AKKUYU'DA KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE BELLİ DEĞİL DÖNEMİ

Çiğdem Toker, "Amiyane tabirle Akkuyu'da kimin elinin kimin cebinde olduğunun bilinmediği bir dönem resmen başladı" diye belirtti.

- Bu haber 1269 kez okundu.

AKKUYU'DA KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE BELLİ DEĞİL DÖNEMİ

Haber Merkezi

Akkuyu Nükleer Santrali için kurulan Akkuyu A.Ş’nin yönetim kurulu, yapılan genel kurulda "off shore" hesaplara para transferi yapma yetkisi aldı.

Sözcü gazetesi yazarı Çiğdem Toker, geçtiğimiz günlerde köşesinde kaleme aldığı, "Akkuyu’da vergi cenneti operasyonu tamam" başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme alarak, Akkuyu A.Ş. yönetim kuruluna verilen yetkinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde nasıl yer aldığını aktardı.

Çiğdem Toker, Ticaret Sicil Gazetesi'nde, “Off-shore alanlarda kurulmuş tüzel kişilerle işlem yapılması ile off-shore alanlarından para transferi yapılması işlemlerinin onaylanması” ifadelerinin yer aldığını işaret ederek, "Amiyane tabirle Akkuyu'da kimin elinin kimin cebinde olduğunun bilinmediği bir dönem resmen başladı" dedi.

"Akkuyu A.Ş.'nin nükleer santrali bu ülkede yaşayan 82 milyon insanı her koşulda ilgilendiriyor" diyen Toker, "Risklerinin, yol açtığı ve açacağı çevre yıkımının yanı sıra Türk Hazinesi orada üretilecek elektriği kilovatsaati 12.35 dolar/sent'ten satın alma garantisi verdi. Dolayısıyla uzun yıllar boyu vergilerimizle finanse edeceğimiz NGS'nin sahibi konumundaki şirketin para operasyonları karanlık olamaz" diye belirtti.

Çiğdem Toker'in yazısı şu şekilde:

"Bir ay önceydi.

Akkuyu'da reaktör inşaatı devam eden Nükleer Güç Santrali'ne (NGS) ilişkin “vergi cenneti” yazılarımı anımsarsınız.

Rusya Federasyonu'nun ülkemizde kurdurduğu Akkuyu A.Ş.'nin, 25 Aralık 2019'da olağanüstü genel kurul toplayacağını, teknik adı “off-shore” olan vergi cennetlerinde kurulmuş şirketlerle karşılıklı para transferi yapma yetkisi istediğini duyurdum.

İşte o genel kurul, Ankara'da yapıldı ve Akkuyu A.Ş. denetlenmeyecek, vergiye de tabi olmayacak posta kutusu denilen şirketlerle para operasyonu yapma yetkisini aldı.

YASAL  AMA HUKUKİ DEĞİL

Akkuyu A.Ş. yönetim kuruluna verilen yetki Ticaret Sicil Gazetesi'nde (30 Aralık 2019) şöyle ilan edildi:

“Off-shore alanlarda kurulmuş tüzel kişilerle işlem yapılması ile off-shore alanlarından para transferi yapılması işlemlerinin onaylanması”

Amiyane tabirle Akkuyu'da kimin elinin kimin cebinde olduğunun bilinmediği bir dönem resmen başladı.

Şöyle diyen çıkabilir:

“Akkuyu A.Ş., Ticaret Kanunu'na tabi yasal bir şirket. İsterse off-shore'la para transferi yapabilir. Bu suç mu?”

Yazılı hukuk açısından suç değil ama hukuka uygun da değil. Çünkü Akkuyu A.Ş.'nin nükleer santrali bu ülkede yaşayan 82 milyon insanı her koşulda ilgilendiriyor. Risklerinin, yol açtığı ve açacağı çevre yıkımının yanı sıra Türk Hazinesi orada üretilecek elektriği kilovatsaati 12.35 dolar/sent'ten satın alma garantisi verdi. Dolayısıyla uzun yıllar boyu vergilerimizle finanse edeceğimiz NGS'nin sahibi konumundaki şirketin para operasyonları karanlık olamaz…

YÖNETİMDEKİ KRİTİK İSİM

Hayır, bu kez Cüneyd Zapsu'dan söz etmeyeceğim. AKP kurucusu Zapsu'nun sekiz kişilik yönetim kurulunun tek Türk üyesi olduğunu daha önce yazdım. Ancak altısı Rusya vatandaşı olan Akkuyu yönetiminde, kritik görevlerde bulunmuş bir yönetici daha yer alıyor: Henri Edouard Proglio (İtalya asıllı Fransa vatandaşı).

Bu isme de daha önceki yazılarda yer vermiştim. Ancak yönetim kurulunun görev sürelerinin 25 Aralık 2022'ye kadar uzatıldığını görünce yaptığım araştırma çarpıcı bir bilgiyi ortaya serdi.

Yolsuzluk soruşturması

Henri Proglio, Fransa'nın kamu elektrik şirketi EDF'nin uzun yıllar genel müdürlüğünü yapmış bir isim. Onu oraya atayan kişi de “arkadaşı” Sarkozy. Bay Proglio, EDF öncesinde de su yönetimi ve atık kontrolü şirketi Veolia Environnement'in yöneticisi. Sarkozy'den EDF için teklif alınca, Veolia'daki maaşını bırakmak istemiyor. Bir süre hem kamu hem özel şirketten yüksek tutarlarda çift maaş alıyor.

(Ne kadar tanıdık değil mi)

Bay Proglio'nun Fransa'nın yanı sıra farklı ülkelerdeki enerji şirketleriyle bağlantısı var. Onun EDF'deki görevi sırasında usulsüz işlemler yaptığı, yolsuzluklara karıştığı, sahne sanatçısı eşinin (Rachida Khalil) performanslarına EDF ile sözleşmesi olan tedarikçi firmaların sponsor olduğu, banka müfettişleri eşinin hesabında 1.8 milyon Euro saptayınca kaynağını araştırdığı ve Fransa Sayıştayı'nın, Proglio dönemindeki şirket sözleşmelerinde usulsüzlükler saptandığına ilişkin, sonraki EDF yönetimine yazı gönderdiği haberleri başta Financial Times, Capital ve Reuters olmak üzere uluslararası medyaya yansımış.

MİLLİ SERMAYE Mİ DEDİNİZ?

Sonuç olarak: Hem vergi cennetlerindeki “tüzel kişiler” ile para operasyonu yetkisi hem de yetkiyi kullanacak yönetimdeki böyle bir ismin varlığı, kamu yararı açısından hesabı verilmesi gereken durumlardır.

Bu “rahatlığı” görünce Avrupa Komisyonu ve OECD raporlarında sıklıkla eleştirilen bir konu olarak Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı iş insanlarına ilişkin rüşvet suçu düzenlemesinin neden yapılmadığını anlıyorsunuz. Ve bir kez daha hatırlıyorsunuz, sermayenin dininin ve milliyetinin paradan başka bir şey olmadığını."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.