ay80153@gmail.com

                Yedinci Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet diyor ki:

                “Aklın gücü daima kılıçtan üstündür. Ben nice yiğitlerin akıllarını kullanmadıklarını gördüm. Güçlü kuvvetli olmak elbette iyidir, ancak kuvvet aklın emrine verilmelidir.”(*)

                Demokratik parlamenter rejimlerde devlet yönetiminde güçler ayrılığı ilkesi uygulanırken, kuvvet aklın emrine verilmiştir.

                Devleti yönetme gücü ve devlet erki şu organlar arasında paylaşılmış ve devletin yönetimi için yasaların hazırlanması, yürütmenin yasalara uygun şekilde yapılması ve bunların çalışmalarının yasalara uygun olup olmadığını denetlenmesi demokrasinin kurallarına uygun olarak işlemesi bu organlar tarafından yerine getirilir.

                Yasama organı.

                Yürütme organı.

                Yargı organı.

                Yasama organı.

 Ülkemizde Türkiye Büyük Millet Meclisidir(TBMM) ve yasa koyucu görevini üstlenmiştir. Yasalar anayasaya uygun olacak şekilde tasarı halinde hazırlanır ve TBMM’sine sunulur. Üzerinde farklı siyasi görüşlere mensup siyasi partilerin milletvekilleri tartışır, yasa tasarısı son şeklini aldıktan sonra TBMM’sinde oylanır çoğunluğun kabul etmesinden ve Cumhurbaşkanın da onaylamasından sonra resmi gazetede yayınlanır ve yasa kesinleşir. Kesinleşen yasa uygulanma safhasına geçer ve uygulanmaya başlanır.

                Yürütme organı.

                Yasama organında salt çoğunluğa sahip olan siyasi partinin Genel Başkanını Cumhurbaşkanı Başbakan olarak görevlendirir ve yürütme organının (hükümet) oluşturması için yetki verir. Görüşmeler sonucunda yürütmeyi, yani hükümeti meydana getiren Bakanlar Kurulunu oluşturulur, Cumhurbaşkanının onayı alındıktan sonra hükümet bir çalışma programı hazırlar ve TBMM’sinden güvenoyunu alır ve çalışmalarına başlar. TBMM’sinde hiçbir parti salt çoğunluğu sağlayamamış ise, o zaman farklı siyasi partiler arasındaki görüşmeler sonucunda iki veya daha fazla sayıda parti bir araya gelir koalisyon hükümeti kurarak ülkede yürütme görevi aksatılmamış olur.

                Yargı organı

                Yargı organı demokratik ülkelerde vazgeçilmez ve oldukça da önemli bir organdır.

                Yargını üyeleri Yüksek Hâkim ve Savcılar Kurulu tarafından atanır ve her hangi bir organa bağlı olmadan bağımsız çalışır. Devletin bütün kurum ve organlarının anayasa çerçevesinde denetim görevini yerine getirir. Mahkemeler tamamı ile bağımsızdır ve kimseden emir ve direktif almaz.

                Mahkemelerin tam bağımsız olması, ülkede demokrasinin ve adaletin uygulanması,  yurttaşların mal ve can güvenliğinin sağlanması yurttaşlar için güvencedir, devlete güven duymanın garantisidir.

                Ülkede yargı bağımsız değilse, adalet bozulmuşsa, o ülke yurttaşlarında devletin bütün kurumlarına karşı güvensizlik var demektir. Devletine güvenmeyen yurttaşlar uğradığı haksızlıklar karşısında kime ve nereye başvuracak?

                Adaleti kim sağlayacak?

Yurttaşlar haklarını nerede arayacak?

Adaleti yurttaş kendi sağlamaya kalktığı ve mahkemelerin siyasetin emrine girdiği andan itibaren o ülkede ne adalet, ne insan hakları, ne de huzur kalır. Hatta devletin varlığı tehlikeye girer.

Bu nedenledir ki, millet adına karar veren ve yasaları uygulayan yargının tam bağımsız olması, yargı organlarının üyelerinin hiçbir şahıs veya kurumun önünde eğilmemesi, ceketini ve cübbesini iliklememesi gerekir. Yargı bir yerlerden emir almaya ve üyeleri birilerinin karşısında eğilmeye başlamış ise orada adalet kalmamış demektir.

Ülkemizde yapılan araştırmalara göre adalete güven yüzde otuzlara(%30) kadar düşmüştür. Geçmiş yıllarda bu güven yüzde yetmişlerdeydi.(%70)

Yargı organı üyelerinin giydikleri cübbede, rüşvet almamaları ve birilerinin karşısında yakalarını iliklememeleri için cep ve düğme yoktur. Bu yargı bağımsızlığının, hiçbir şahıs ve kurumdan emir ve direktif almaması gerektiğinin simgesidir.

Yasama, yürütme ve yargının tek kişide toplanır, güçler ayrılığının yerini,  güçler birliği alırsa o ülkede demokrasi ortadan kalkar ve otoriter bir yönetim ortaya çıkar.

Batı demokrasilerinin uygulandığı birçok ülkede yargı karşısına, suç zanlısı devlet yöneticileri hiçbir ayrıştırmaya tabi olmadan çıkar, yargılanır, suçlu olduğu tespit edilirse de yasalar çerçevesinde cezalandırılır.

Güçler ayrılığı ilkesinin uygulandığı ülkelerde yargıya devletin güveni fazla olduğu gibi yargının da devlete ve vatandaşlara verdiği güvence sağlamdır.

Adaletin olmadığı yerde, demokrasi, barış, huzur, mal ve can güvenliği de yoktur. Kimsenin ekonomik güvencesi olmaz.

Bu ülkelerde kimse de geleceğinden emin değildir.

Akıl kuvvetin emrinde değil, kuvvet aklın emrinde olmak zorundadır.

                                                                                                             

(*) Bilinmeyen Tarih ve Türkler. Say. 251.

(Ferit Erden Boray)

                                                              

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.