Değerli dostlar,
Daha önce yazı deneyimi olmuş ve naçizane 5 adet yayımlanmış kitabı olan bir kişi olarak bu defa sürekli bir yazı macerasına atılarak günlük makale yazılarıma başlamış bulunuyorum. Asıl profesyonellik alanı yazı olmayan bir ziraat mühendisi, sanayici-işadamı olarak umuyorum ki bu uğraşın altından başarıyla kalkabilirim.


Bu zor yazı serüvenine girişmeden evvel bir hayli düşündüm. İşin şakası yok!

Malûm, söz konuşulmadan onun hâkimi sizsinizdir, konuşulduktan sonra o sizin hâkiminiz olur. Yazıda da aynıdır. Hatta daha risklidir. Çünkü söz gider, yazı kalır.

Bir metni yayınladıktan sonra artık siz ona tabi olursunuz. Velhâsıl kolay iş değildir.

O halde bu işe neden giriştim?


Geldiğim yaş ve konumda artık, toplum için yaptığım faydalı işleri artırmak istiyorum.


Ben, ilkokuldan üniversite tahsilinin sonuna kadar devletimizin imkânlarıyla okumuş bir kişiyim. Bir iş adamı olarak istihdam yaratıp vergi ödeyerek ülkeme gönül borcumu ödemeye çalışıyorum.
Ayrıca sahip olduğum birikim ve tecrübeleri topluma aktarmak da benim için gönül borcumu ödememin bir başka yolu.


Bu yazılarda esasında sizlerle sohbet ederek ülkemiz, dünya ve Mersin’deki olay ve gelişmeleri konuşacağız. Zaman zaman dış politikayı ve dünya politikasını masaya yatıracağız.

İlgi alanlarım geniş olduğundan şüphesiz ki yazı konularımız siyasetle sınırlı olmayacak. Şu an aktif politikanın içinde ve Atatürk’ün partisinde siyaset yapıyor olsam da elbette ki tüm dünyam siyasetten ibaret değil.

Yazılarımda kültür-sanat konularıyla da zaman zaman sizlere sesleneceğim. Kültür-sanat söz konusu olduğunda edebiyat ve sanırım özellikle şiir konusunda bir hayli sohbet edeceğiz. Şiir söz konusu olduğunda aşktan konuşmamak ne mümkün? Elbette aşkı da konuşacağız.

Çok zevk aldığım ve özel ilgi alanım olan tarih konusunda da yazılarım olacak. Özellikle Millî Mücadele, İstiklal Harbi, Cumhuriyet tarihi, 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın ilk 18 senesinde Osmanlı İmparatorluğu ve tüm Türkiye Cumhuriyeti tarihi üzerinde de sohbet edeceğiz.

Buna ilaveten, tarihin tüm dönemlerini ele alacağım ve tarihi perspektiften tüm dünyayı analiz eden yazılarım da olacak.

Edebiyatın çok ilgimi çeken “deneme” türünde yazılar yazmayı da planlıyorum.

Çok önem verdiğim bir husus da bazı yazılarımda genç kardeşlerime, genç dostlarıma kendi tecrübelerimden yola çıkarak bazı tavsiye ve önerilerde bulunacak olmamdır.

Hayatı daha rafine yaşamaları, hayat kalitelerini artırmaları için olacak bu önerilerim.

Gençler çok değerli, çok önemli. Onlar geleceğimiz.


Dilerseniz, bu yazıların genel çerçevesi ve bağlı kalacağım ilkeler hususunda da biraz bilgi vereyim.

Yazılarıma elbette ki dünya görüşüm damga vuracaktır. Tüm yaşamımı yönlendiren ve temel olarak bağlı olduğum kavramlar, evvela, Cumhuriyetimiz ve Atatürkçülük’tür. Yazılarımda Cumhuriyetimize ve Atatürk’e sıkı sıkıya bağlı kalacağım ve onları kıskançlıkla koruyacağım. Atatürk’ün tüm ilkeleri ve devrimleri her zaman olduğu gibi rehberim olacak ve ışığıyla yolumu aydınlatacak.

Yazılarımda ülkemizin bölünmez bütünlüğü ve üniter devlet anlayışı düşüncelerimden asla taviz vermeyeceğim.


Ben; ülkesinden, devletinden, milletinden ve milliyetinden gurur duyan bir Türk’üm. Tüm yazılarımı bu aidiyetim ışığında yazacağım aşikârdır.


Yazılarımda demokrasiyi titizlikle savunarak, koruyacağım; demokrat bir davranış tarzını benimseyeceğim.


Bu yazı sohbetlerimizde asla ve kat’a kimsenin özel hayatına ve kişilik haklarına en ufak bir saygısızlık yapmayacağım.

Kişiler elbette ki eleştirilebilir fakat bu, ilkeler üzerinden yapılmalıdır.


Tüm yazılarım “fikri namus” çerçevesinde yazılacaktır. Naçiz bir aydın olarak değerlendirilebilirsem eğer, yazılarımı “aydın tavrı ve aydın namusu” bilinciyle yazacağım ve buna daima riayet edeceğim.

Başlangıç olarak Salı, Perşembe ve Cumartesi olarak haftada 3 gün yazmayı planlıyorum.
Değerli görüş ve önerilerinizi e-posta adresime bildirebilirsiniz. Hepsini okuyacağımdan ve değerlendireceğimden şüphe etmeyiniz. Bu mesajlarınız benim için çok önemli ve değerlidir.

Tekrar merhaba. Bundan böyle birlikte bir yolculuğa çıkacağız. Bana katıldığınız için teşekkür ederim.

Sözü, denizcilerin sefere çıkarken söyledikleri sözlerle bağlayalım: Vira Bismillah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.