Gönüllerinde güzellikler tohumlayabilenlerin özlem ve iyi dileklerle karşıladıkları 2018 yılın ikinci haftası da geride kaldı sayılır!

Şimdiden geçmişi arar olduk!

Uslanmaz muhalif olarak ne yazık ki yine yanılmadım!

Çünkü karnemiz kırık notlarla dolu!

Bugün sözüm ona yeni yılın ilk günü. Bilmiyorum neresi yeni!..Karanlık, yobazlık, çirkef  katmer katmer çökmüş günlerin üstüne. Düşündükçe başıma ağrılar giriyor. Yolların çıkmazlığı bugün daha belirgin geliyor bana. Bu yollar ne zaman çıkar olacak, çocuklar ne zaman gülecek gevrek gevrek?

Tırnak içinde aktardığım tümceyi 1.1.1986 tarihinde not düşmüşüm!

Aradan 32 yıl geçmiş, o günden bu güne iyiden güzelden yana pek bir şey değişmezken, hem geçip giden yıllar hem de biz eskidik...

Gülmesini istediğim o günlerin çocukları birer delikanlı olup kim bilir hangi ağır yükün altınadırlar şimdi...

Yıl yeni!

Günler su gibi akıp gidiyor. Kişiler farklı algılasa da akışı tekdüze!

Emek hala mahkûm varsıla.

Taşeronların insafına terk edilen emekçi yoksul!

İnanmazsanız gezin dolaşın kenar semtleri, gözlerin yanar yoksul sokaklarında...

Damları basıktır evlerin. Soba boruları engindedir. Yakar duman gözünü, çünkü yanar sobalarda yokluk.

Gönül penceremde şekillenen görüntülerin çarpmasıyla derin bir ahhh çekiyorum…

Yüreğim de gözüm gibi yanıyor.

Namussuzluk koparmış gemini gidiyor. Elin ayağın baştan aşağı yara. Önüne geçemiyorsun çirkinliğin. Ne yapsan durdurmak olası değil. Öyle bir hal almış ki ortam, yavan yaşık bir ekmek için paramparça oluyor insanlar; bırakın yaşamın tadını almayı, farkında değiller yaşadıklarının.

Yaşamın bir yüzünde vur patlasın çal oynasın, diğer yüzünde naçarlık...

Naçarlık, ah hanesi harap olasıca naçarlık...

Daha da kötüsü savaşlar…

Her yeni yılda farklı savaşlar tetikleniyor!

Ve yokluğa ve savaşlara isyan eden bir ananın feryadı çınlatıyor kulaklarımı ” Ana hayran/ ne zaman girecek karayerin dibine / acı / açlık / bir de kuzularımı elimden alan kıran giresi savaşlar?

Yılların değişmesine karşın ne yokluğa son verildi ne de savaşların kökü kazındı!

Mahpushane, ölümler, ayrılıklar hepsi ayrı birer kanayan yaradır yüreğimde.

Mahpushane, sıcak aşa, ılık gülüşe, ana şefkatine, yar koynuna hasrete kalınan, düğmesine erişilemeyen ampullerin ışıttığı gecelerin diyarı…

Mahpushanelerin boş kalacağı günleri görecek miyiz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.