartışıldı. Dönemin Adalet Bakanı cevap verdi. Verilen cevap aynen şöyleydi: Çocuk Öykü’nün balonları hukuku gevşetir. Bu resmi bir cevaptır” şeklinde konuştu.

 

“Yeterli görmeyeceğiz”

 

Son olarak Görülmüştür, kampanyasına her yerden destek beklediklerini dile getiren Okay, “ Destekler sürekli çoğalmalı! Herkesin bu kampanyaya dahil olmasını bekliyoruz. Hiçbir zaman sayımızı yeterli görmeyeceğiz. Yetmez” dedi.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.