"Sanatçı hep gelişim arayışında olmalıdır"/Turan Dal'ın Haberi

"...İnsanların kendisini ifade edebildiği alanlardan biridir tiyatro. Tiyatro’ya başlamamın ilk sebeplerinden biri de buydu. Çalışmaların içinde yer edindikçe insanın dünyasını araştıran, duygularını tanımasına yardımcı olan önemli bir araç olduğunu fark ettim. Tabi ki hayatımın merkezinde her daim insan vardı. Bu nedenle tiyatro hep hayatımın en önemli basmağında yer aldı...”

- Bu haber 842 kez okundu.

 Tiyatro ve Gölge oyunu ustası Murat Bal, Tiyatroya İstanbul Çağdaş Sanat Atölyesinde başladı. Mersin’de 1997 yılında sanatsal çalışmalar gerçekleştirmek üzere Akdeniz Kültür Merkezini kurdu. Çalışmalarını ekip içerisinde yazarlık, yönetmenlik ve oyunculuk görevlerini üstlenerek yürüten usta oyuncu, bunların yanı sıra gölge oyunu faaliyetlerinde de bulunuyor. Ayrıca birçok dizi ve kısa filmlerde de yer aldı.

 

“Oyunculuk en sevdiğim alan”

 

24 yıldır tiyatro oyunculuğunu yaptığını dile getiren Bal, “ Oyunculuk en sevdiğim alan. Bunu yanı sıra yazarlık, yönetmenlik, eğitmenlik de yapıyorum. Geleneksel tiyatroyla‘da ilgileniyorum. Kendi yazdığım Karagöz oyunlarını seyirci ile buluşturuyorum” diye kaydetti.

 

“İşin tekniğine kafa yoruyorum”

 

“Çok sayıda yönettiğim oyun var” diyen Bal “ Film izlerken tuhaf bir durum oluşur bende… Bir oyun bir film izlerken sadece izleyici olarak kalamıyorum. İşin hep teknik yönlerini düşünmeye başlıyorum. Bu durum bazen can sıkıcı olabiliyor. Ama iyi bir şey izlerken çok keyif alıyorum. Genelde işin duygu kısmını kaçırıp işin tekniğine kafa yoruyorum. Ama genel de iyi filmler, oyunlar seçerim izlemek için…

Kendimi geliştirmeme de yardımcı olan bir durum bu” diye belirtti.

 

“Hep gelişim arayışında olmalıdırlar”

 

“Sanatla uğraşan kişiler hiçbir zaman yapabildikleriyle yetinmemeli, hep gelişim arayışında olmalıdırlar” diye vurgulayan Bal, “Bazen bir eserin edebi yanı, bazen sahneleme tekniği, bazen bir oyuncu, bazen bir dekor… Hepsinin kendisine özgü bir ayrıntısı bir keyifli yanı vardır. Bunlar sanatçıya farklı bir şeyler katabilir. Üstelik bir de sanatçının yaptığı insanı araştırmaktır, evreni araştırmak… Bir felsefedir aslında bu… Sormak. Ne olduğunu anlamanın, anlatmanın yeridir sahne” ifadelerini kullandı.

 

 

“Doğala en yakın oyun oynanmalıdır”

 

Dizi oyunculuğu ile Tiyatro oyunculuğu arasında ki farklara değinen Bal, “ Dizi ile tiyatro oyunculuğu arasında çok fark var. Bunun en önemli farkı ise tiyatro’da bizleri çıplak izleyen seyircilerin mimikleri ve jestleri seçebilmeleri için daha abartılı bir oyun oynanır. Sesi en arkadaki seyircinin bile duyabilmesi için yüksek ama net bir sesle konuşulur. Sinema da ise bu durum tam tersine döner. Seyirci sizi dev bir perdede üstelik bazen yüzünüze zumlanmış kamerayla görür. Bu nedenle en küçük, doğala en yakın oyun oynanmalıdır. Ayrıca tiyatro da oyuncu reaksiyonu aynı anda alır, bazen seyircinin duygu durumuna göre değişiklikler yapmak zorunda kalınabilir. Sinema da ise bir sürü teknik, ekip ve malzemenin karşısında soğuk bir yaratım süreci yaşanır” dedi.

 

“Güçlenmesini ve devamlılığını engelliyor”

 

Mersin’deki tiyatro oyuncularının karşılaştıkları sıkıntılardan bahseden Bal,” Tiyatro oyuncuları için sıkıntılar çok derin bir hal almış durumda. Bunların en başında gelen sahne sıkıntımızdan bahsetmek istiyorum. Salon kiralarının maliyet olarak çok yüksek olması, istediğimiz tarihlerde program yapamamak, hem tiyatrocuyu hem de Mersin’de yerel tiyatroların güçlenmesini ve devamlılığını engelliyor. Destek konusuna gelince yerel yönetimlerin uzun vadeli programlarla yerel tiyatroların gelişmesine katkıda bulunulması gereklidir” vurgusunda bulundu. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.