BOMBALADI VE İSTİFA ETTİ

Yerel seçimlerde yeniden aday gösterilmeyen Başkan Burhanettin Kocamaz yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı toplantıda “MHP çatısı altında hizmet üretmenin ortadan kalktığı ve adeta çek git denildiği bir dönemde rahmetli Başbuğ'a olan sadakatimi ve ülkücü fikir ve düşüncelerimi saklı tutmak üzere, hayatımın en zor kararını veriyor ve 50 yıllık içinde bulunduğum MHP'den istifa ediyorum" dedi.

- Bu haber 1679 kez okundu.

BOMBALADI VE İSTİFA ETTİ


 

Gökhan KURT

Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz,  Sergi ve Kongre Sarayında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, yaklaşık iki bin kişi katılırken katılımcılar sık sık “Başkan Kocamaz seni kimse yıkamaz”, “Mersin seninle gurur duyuyor” sloganları attı. 50 yıllık siyasi hayatından ki en zor basın toplantısı düzenlediğini belirten Kocamaz, “Bu toplantıda gerçekten konuşmak zor. Kelimeler boğazımda düğümleniyor. Gecikmiş de olsa böyle bir toplantı yapıp,  bizler Mersin adına beklentisi olan insanların gönlüne su serpmek istiyoruz.  Siyasi geçmişimden bahsetmek istiyorum. MHP için hayal olan Tarsus’ta 1994 yılında bir ilki gerçekleştirdik. En son 2014 tarihinde ilk defa Mersin Büyükşehir Belediyesini kazandık. Bu ülkeyi bir bütün olarak görürüz. Vatanının bölünmez bütünlüğüne, bayrağın tekliğine, milletin birliğine, Türkiye Cumhuriyet devletine ve Atatürk’e yürekten bağlıyız, asla laf söyletmeyiz” dedi.

“TUNA 2014’DEN BU YANA HEP KARŞIMDAYDI”

MHP’den Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilen Hamit Tuna’nın 30 Mart 2014 yılından beri hep karşısından olduğunu belirten Kocamaz, “15 yıldır şahsıma yönelik defans uygulaması kesintisiz bir şekilde sürüyor. MHP’de hedef tahtası haline geldik. Her seçim döneminden aday yapılmayacak duyumlar otaya atıldı. İl ve ilçe yöneticilerin şahsıma karşı açıkça mücadele edilmeyi istendi. Bizi istifaya zorladılar. Bu süreçleri Ankara’ya bildirmemize rağmen hiçbir tedbir alınmaz. Ve ocağın gencecik çocukları il ve ilçe yöneticileri tarafından bize karşı kışkırtılır. Dışlandık ve aşağılandık. Mersin’e adaylığımız açıklandıktan sonra Mersin tarihinde ilk defam MHP olarak büyükşehirle birlikte 8 ilçe belediye başkanlıklarını kazandırdık. O seçimde il yönetimi geçmişten bu yana geçmişten bu yana aleyhimize çalıştığı için görevden alındı. Yerine atanan yönetimle uyum içinde çalıştık. Buradaki uyumdan rahatsız olanlar tarafından özellikle Toroslar teşkilat ve Toroslar Belediyesi’nden kaynaklı il teşkilatı görevden alındı. Zaten Sayın Hamit Tuna 30 Mart 2014 yılından beri hep karşımdaydı. Şahsımın belediye başkanını olmasını asla kabullenemedi” şeklinde konuştu.

KOACAMAZ’IN KONUŞMASINDA SATIR BAŞLARI;

DEVLET VATANDAŞLARA ADİL OLMALI

15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi sonrasından Fetöcüler tarafından şahsım hedeflenerek belediyemize kumpas kurdu. Aslında bu yapılan devlet içinde yapılanan bazı müptezel kişilerin Tarsus’tan bu yana şahsımla ilgili hesabının bir uzantısıydı. Tam 10 yıl cep telefonlarım 24 saat sürekli dinlendi. Arkadaşlarımız iftiralarla bizzat emniyet içerisindeki malum yapılanma tarafından gözaltına alını, tutuklandı. Kumpas günü Ankara’ya, durumu Genel Merkez’e anlattığımızda, bekleyin hiç kimseyi savunmayın diye uyarılar alıyorduk. Ankara’dan yeterli ve gerekli desteği alamayınca tek başımıza mücadele ettik. Partimiz kurumsal olarak ilgilenmedi. Neticede arkadaşlarımız mahkemelerde yargılanıp, beraat edildiler. Çok zor bir süreç yaşadık ve halende yaşıyoruz.  Bizleri bu çileyi çektiren ancak çocuklarını ücretsiz FETÖ okullarında okutan savcı ve emniyet müdürlerinin de bir an önce yargılanıp cezalandırmasını dört gözle bekliyoruz. Devlet vatandaşlara adil olmalı. Çifte standart uygulayan bir devletin uzun süre ayakta kalması mümkün değildir”

 MERSİN’DE MHP 5’İNCİ SIRAYA İTİLDİ

MHP il başkanı Sebahattin Kılıç, görevden alınmasının ardından Toroslar ve Toroslar Belediyesi destekli Atsız Afşin Yılmaz yönetime getirildi. Ancak daha sonran ülkemiz genelinde olduğu gibi parti il ve ilçe teşkilatlarına ağırlık olarak ocakta görev yapmış kişiler atandı. Daha sonra malum senaryo adım adım uygulamaya konuldu. Ocak genel başkanı kendi memleketi Niğde’de seçilemeyebilir denilerek, Mersin kentimiz kontenjan istemiyor dememize rağmen Mersin 1. sıra milletvekili adayı yapıldı. Hatta ilk 5’ te milletvekili adayanın üçü kontenjandı. Neticede Mersin’e hiçe saymanın taban veya yerel yönetimlerle istişare etmemizin sonuncunda MHP kentte 5’inciliği itildi.

“MHP’DE DEDİKODU ÇOK HIZLI İŞLİYOR”

Toplumda işsizlik hat safhada. İşsiz adamın en iyi yaptığı iş de dedikodu yapmak. MHP’de dedikodu çok hızlı işliyor. Bu dönemde de parti içerinde genel başkanlık yarışı vardı. Bu yarışta 3 büyükşehir belediye olarak tarafsız kararı verdik. Sayın Genel Başkan kendisinin yanında açık bir tavır alamadığımız gerekçesiyle bize tavır koydu.  Nerden kaynaklandığı bilinmeyen 3 Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Genel Başkan adaylarından birisine maddi destek sağladığı iddiası ortaya atıldı. Büyük bir iftira ve çamur atmaydı. Konuyla ili genel başkanın yanına çıkarak böyle bir şerefsizliği yapmadığımı diğer arkadaşlarımızın da yapamayacağına inandığımızı söyledik. İftara atanlarla yüzleştirmeyi istedik. Ancak bugüne kadar böyle biriyle yüzleştirilmiş değiliz

“GENEL BAŞKANA BİR TÜRLÜ YARANAMADIM”

Üstümüze oynanan süreç çok önceden başlanmıştı. Bu 24 Haziran seçim sonrası hızlandı. Seçim çalışmalarına hasta hasta gece yarılarına kadar koşturdum. Son anda yurt dışından AK Parti oylarıyla seçilen Baki Şimşek de dahil hiç kimseye yaranamadım. Seçim sonrası ilk 20 gün içinde bir anket yaptırdım. Bize desteğin arttığını gördüm. Genel Başkan’a gittim yerel seçimle ilgili bir düşüncelerinin olup olmayacağını söyledim. Kendileri de henüz bir karar vermediğini söylediler. Bende verecekleri her karara saygı duyacağımı ancak farklı bir karar alınacaksa bana bildirmelerini ifade ettim. Genel Başkan yardımcıları, Adana’nın adaylığını açıklamasının ardından benim de adaylığımı açıklayacağını söylemişlerdi. Yaptığımız görüşmelerde, Genel Başkan çalışın başarılar diliyorum dedi. Yerel yönetimden sorumlu genel başkan yardımcısıyla görüştüm,  bir problem olmadığını söyledi. Dönüş yolundayken Şereflikoçhisar civarlarından Sayın Hamit Tuna’nın adaylığını açıklaması için Genel Merkez’e çağrıldığını duydum.  Hamit tuna yakın çevreler sosyal medyada aday diye paylaştılar. Bu durumu genel merkeze bildirdim. Daha sonra Malezya sonrası halkımız bizi karşılamak istedi. Ben böyle bir şeyi istemediğimi söyleyerek,  benim organize ettiğimi düşünecekler diyerek kabul etmedim. Neticede bir karşılama programı hazırlamışlardı. Bu karşılama programına karşı tüm teşkilat harekete geçerek karşılamaya gidilmemesi yönünde talimat vermişler. Buna rağmen halkımız yolarla dökülmüştü. Benim dışımda gerçekleşen karşılamayı bile Genel Merkez’e kafa tutmak olarak değerlendirdiler. Üzüntüm şu ben şanla şerefle, alnımızın akıyla tam çeyrek asır, tüm kumpasa ve engellemelere rağmen hizmet verdim. Ve MHP adına belediyecilikte bir marka oluşturdum. Üretken belediyeciliğin ne olduğunu tüm dünyaya göstererek sayısız ödül aldım. Tüm dünya beni takdir etmiş ama ben Genel Başkana ve parti yönetirlerine bir türlü yaranamamıştım.

“MHP,  ÇUKUROVA’DA BİZİM SAYEMİZDE MİLLETVEKİLİ VE BELEDİYE BAŞKANI ÇIKARDI”

Ben kimseye ayrıcalık tanımadım. Belediye’de kimseye peşkes çekmedim. 1994’e kadar bölgede esamesi bile okunmayan MHP’den bizim gayretlerimizle Çukurova’dan çok sayıda belediye başkanı veya milletvekili olanlar oldu. Burada şu anda gördüğüm vefasızlığı hiçbir yerde görmedim.  Şahsıma çeyrek asırlık hizmetimin ve davaya 50 yıllık bağlılığım karşılığında bir teşekkür dahi edilmemesini tüm kamuoyunun ve sizlerin takdirine bırakıyorum.

ŞEVKET CAN VE BAKİ ŞİMŞEK’E HAKKIMI HELAL ETMİYORUM

Malezya dönüşü yapılan karşılamada ve sonrasından takındıkları tavır nedeniyle bazı teşkilatlara ve özellik insanların gidişini engellemek için gelen kişi hacdan mı geliyor,  aday mı ki karşılıyor gibi ifadeleriyle beni yürekten yaralan Şevket Can’a ve Baki Şimşek’e hakkımı helal etmiyorum. Hakkımı helal etmeyeceğim çok kişi var. Ancak bu iki isimde o kadar çok emeğim var ki isimlerini burada açık söylemekten çekinmiyorum. Bu vefasızlık, 25 yıl görev yapmış birisine bir teşekkür etme nezaketi bile gösterilmeden, hem de yüzde yüz kazanılacak bir seçim öncesi, sırf kin ve nefret duygularıyla nasıl olsa ittifak olacak,  biz bu seçimi alırız mantığıyla hareket edilmesi ve bırakın ülkücülüğü, insanlık değerleriyle bile bağdaşmayan rencide edici tutum beni yürekten yaralamış. Böyle bir vefasızlığı tarafımca sizce kabul etmem mümkün mü? Ben bunlara sadece yazıklar olsun diyorum.

BUNDAN SONRA BANA KARŞI YAPILACAK HER HAREKET KUMPASTIR

Bu olay sayesinde kimlerin dost ve kimlerin düşman olduğunu anladık. Buradan ilan ediyorum,  bugünden sonra şahsıma yönelik yapılacak herhangi bir işlem, hukuk dışı atılacak herhangi bir adım yapılacak ve her hareket kumpastır, insanlık dışı bir tutumdur. Her kim böyle bir tavır içerisinde girerse bilsin kendi kuyuda kendisi boğulacaktır.

MHP’DE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ RAFA KALDIRILMIŞ

Siyaset maalesef son zamanlarda özellik ülkemizde demokratik kurallarına çıkmış. Karşılıklı sevgi, saygı kalkmış, karşılık hakaret sahnesi haline dönüşmüştür. Özelikle MHP’de de parti içi demokrasi rafa kaldırılmış. Tek bir kişilik istişareyle heyetinin aldığı kararlarlar ilgili parti yöneticilerin herhangi bir fikir ön sürmesi yasaklanmıştır. Akıl akıl üstündür. Kocamaz dahil kimse kutsanmış bir varlık değildir. Herkes hata yapabilir. Partinin ve ülkenin geleceğine hiç kimse tek başına karar vermemelidir. MHP içerisinde maalesef belli yaşın üzerinde görmüş, geçirmiş partinin hafıza niteliğinde hiç kimse kalamamıştır.

50 YILDIR İÇİNDE BULUNDUĞUM MHP’DEN İSTİFA EDİYORUM…

 Böyle bir dönemde parti içi demokrasinin olmadığı  hiç kimsenin söz hakkı kullanmadığı, insanlık değerinin hiçe sayıldığı, özellik genç nesilde saygısızlığın marifet kabul edildiği, yapılan tüm toplantıların belediye başkanlarına adeta fırça atma toplantısına dönüştüğü, belediye başkanlarının hiçbir değerinin olmadığı, farklı fikirlere tahammül gösterilmediği, baskıcı bir yönetim sisteminin uygulandığı, yıllardır  sürdürülen bu yöntem anlayışıyla partinin bir arpa boy ile ilerlemediği, FETÖ kumpası uygulanırken  yalnız bırakılmamız, Rahmetli Başbuğ dönemindeki değer verme, insanları sevme, sayma, dinleme ve değerlendirme kriterlerinin ortandan kaldırıldığı, Bir belediye başkanı olarak Mersin’le ilgili alınacak kararlardan  dahi soru sorulmaması, partinin ve Genel Başkanı’nın hiçbir bilimsel veriye inanmaması, genel başkanın kararı eleştirecek herhangi  bir genel merkez  yöneticisinin bile olmamayışı,  ben yaptım oldu politikalarının hakim olması,  böyle bir ortamda ve saydığımız sebeplerle 50 yıldır mücadelesini  verdiğim MHP’de politika  yapmanın gittikçe zayıfladığı, bu  gibi aylayışlarla  daha fazla yol yürüyememeğimi  gördüğüm, bize güvenenlerin bugüne kadar gönül verip, yol arkadaşlığı yapan arkadaşlarımızın Mersin adına taleplerini yerine getirme konusunda özellikle MHP çatısı altında hizmet üretmenin ortadan kalktığı ve adeta çek git denildiği bir dönemde Rahmetli Başbuğ’a olan sadakatimi ve ülkücü fikri düşüncelerimi saklı tutmak üzere 50 yıllık içinde bulunduğum Milliyetçi Hareket Partisi’nden istifa ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.