Değerli dostlarım, selamlar. Cuma günkü yazımda, 18 Mart 2020 tarihinde Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı planını madde madde yorumlayacağımı belirtmiştim. Hazırsanız, her maddeyi beraber inceleyeceğimiz ve yorumlayacağımız o yazıya geçebiliriz.

1- Perakende, AVM, Demir-Çelik, Otomotiv, Lojistik-Ulaşım, Sinema-Tiyatro, Konaklama, Yiyecek-İçecek, Tekstil-Konfeksiyon ve Etkinlik-Organizasyon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay ertelenecek.

Öncelikle bu bahsi geçen sektörler, korona virüsü dolayısı ile oluşan panikten en çok etkilenen sektörler. İnsanlar düğünlerini, dışarıda yemek yeme alışkanlıklarını ve sosyal aktivitelerini geçici bir süreliğine ertelediler. Bunlar da bahsi geçen sektörlerin cirolarında beklenenin dışında bir gelişme olarak kaydedildi. Otomotiv sektörünün bu kapsamda olması gerektiğini hem düşünüyor hem düşünmüyorum. Düşünüyorum çünkü, çok ciddi bir istihdam kapısı, düşünmüyorum çünkü insanlar korona virüsünden dolayı evlerine kapanmış durumda. Ne yapacaklar gidip araba mı alacaklar?

Öte yandan bahsi geçen ödemeler, ertelendiler. Yani eni sonu bu ödemeler yapılacaklar. Peki ya, ödemelerin günü geldiğinde, bahsi geçen sektörler faaliyetlerini istedikleri gibi eski hale getiremezler ise? O zaman bu ödemeleri yapamazlar ve çok ciddi bir ekonomik bunalımın içine girmezler mi? Halk diliyle soralım: Ertelenen düğünler yüzünden kötü günler geçiren organizasyon şirketleri, bu düğünlerini yaptıklarında; ya istedikleri parayı kazanamazlar ise? Hadi kazandılar diyelim, birikmiş ve ertelenmiş bir yük ile karşı karşıya kalacaklar. Ekonomik olarak zor duruma girmeyecekler mi?

2- Konaklama vergisini Kasım ayına kadar uygulanmayacak.

Otellerde verilen hizmetlerin tamamına uygulanması planlanan vergi 7 Aralık 2019 tarihinde karşımıza gelmişti.  Vergi Konaklama vergisi konaklama tesisinin türüne göre ve kişi başına gecelik olarak hesaplanacak, uygulanmasına ise Nisan 2020 itibariyle başlanacaktı. Korona virüs salgını sebebiyle Kasım 2020 ayından itibaren uygulanmaya başlayacak.

3- Otel kiralamalarına ilişkin irtifak hakkı bedelleri ve hasılat payı ödemelerini Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle ertelendi.

Önce tanımı anlayalım. Gayrimenkul sahibinin, taşınmazı bir başkası tarafından kullanılmasına izin verdiği takdirde ortaya çıkan yararlanma hakkına irtifak hakkı deniyor. Çok kan kaybeden turizm sektörü için iyi bir haber, fakat yine soruyorum: Eğer vatandaş korona virüs salgını sonrası tatile gitmez ise, bu bedel nasıl ödenecek? Çünkü bedelden vazgeçilmiyor, sadece erteleniyor.

Öte yandan bahsi geçen madde için şöyle bir notum var: Bu maddede bahsedilen yerler zaten kamu arazisi. Devlet diyor ki git buraya otel yap, işlet ve bana geri devret. Devlet bu noktada BELKİ gelirini ötelemek yerine hiç almayayım diyebilirdi. Tabii ki takdir devletin.

4- İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranını yüzde 18’den yüzde 1’e indirilecek.

Korona virüs salgını sonrasında, insanlar toplu halde beraber olmak istemediler. Doğal olarak uçaklar ve havalimanları da son yılların en az yoğunluk seviyelerine geldiler. 3 aylık süreçte korona virüs biter mi, korkusu azalır mı bilinmez ama havayolu şirketlerini eski performanslarına döndürebilmek adına atılan bu adım, bence olumlu.  Kısaca vatandaş 100 liralık bileti 82 liraya alacak. Tabi havayolu şirketleri fiyatlarında değişiklik yapmazlar ise…

Peki bir soru: Adana’da üretilen bir ürünü İstanbul’a göndermek için kullandığımız karayolu taşımacılığının bedeli 100 lira idi. Şimdi havayolu ile bu kargomuzu göndersek ve karşımıza 90 liralık bir fatura gelse… Devletimiz kendi eliyle bir sektöre can vereyim derken, bir diğer sektörü öldürmüş olmayacak mı?

5- KOVİD-19 salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlanacak.

İşte geldik en can alıcı maddelerden bir tanesine. Önce nakit akışının bozulması ne demek oradan başlayalım. Ödemelerinizi zamanında alamıyorsunuz, alamadığınız ödemelerinizden dolayı da borçlarınızı zamanında veremiyorsunuz. Buna nakit akışındaki bozulma deniliyor. İşte bu nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan ödemelerini en az 3 ay öteledik, yetmezse batmasınlar diye bir başka kredi desteği de verebiliriz diyor devletimiz. Borcu, borç ile kapatmak; bizim ülkemizin sevilen hareketlerinden bir tanesidir. Umarım bu cümlem haklı çıkmaz ve nakit akışı bozulan her firmamız, borcu borçla kapatmak yoluna gitmeden eski haline gelebilir.  Öte yandan, bir de banka tarafına bakalım. Banka alacağını zamanında tahsil edemeyecek. Tahsil edemeyince de piyasaya kredi satamayacak veya daha az kredi satabilecek.

6- İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği verilecek.

Dış ticaretimiz korona virüs salgını sebebiyle giderek azalıyor. Hal böyle olunca ihracatçımız da üretimini giderek azaltıyor. Üretiyor ama satacak yeri yok. Çünkü dünya tehlike altındayken kimse mal almak istemiyor. İhracatçımız ürettiği malı, stoklayabilsin stok maliyetlerini rahatça karşılasın diye bir stok finansmanı sağlanacak. Maddeyi olumlu ve ileriye yönelik iyi bir tedbir olarak yorumluyorum.

7- Bu dönemde işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek talepte bulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının, Nisan, Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak ertelenecek.

Maddeyi açıklamaya gerek yok. Zaten yeterince basit ve sade bir şekilde anlatılmış. İki tane sorum var. Birincisi, Halkbank ne kadar bir yükün altına girecek? Bu yükü kaldırabilecek mi? İkincisi ise esnaf ve sanatkârlar, faaliyetlerini korona virüs sonrası eskisi gibi sağlıklı bir şekilde yapabilecekler mi? Her ne kadar faiz olmasa bile, onları da çok ciddi bir ödeme planı bekliyor olacak.

8- Kredi Garanti Fonu limitini 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartacak, kredilerde önceliği gelişmelerden olumsuz etkilendiği için likidite ihtiyacı oluşan ve teminat açığı bulunan firmalar ile KOBİ’lere verilecek.

5.maddede sorduğum, bankalar tahsil edemedikleri krediler sonrasında ihtiyacı olana krediyi daha az ve daha zor verirse ne olacak diye sorduğum sorunun cevabıdır.

9- Vatandaşlarımız için uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredi paketleri devreye alınmasını teşvik edilecek.

Maddeleri incelerken bahsettim. Bankalar, alacaklarını tahsil edemezlerse; reel sektörün kredi ihtiyacı karşılanırken zorlanırız demiştim. Bu maddede de vatandaşın krediye ulaşmasının kolaylaştırılacağı söyleniyor. Berat Albayrak’ın 19 Mart tarihinde belirttiği iç talep ile ayakta durma politikasına uygun bir madde.

10- 500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde 80’den yüzde 90’a çıkartacak, asgari peşinatı yüzde 10’a düşürülecek.

Geldik ekonomik istikrar kalkanının en absürt, en saçma ve en gereksiz maddesine. Devletimiz inşaat sektörü ölmesin diye evlere çıkabilecek kredi oranını yükseltiyor. Lütfen birisi devletime söylesin, insanlar korona virüs varken sadece canlarını düşünüyorlar! Ev alma konusu korona virüs sonrasında inanın halkımızın öncelikleri arasında bile değil! Ama hep söylerim, ne varsa bu inşaat lobisinde var! Bu arada benim okurum bilir, inşaat sektörüne zaten elimden geldiğince karşıyımdır. Hatta bir de yazı yazmıştım, buradan okuyabilirsiniz…

11- Virüsün yayılmasına karşı alınan tedbirlerin etkisiyle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesini sağlanacak.

Önce bir maddeyi anlayalım. Temerrüde düşmek, alacaklı ya da borçlu taraflardan birinin borcunu ya da yükümlülüğünü zamanında ve usulüne göre yerine getirmemesi halidir. Peki mücbir sebep nedir? Mücbir sebep, hukukta görevin, taahhüdün ve sorumluluğun yerine getirilmesine engel teşkil edebilecek nitelikte bulunan ölüm, iflas, hastalık, tutukluluk ve buna benzer hallerdir. Tanımları yaptık. Kısaca maddeyi özetleyelim: Borcunu ödeyemeyen firmanın kredi siciline bu bilgi borcunu ödemedi olarak işlenecek. Fakat sebep olarak mücbir sebepler gösterilecek. Bu maddenin suiistimal edilmeden layığı ile uygulanması, olumludur. Umarım layığı ile uygulanır ve gerçekten çalışmak faaliyet göstermek isteyen firmalar, ekonomik varlıklarına devam ederler.

12- Asgari ücret desteği devam ettirilecek.

Neydi asgari ücret desteği? Asgari ücretin yükselmesi sonrasında, işveren tarafında fazladan bir yük oluşmuş; rekabet avantajı kaybolur gibi olmuştu. İşte bu rekabet ortamının yeniden sağlanması için devletimiz işverene günlük veya aylık olarak destek olacağını belirtmişti. İşte bu destek, 2020 yılında da devam edecek denildi pakette. Zaten 17 Şubat 2020 tarihinde TBMM’ye sunulan “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 27.maddesi de buydu.

13- Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkin hale getirilmesini temin edilecek.

Belki de paketin en olumlu maddelerinden bir tanesi. Türkiye’nin giderek dijitalleşmesi gerektiğini elimden geldiğince yazıyordum. Fakat, gördük ki: “Bir musibet bin nasihatten iyidir” . Korona virüs salgını olmasa belki bu esnek çalışma, dijital dünya konularını çok sonra konuşacaktık. Umarım hayal ettiğimizin yarısı kadar ile bir ilerleme gerçekleştirilebilir.

14- Kısa Çalışma Ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak için gereken süreçleri kolaylaştırılacak ve hızlandırılacağız. Böylece faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği verirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız.

Kısa çalışma ödeneği şudur: Korona salgınından etkilenen ve bu sebepten ötürü iş yeri kapatılan patron ve çalışanlar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı İŞKUR tarafından desteklenecek. Fakat bu destekten yararlanmak için birtakım şartları sağlamak gerekiyor. Ödenek ile alakalı web sitesinden daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Ben uzun uzun açıklamıyorum, ama sistem çok kolay ve anlaşılır bir dilde olduğu için açıklamıyorum.

15- En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltilecek.

Yaklaşık 650.000 kişinin emekli maaşı 1.000 TL idi. Bu tutar 1.500 TL olarak güncellendi. Berat Albayrak’ın 19 Mart 2020 tarihli konuşmasından özet veriyorum: “Türkiye iç Pazar olarak çok kuvvetli bir ülke.  Bu tutarın artışı ile iç pazarda bir harcama artışı bekliyoruz”. Kendi cümlelerim ile devam ediyorum. Sayın bakanım, evet bahsettiğiniz talep artışı kâğıt üzerinde olacaktır. Fakat evdeki hesap ile sizin ofisteki hesap bir nebze de olsa farklı gibi… Benden demesi!

16- Emeklilerin bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödenecek. Yine emeklilerimizin maaş promosyon ödemelerinin de şubelere gitmelerine gerek kalmaksızın, doğrudan hesaplarına yatırılmasını sağlanacak.

               Bayram ikramiyeleri, hemen hemen 2 ay erken ödenecek. Biz Türklerde adettir, yatırım, tasarruf falan aklımıza çok sonraları gelir. Hele ki emekli iseniz, aklınıza neredeyse hiçbir şekilde gelmez. Bunu neden söyledim? Emeklimiz bu ikramiyesini erkenden alacak ama, umarım bayrama doğru bir sızlanmaya başlamaz ayaklarını yorganlarına göre uzatırlar. Gelelim diğer bir maddeye, promosyon ödemelerine. Değerli dostlar, daha geçtiğimiz hafta bir aile yakınım promosyon ödemesini internet üzerinden halletti. Zaten böyle bir imkânımız var idi.

17- Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın belirlediği kriterlere göre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak nakdi yardımlar için ilave 2 milyar liralık bir kaynak ayrılacak.

Madde hakkında çok bir şey söyleyemiyorum, olumlu görünüyor. Özellikle gönüllü karantina yaşadığımız şu günlerde ihtiyaç sahibi insanları da düşünmemiz gerekiyor

18- İstihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışma süresini 4 aya çıkartıyoruz.

Korona salgını sonrasında işiniz ya durdu, ya da durmak üzere. Teslim etmeniz gereken işler birikti. Bu noktada işveren telafi çalışma adı altında işini yeniden devam ettirebilir. Bu zaten yasalarımızda olan bir madde idi. 2 aylık bir süre olarak yasamızda yer alan madde, 4 aya çıkartıldı. Pek tabii bunun da bir kuralı ve kaidesi var. İşveren bu telafini yapılacağı tarihi bildirmek zorunda. Sadece tarihle de bitmiyor, telafi çalışmanın sebebini de bildirmek zorunda.

19- Tek başına yaşayan 80 yaş üstü yaşlılarımız için, sosyal hizmet ve evde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programını devreye alınacak.

Elinizi vicdanınıza koyun. Hepimizden çok 80 yaş üstü tek başına yaşayan vatandaşlarımızın desteğe ihtiyacı var. Biz bir şekilde gider alışveriş de yaparız, doktora gideriz, bankaya da gidebiliriz. Peki ya onlar? Devletimiz, sıcak kollarını bu vatandaşlarımızın üzerinden ne olur çekmesin. Çünkü onların kimsesi yoksa, devletleri var.

Değerli dostlar, Ekonomik İstikrar Kalkanı planını madde madde inceledik. Umarım faydalı bir rehber olmuştur. Size maddeleri dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Anlatmasına anlattım da, benim şahsi görüşümü merak edenler de olacaktır. O konuya da kısa bir şekilde açıklık getirip, yazıyı tamamlayayım.

Öncelikle değerli dostlarım, Ekonomik İstikrar Kalkanı 18 Mart tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yoğun katılım sağlanan ve neredeyse 4 saat süren bir toplantının sonunda açıklandı. Her vatandaşın yaptığı gibi ben de ekrana kilitlenmiştim. Hepimiz bir takım sağlık tedbirleri, belki sokağa çıkma yasağı gibi maddeler bekliyorduk. Şahsıma sorarsanız bu bahsi geçen toplantının sonunda ekonomik bir paket açıklanması, vatandaşın beklentisini karşılamadı. Paket olumlu mudur? Olumludur. Fakat biz başka şey bekliyor, devletimiz başka bir şey yapıyordu. İşte şaşkınlığımız bu yüzden…

Sağlıcakla kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.