Mevcut Mersin Büyükşehir Belediye Başkanının seçildiği partisi MHP tarafından aday gösterilmemesiyle başlayan belirsizlik, sonunda İyi Parti lideri Akşener'in grup toplantısında yaptığı açıklama ile sona erdi.

Akşener Kocamaz'ın kolunu kaldırarak, bir dönemin noktalandığını açıkladı. Kapanan perdenin yerine yenisinin açılıp açılmayacağını 31 Mart akşamı sandıkların açılmasıyla göreceğiz.

Bahçeli' nin AK Parti ile ittifak görüşmelerinin sonucunu beklemeden MHP'li Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna'yı Kocamaz'ın yerine aday ilan etmesi ve Kocamaz'ın karar karşısında köşesine çekilmeyip "daha yapılacak yarım kalan işlerim var" diyerek meydanı terk etmemesi şimdiden Mersin özelinde milliyetçi kesimin hayli gergin ve şimdiden söylemlere yansıyan iki cepheli bir yerel seçime hazırlandığını gösteriyor.

Partisinden istifa ederken kendisine karşı tuzaklar kurulduğunu söylerken doğrudan kimi isimleri hedef tahtasına oturtarak "hakkımı helal etmiyorum" diyen Kocamaz' a karşı, MHP il başkanının hafta sonu bir toplantıda dile getirdiği söylemler seçime giden sürecin işaretlerini yansıtması bakımından dikkat çekici…

25 yıldır belediye başkanlığı sıfatını Kocamaz'ın kazanmadığını, o sıfatı kendisine ülkücü hareketin verdiğini söyleyen MHP il başkanı sözü "helalleşmeye" getirip şunları söylüyor:

"Şehitlerin analarının gözyaşları kadar hakkın var mı bu partide? Bir de çıkıyorsun 25 yılın hakkını savunuyorsun. Bu haklarımızı sana nasıl helal edeceğiz Burhanettin Kocamaz? Ülkücü, hayatını her şeyiyle vatanına, milletine, davasına adamış kişidir. Ülkücünün tarifi budur."

Yukarıdaki sözler yerel seçimlere doğru milliyetçi kesimde düne kadar kapalı kapılar ardında süren çekişmenin, 'yen içinde kalan kırılmış kolun' artık ortaya çıkmak bir yana meydanlara yansıyacağının da ilk işaretleri gibi görünüyor.

Gerçekten de 2014'ten beri Kocamaz ile Tuna arasında kamuoyuna yansıtılmamaya çalışılan bazen gizli bazen açık bir rekabet olduğu sır değil. Zaten aday yapılmamasında Tuna'nın rolü olduğunu dile getiren ve suçlayıcı ifadeler kullanan da Kocamaz'ın kendisi…

Kavganın artık kişiler üzerinden çıkıp, iki parti arasında söz düellosuna dönme potansiyeli de var elbet… Bekleyip görelim ve gelelim Kocamaz'ın İyi Parti adayı olmasıyla şekillenmeye başlayan Mersin tablosuna…

MHP'nin kendisini aday yapmayacağının belli olduğu andan itibaren, Kocamaz adını bir türlü açıklamadığı pek çok partiden kendisine teklifler yapıldığını söyleyerek, aslında tüm partilerin önerilerine açık olduğunu da deklare etti.

Bununla da kalmadı. CHP ya da AK Parti'den aday olabileceği yönünde ortaya atılan tüm iddiaları da yalanlamaktan çok, doğrulayacak bir tavır sergiledi.

İstanbul ve Ankara Büyükşehir seçimlerini kazanmak bir yana Mecliste de MHP desteğine muhtaç AK Parti’nin, bir Mersin uğruna müttefiki ile köprüleri nasıl olup ta atabileceği bile bazı kesimlerce sorgulanmadı.

CHP'de ise masa başı mühendislik hesapları yapan, İyi Parti ve CHP oylarını 24 Haziran tablosundan hareketle toplayıp bunlardan sonuç çıkaran kimi isimler aylarca Kocamaz'ın İyi Parti- CHP ortak adayı olacağı iddialarını sıcak tuttular.

Tüm beklentiler bugün itibariyle sona ermiş bulunuyor.

Akşener'in 4 Aralık 2018 Salı günü henüz Kılıçdaroğlu ile ittifak görüşmelerini sonuçlandırmak üzere bir araya gelmeden ve o birlikteliğin yürüyüp yürümeyeceğini görmeden Kocamaz'ın adaylığını açıklaması, en azından iki partinin Mersin'de ortak aday beklentilerini sona erdirmiş oldu.

AKP-MHP'nin yerele dönük ittifak tablosu henüz netleşmese de, özellikle AK Parti’nin Mersin'de bugüne kadar aday belirleme yönündeki çekingenliği gösteriyor ki, iki parti Tuna ismi üzerinde mutabakat sağlama noktasındalar veya çok yakınlar.

O cephede pazarlıkların Büyükşehirden ziyade ilçeler bazında sürdürülmesi ve ortak adayların pazarlıklara göre şekillenmesi sürpriz sayılmamalı.

Bu durumda belli ki sağ ve özellikle de sağın milliyetçi cenahında Tuna-Kocamaz arasında bir yarışa tanık olacağız. Kim bilir, iki isim arasında beş yıl öncesinden başlayıp süren gizli/açık kavga 31 Mart 2019 akşamı belki de ikisinin sahneden inmesiyle sonlanacak…

Mersin' de bugün ortaya çıkan tablo en çok kime yaradı derseniz?

Öncelikle ve parti olarak CHP' ye ama ondan da öte, yakınlarına ifade ettiği kadarıyla 'kendisini en çok yoran il' olan Mersin'deki belirsizliğin ortadan kalkmasıyla eli rahatlayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na…

Milliyetçi kesimde oyların az veya çok bölünecek olması aritmetik olarak CHP' ye altın fırsat sunmakla kalmıyor, aynı zamanda düne kadar İyi Parti ittifak hesapları nedeniyle milliyetçi seçmene sıcak gelecek aday arayışları yerini Kürt tabanın oyunu alacak, en azından onların tepki göstermeyecekleri bir ismi öne çıkarma beklentilerini güçlendiriyor…

Tabanda böylesi bir ittifak gerçekleşebilir mi?

İlçeler bazında ele alındığında çok daha sağlıklı analizler yapılabilecek o olasılıkları da bir sonraki yazıda ele alacağım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.