Sevgili dostlar, hepinize iyi bayramlar diliyorum. Umarım sevdikleriniz ile güzel bir bayram geçiriyorsunuzdur. Ben de bugün sizin için bayram tadında bir yazı hazırladım. Fakat, dost acı söyler. O yüzden biraz acı bir bayram şekeri olacak benimkisi. Bayram geldiğinde merakla takip ettiğim bir olay dizisinden bahsetmek istiyorum. Aslında birazdan bahsedeceğim konu, bir önceki yazımda kaleme aldığım “Mersin ve Vitrin Mankenleri” başlıklı yazımı tamamlar nitelikte. Müsait bir zamanınızda o yazımı da okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Neyse kısa keselim. Karşınızda: “Mersin ve Bayram Mesajları “

Mersin ve Bayram Mesajları

Mersin’de bayram yaklaşınca, gazeteci dostlarda bir hareketlilik başlar. Gazeteci dostların hareketliliğinin sebebi haber için değildir. Mersin’in vitrin mankenlerinin çoğu gazetelere boy boy fotoğraflar vererek; bayram mesajları yayınlatırlar. Hummalı bir çalışma başlar…

XX LTD ŞTİ Yönetim Kurulu Başkanı olan Mersin’in kadrolu vitrin mankenlerinden olan abimiz, bayramımızı kutlarmış. (Dipnot: Zaten yönetim kurulu dediği 2 veya 3 kişi; onlar da akrabalar, bizimkisi yaşından dolayı yönetim kurulu başkanı)

Altın Kurallar

Üşenmedim, bu yayınlanan bayram mesajlarının uyulması gereken kuralları var mıdır diye genel yayın yönetmenim Fatih Şahin’e sordum. Kendisi bana altın kural olarak gömlek-kravat ikilisini hatırlattı. Bir de ödemeyi geciktirmemem gerektiğini belirtti.

Burada belediyeleri ve diğer devlet kurumlarını kast etmiyorum. Burada şahıslardan bahsediyorum. Yanlış anlaşılmasın. Zira belediyeler ve diğer devlet kurumları; senenin başında bu işlerin yapılacağını bilerek, bu işlere bütçeler ayırıyorlar.

Aramızda yaş farkı çok olan ve kendilerine ağabey diye hitap ettiğim bu Mersin’in kadrolu vitrin mankenleri; bayram mesajı verdikleri gazetenin “Vitrin Mankenleri” sayfasında kendileri gibi 100 tane vitrin mankeninin kutlama mesajı arasında kendi ilanlarını nasıl buluyorlar? Zorlanmıyorlar mı?

Sade vatandaş için verdiğiniz fotoğrafın ve bayram mesajı içeriğinin hiçbir değeri yoktur sevgili vitrin mankenleri. Dilerseniz deneyelim. Çıkalım sokağa bayramın ilk günü, gösterelim vatandaşa bayram mesajlarınızı. Tepkileri alalım, insanların düşüncelerini dinleyelim. Ne dersiniz?

Kendi isminizi gazetelere bastırıp, kimsenin okumadığı bayram mesajları yayınlatmak yerine; gidin bu bayram bir yetim sevindirin. Bir gazi çocuğunu, bir şehit çocuğunu mutlu edin. Ama siz de haklısınız, bu dediklerimi yaparsanız, isminiz vitrinlere çıkmaz. Gönül kazanırsınız, fakat isim kazanamazsınız bu dediklerimi yaparsanız.

Dostlar, bayram günü kimseyi kırmak istemezdim. Fakat bu vizyonsuz hareketlere artık tahammülüm kalmadı. PR çalışması adı altında bence tomarla parayı çöpe atan Mersin’in kadrolu vitrin mankenlerine artık tahammül etmeyeceğim. Umarım bir gün siz de Mersin’in kadrolu vitrin mankenlerine ve vizyonsuz PR çalışmalarına tahammül etmezsiniz de bu yaratıklar artık kendilerine çeki düzen verirler.

İğneyi onlara , çuvaldızı….

Öte yandan, yeni yetme bir köşe yazarı olarak iğneyi bu vizyonsuzlara; çuvaldızı ise kendimize yani basına batırmaz isem olmazdı. Yerel basını bu hallere düşürenlere, iki kuruş fazla için kırk takla atan yerel basın yönetimlerine ve sahiplerine, Mersin’in kadrolu ama vizyonsuz vitrin mankenlerine dil bükenlere lanet olsun.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.