banner136

Ülkemiz 31 Mart'ta yerel seçimlere gidiyor. Yani belediye başkanlarını, meclis üyelerini ve muhtarları seçecek.

Bu genel bir seçim olmamakla birlikte sanki genel seçim havasına sokularak oyları bir tarafta kanalize etmeye çalışıyorlar.

Daha önceki yıllarda daha doğrusu bu AKP'nin ilk seçimi kazandığı yıllardan bu tarafa sürekli kurgulanan ve kısmen de başarılı olan bir stratejinin ürünüdür.

AKP ve şimdide cumhur ittifakı partileri oyların konsolide edilmesi meselesi üzerinden yeni söylemler geliştirmesi için bunu büyük bir hedef haline getiriyorlar.

Bir zaman baş örtüsü ve imam hatipler üzerinden bunu denediler ve başarılı oldular. Şu an bu konuyu çözdüler ve bir daha ismini anmamak üzere rafa kaldırdılar.

Yine bir seçimde özellikle Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı sürecinde 367 üzerinden konuyu gündeme getirerek başarılı oldular.

Zaten şu terör olayları ülkemizin kanayan yarasıdır. Seçmenin yüzde otuz veya otuz beşinin sağ seçmen ve milliyetçi olduğunu düşünürsek bu konuyu gündeme taşımanın Ne kadar olumlu etkisi olacak bu görülecektir.

Bir dönem yani 2010 referandumun da vesayeti kaldıracağız, özellikle askeri ve yargıyı tarafsızlaştıracağız argümanıyla yapılan seçimde yine büyük başarı elde ettiler.

Bu hainler 15 Temmuz'da darbe girişiminde bulunup 251 vatandaşımızı şehit edip, iki binden fazla vatandaşımızı yaralayınca sanki tüm şehit ve yaralanan vatandaşlar aynı görüşteymiş gibi seçim meydanlarında kullanarak bunun da meyvelerini aldılar.

Şimdi ise artık başka argüman kalmadı diye düşünürken bu seferde beka sorunu ortaya atıldı.

Yerel seçimle genel seçimi harmanla, ortasına bekayı koy al sana yeni bir doğum.

Şimdi seçim kampanyaları henüz başlamadı. Sadece Cumhurbaşkanı ilk mitingini Sivas'ta yaptı.

Miting akanlarının sloganı belli; beka sorunu.

Ve bunun üzerinden CHP ile İYİ Parti sıkıştırılmak isteniyor.

Neymiş HDP bu iki partiyle ittifak yapıyormuş. Burada bir kaç ilde HDP aday çıkarmıyor diye bunu CHP'ye destek diye algılıyorlar.

Halbuki HDP seçimlere katılıyor ve kendi adayları var.

HDP maalesef Türkiye partisi olamadı. Selahattin Demirtaş'ın Cumhurbaşkanı adaylığında bunu kısmen gerçekleştireceğini düşünmüştük ama bu düşüncemiz boşa çıktı.

HDP PKK ile arasına mesafe koymadığı sürece bu tür söylemler sürekli karşısına çıkacak ve dar alanda siyaset yapmak mecburiyetinde bırakılacaktır.

İşin en ilginç meselesi HDP'yi kimse istemiyor ama seçmenine şu anda seçime giren tüm partiler talip.

Kimse çıkıp biz ne HDP ile ittifakı ne de seçmeninin oyunu istemiyoruz diyemiyor.

Şimdi bu partinin terör örgütü ile işli dışlı olduğunu bilmeyen Yok. Özellikle parti yetkililerinin büyük çoğunluğu sırf bu nedenlerle içeride.

Madem bu kadar terörle iç içe olan bir parti neden hala kapatılmıyor. Şu anda Anayasa buna cevaz veriyor.

Buradan şu gerçek ortaya çıkıyor; oda, bu seçimin yeni argümanı HDP ittifakı ve seçmeni.

Kimse HDP ile ittifaka yanaşmıyor, ama herkes seçmenine talip.

HDP PKK terör örgütüyle göbeğini kesmediği sürece bu sadece bu seçimin değil ilerideki seçimlerinde ana gündemini oluşturacaktır.    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner135