Böyle bir başlık atmanın benim için çok riskli olduğunu biliyorum… Bilenler bilir, daha çok eleştirmeyi  severim.. Ayrıca inanmadığım bir şeyi de yazmam. Ben de yağcılık, yalakalık yoktur.. Ancak Mersin’de doğmuş,  kırk yıldır siyaset ve bir o kadar da gazetecilik yapan biri olarak beni ilk defa heyecanlandıran bu noktayı yazma ihtiyacı duyuyorum.

Hiç kuşkusuz bütün Belediye Başkanlarının Mersin’e önemli hizmetleri oldu. Hemen hepsini yakından tanıdım ve takip ettim. Ama ilk defa Mersin Belediye Başkanını buldu diyorum.. Bunu söylememin ana nedeni Vahap Seçer’in siyasetçi olması..

Herkes siyasetçi diyebilirsiniz. Değil işte. Herkes siyaset yapıyor olabilir ama siyaset hamuru ve mayası çok az insanda vardır.. Bu bir karakter ve kişilik meselesidir. Adanmışlık ve tutku meselesidir. Dahası vizyon ve dünya görüşü meselesidir. Ayrıca belirli ilke ve değerlere sahip olma meselesidir.  Vahap Seçer’de bunlar var… Siyaseti bir yaşama biçimi olarak seçtiği, kendisini Belediye Başkanlığına uzun süredir hazırladığı ortada. Yani Vahap Seçer’in başarılı bir Belediye Başkanlığı olması için kişisel bir eksiklik ve zaaf görünmüyor. Dedim ya iyi bir siyasetçi.

İyi bir siyasetçi verili durumun adamı değildir, maslahatçı hiç değildir. Tam tersine önünü kendi açan, yolunu kendi yapan kişidir. Vahap Seçer’den beklenen de budur. Bu anlamda işi zor elbette. Beklenti büyük, imkanlar kısıtlı çünkü.. Ayrıca kendisine oy veren CHP seçmeni de zor bir seçmen. Son derece aktif, müdahaleci, talepleri olan, kimi zamanda tepkici bir seçmeni var CHP’nin… Zaten kural olarak seçmeni tam anlamıyla memnun etmek de mümkün değildir. Seçer de CHP seçmenini göz ardı ederek iyi bir belediye başkanlığı yapamayacağını mutlaka biliyordur. Bu noktada bazı atamalardan ve uygulamalardan dolayı özellikle partili seçmende bir hayal kırıklığı yaşandığını belirtmeliyim.

Bir kere partili seçmen Kocamaz dönemi ile şimdiki dönem arasında net ve kalın bir çizgi çizilsin istiyor. CHP’liler işten çıkarılmaları, çıkarılmayanlarından da nasıl bir baskı, sürgün ve hakaretlere maruz bırakıldıklarını unutmuş değil. Elbette hiç kimse rövanş beklememeli başkandan. Ancak hala o dönemin tepe yöneticilerin görevlerine devam etmesinin büyük bir huzursuzluk yaratığını başkanın bilmesi lazım.. Öte yandan CHP’lilerin de  Belediye’ye vıcık vıcık siyaset sokulamayacağını, yalnızca partili olmalarının onlara özel bir imtiyaz sağlamayacağını anlaması gerek.. Geçmişte bu yapıldı ve herkes zarar gördü.. Kaya Mutlu’nun da, Macit Özcan’nın da işe aldığı insanları bile sahada çalıştıramadığını tanık oldu bütün Mersin.. O dönemler geçti. En başta bunu herkesin kabul etmesi lazım.

Vahap Seçer’in popülist bir politikacı olmadığı belli. Yapamayacağı hiçbir şeyin sözünü vermek istemiyor. Son derece gerçekçi ve sağlam adımlarla gitmek istiyor. Sanıyorum Belediyenin maddi imkânsızlıklarını görünce beklentileri de düşürmek istiyor.

Ancak şartlar ne olursa olsun başarılı olmak zorunda. Bütün mesele ekibini iyi kurmakta. Yeterli mi bilmiyorum, ama Seçer’in ekibinde çok iyi isimler bulunuyor. Yine de zaman içinde kadronun daha da zenginleşeceğini umut ediyorum. Ayrıca atamalarda liyakat ölçüsünün yanında, partiye yakın bürokratlar da değerlendirilmeli bana göre. Gerçi bu nokta da subjektif olmamak mümkün değil. Yine de CHP’liler kendilerini bu konuda rahatlatacak isimleri bekliyorlar. Bunda da haklılar.

Vahap Seçer seçim kampanyası boyunca sıradışı bir başkan olacağını vurguladı. En çok da ekonomik projeksiyonu olan bir belediyecilik yapacağını söyledi. Doğrusu da budur. Burada sorun bunu nasıl yapacağıdır. Kentin ekonomik dinamiklerini harekete geçirmede bir lider ihtiyacı vardı.. Bu liderliği pekâlâ Vahap Seçer yapabilir. Yapacaktır. İkincisi ulusal ve uluslararası ekonomi dünyasına gerek bilgi, gerek ilişki bakımından hâkim olan, etkin bürokrat ve danışman eksikliği hızla giderilmelidir. Dünya perspektifi olmayan bir Mersin yönetimi önünde sonunda tıkanır. Mersin’in uluslararası ekonomik konjonktürün var ettiği bir kent olduğunu asla unutmamalıyız. Ekonomik faaliyetlere odaklanmış, spor, kültür-sanat, eğitim gibi alanlarda öne çıkmış bir Mersin’i kimse tutamaz..

Geliyoruz en önemli meseleye. Stratejik planlama bu işin temeli. Bu yapılacaktır elbette. Bir de stratejik iletilişim meselesi var.. Bu nokta genellikle gözardı edilir, ya da yeterince önemsenmez, ya da bunu doğrusu nedir, nasıl yapılır bilinmez.. Başkanın bu noktaya önem verdiği görülüyor. Ancak iletişim meselesi artık başka bir yerde. Yani bu iş yaptığını halka duyurma ve anlatma olayını çok aştı. Belediye başkanları daha çok bunu yapıyor. Bir basın bürosu kuruyor. Her yaptığını ya da söylediğini çeşitli iletişim kanalları kullanarak halka ulaştırılıyor. Bu da yapılmalı elbette ama yeterli değil artık… Çünkü iletişim teknolojisi  değişti, insan değişti, dahası bu konuda psikoloji bilimi insan zihninin yeni çalışma prensiplerini ortaya çıkardı.. Dolayısıyla tümüyle uzmanlık ve bilim konusu olan İletişim bir bütün olarak yeni tip organizasyonlar üzerinden yürütülüyor artık… Büyük şirketler dışında çok az kurum bunun farkında.. Yani ben doğrusunu yaparım ve anlatırım, halkta benim hakkımda doğru düşünür diye bir şey yok artık.. Algıyı ve imajı yönetme diye bir şey var.. Ne olursa olsun algı gerçektir diye bir kural var.. İletişimi sen yönetmezsen başkası yönetir diye bir kural var.. Sen sussan da konuşmasan da iletişim bitmez hep devam eder diye bir kural var. Dahası artık iletişim tek yönlü değil çift yönlü sosyal medyadan dolayı.. Halk her an iletişimin içinde. Her an her yerde başkanını izliyor ya da görmek istiyor. Buradan reaktif değil, proaktif olmak gerektiği ortaya çıkıyor. Sadece olanı değil, olması gerekeni de planlayacaksın. Bu noktada işim ve ilgi alanım gereği ciddi eksikler ve boşluklar gördüğümü, başkanının başarısının bunlara bağlı olduğunu söylemek istiyorum..

Çünkü çok iyi biliyorum ki, bilimin kurallarına dayanarak çok iyi yönetilmeyen ve stratejik olarak planlanmayan bir iletişim yönetimi olmayan hiçbir yerde başarı yoktur.

En başa geliyorum.. Mersin gerçekten bu sefer başkanını buldu. Ancak biraz daha dikkat.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.