Sevgili dostlar merhaba. Bu haftalık yazılarımı da Mersin merkezli yazıp , haftaya ulusal gündemi takip edeceğim . Mersin’e bu haftamı ayırmamın sebebini bir önceki yazımda belirtmiştim . Kaçıranlar için tekrar edelim , bu şehirde doğup ; bu şehre istihdam yaratan genç bir sanayici olarak ; öncelikli görevim Mersin hakkında uyarılar yapmak. Bir nebze de olsa ; sorunları sizin önünüze çıkarmak.

Mersin ne şehridir ? Bu soruyu biraz zihninizde düşünün.

Mersin bir tarım şehri midir ? Evet , şehir ekonomisinin bir kısmı tarım dayalıdır.

Mersin bir öğrenci şehri midir ? Evet , birden fazla üniversitemiz var.

Mersin bir turizm şehri midir ? Evet , çok güzel sahillerimiz var.

Mersin bir sanayi şehri midir ? Evet ; organize sanayi bölgelerimiz giderek artmaktadır.

Mersin bir gastronomi şehri midir ? Evet , cezerye ve tantuni gibi özel lezzetlerimiz var.

Gördüğünüz gibi soruların tamamına evet şeklinde yanıt verdik . Fakat kazın ayağı ne yazık ki öyle değil .Bundan birkaç yazı önce Marka Kent Mersin Hastalığı başlıklı bir yazı kaleme almıştım . Bahsi geçen yazıda , marka kentlerin bir tema üzerine kurulu olduğunu belirtmiştim . Merak edenler ; o yazıyı bulup düşüncelerimi öğrenebilirler.

Marka kentlerin bir teması ve bu tema üzerine kurulmuş bir stratejisi vardır . Kendilerini o şekilde lanse ederler , o şekilde pazarlarlar . Mersin’de ise birden fazla tema var üstüne üstlük strateji yok . Yani un var , şeker var , yağ var . Ama ortada helva yok. Çünkü helvacı yok . Helvacı yok dediğime bakmayın , her STK helvacı …

Yani aslına bakarsanız Mersin’de helvacı çok . Her STK kafasına göre Mersin XXX şehridir , Mersin YYY şehridir diye bas bas bağırıyor . Kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Amaç orada Mersin için çalışmak da değil , yanlış anlamayın . Amaç kendi STK’larını ön plana çıkartmak .

Tarım şehri olabilme potansiyeli çok yüksek olan Mersin , bunu sadece birkaç ilçesi ile kullanıyor . Erdemli’de limon , Anamur’da muz , Silifke’de çilek. Bunlar başarılı ilçeler mi ? Bir nebze . Neden mi bir nebze ? hemen bir örnek…Anamur muzu , milli eğitim kitaplarından çıkarıldığı gün , Anamur muzunun da şöhreti biter. Çünkü bu şöhret Anamur’a devlet hediyesidir. Üzerinde çalışılmış bir strateji değildir.

Öğrenci şehri olabilme ihtimalimiz de çok yüksek . Birden fazla üniversitemiz mevcut. Fakat her ne hikmet ise ; öğrencilerin mutluluklarının sıralandığı şehirler listesinde her sene ya 26. ya 28. oluyoruz. ( Dipnot : her noktada rakip olarak gördüğümüz Adana 23. Sırada ) Biz Mersin olarak ; ya öğrenciyi anlamıyoruz , ya işimize gelmiyor . Dünyanın en rahat anlaşılabileceği türü olan öğrenciler ile bile anlaşamıyoruz kısaca…

Turizm şehri olma ihtimalimiz çok düşük . Bir kere havalimanı yok . Bu konuda uzun yazmayacağım. Düşüncelerimi merak edenler “ Yerli Turist Mersin’e Neden Gelmez “ başlıklı yazımı bulabilirler.

Sanayi şehri olma ihtimalimiz bu ihtimallerden en yüksek olanı . Bir kere limanımız var . Liman deyip geçmeyin ; koca bir hinterlandın yükünü alan bir limandan bahsediyoruz. Bazı noktalarda yarı mamulün tamamlanması noktasında da Mersin’den yararlanılıyor. Fakat biz Mersin olarak ilk önce fıstık yeşilini boyuyoruz . Gereğinden fazla yürekli açıklamalar yapıyoruz . Neden mi bahsediyorum ? Mezitli Belediye Başkanı sayın Neşet Tarhan ; Volkswagen’i Mezitli’ye fabrika kurmaya davet etmişti. İlk önce şaka yapılıyor sanmıştım , fakat gerçekmiş… Birisi de çıkıp Mezitli’de sanayi ve sanayi alt yapısı ne var diye sormadı .  Belki soramadı . Ama bunun yerine ne yaptık ? Çıkıp alkışladık . Helal sana Neşet başkan dedik .

Mut ve Erdemli’de işler iyi gidiyor mesela. Organize sanayi bölgelerimiz giderek büyüyor. Tek şanssızlığımız ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik buhran . Ona da şu an Mersin olarak yapabileceğimiz bir şey yok.

Gastronomi anlamında şansımız Türkiye’nin her ili kadar . Artık her ilin en az bir tane yöresel lezzeti ön plana çıkartılıyor . Tantuni , ulusalda en yakın rakibi kebabın karşısında sönük kalıyor .Fakat hala denenebilir bir strateji olduğunu düşünüyorum .

Dostlar ; tek tek inceledik . Ne var ne yoksa belirttik . Elbette atladığımız noktalar vardır , olacaktır da . Fakat Mersin için hangi temayı koyarsanız koyun ; sonuç biraz önce okuduğunuz satırlar gibi olacak.

Strateji olmadan ; bir yol haritası bulunmadan , sadece açıklamalar yaparak bir şehri markalaştıramazsınız. Hele hele bu şehrin öakal diye tabir ettiğim sadece kendi cebini dolduranlarına emanet edilirse hiç olmaz.

Biz anlatıyoruz ama ; bizi dinleyen yok . Vatandaşın ise bu konuda fikirleri çok . Fakat sevgili vatandaş ; inan bizi kimse duymayacak . Yarın bir STK çıkıp Mersin ZZZ şehridir diyecek ; alkışlayacaklar . Öbür gün bir başka STK altta kalmayacak ; Mersin’in hamisi olarak Mersin AAA şehridir diyecek…

Sözün özü ; markalaşma strateji ve bağımsız bir ekip gerektirir. Liyakat ile görev teslim edilmelidir. Fakat az önce kurduğum cümledeki kelimeleri hiçbirisi ne yazık ki Mersin’de yok…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.