Öne Çıkanlar bolgesel havalimanı ŞEYHÜLİSLAM OLMAK İSTİYOR! mersin üniversitesi SOMA ıslah

Bu haber kez okundu.

“Bu ülkenin başka sorunu yok mu?”

AHMET ADIGÜZEL

 Açıklamada CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit, CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi hazır bulundu.

 

 Atatürk Havaalanı’nda yaşamını yitirenlere başsağlığı ve yaralananlara acil şifalar dileyen Güler  “Bu topraklarda ve dünyada her türlü teröre karşı olduğumuzu bir kez daha dile getiriyoruz. Terörü bitiremeyenler, gençleri, akademisyenleri, öğrencileri, kadınları kendine düşman görenler, 8 Mart’ta kadınları saçından sürükleyenler, gazetecileri, kadınları hapse atanlar, ama IŞİD’lileri, Ebu Hanzala’yı tahliye edenler hiç yapılacak iş kalmamış gibi bir de nikâhı kimin kıyacağı ile uğraşmaya başladılar” dedi.

 

 “KADIN HAKLARI YOK SAYILIYOR”

 

AKP zihniyetinin kadın ve çocuk haklarını yok saydığını söyleyen Güler “ ‘Sıcak aile’ söylemi altında sosyal hayatı dini referanslara göre dizayn etmeyi kendisine görev ediniyor.  CHP’li kadınlar olarak sormak istiyoruz: Türkiye’nin tek sorunu muhtarlara ve müftülere nikâh kıyma yetkisinin verilmesi midir? Nitekim tüm bu olanlar artık bizi şaşırtmıyor. Onlar hepimize düşman, onlar kadına düşman, onlar laikliğe düşman. Kadınlar nikâh kıydırmak istediklerinde nikâh memuruna mı ulaşamamışlardır, kadınların en önemli sorunu evlenme akdinin müftü ve muhtarlar aracılığıyla çözüme kavuşturulmaması mıdır, kadınlar ölüyorken, öldürülüyorken, tecavüze uğruyorken, yoksulluk içindeyken, borç batağındayken, emekli olamıyorken, çalışma hakları ellerinden alınıyor, yaşama hakları gasp ediliyorken soruyoruz: Medeni kanunun kadınlara verdiği haklardan neden rahatsız oldunuz?” dedi.

 

“GERİCİLİĞİ YEŞERTME ÇABASIDIR”

 

Bu yetkinin kadın ve çocukları olumsuz etkileyeceğini iddia eden Güler “Kaldı ki müftülerin görev tanımı ile yakından uzaktan ilgisi olmayan bu söylem, Türkiye’nin tek din esaslı yönetilmesi amacının önemli bir ifadesi, gericiliğe bu topraklarda yer açılması gayretinin bir göstergesidir.  Bunun yanında imamlara verilecek resmi nikâh kıyma yetkisi, medeni haklar açısından yapılacak bütüncül değişikliklerin ilk adımıdır” şeklinde konuştu.Müftülerin nikah kıymasının pek çok olumsuz gelişmeyi beraberinde getireceğini dile getiren Güler  “Resmi nikâhın “tercih” haline getirilerek, imam nikâhını tekleştirmeye özendirecek uygulamalara, evlilik yaşının Medeni Kanun yok sayılarak daha düşürülmesine, bunun sonucunda erken yaşta ve zorla evliliklerin daha da artmasına, özellikle küçük yerlerde akraba evliliklerinin fazlalaşmasına, çocuk gelinlerin artmasına, kadını kolaylıkla evlendirmeye, eve kapatmaya, gereken yaşta özgür iradesiyle eş seçimini engellemeye, kadınların evlilik, miras ve boşanma gibi hakları açısından güvencesiz bırakılmasına, kadını yok sayarak aile içerisinde sadece bir figüre indirgemeye yol açacak, aynı zamanda böylesi bir düzenleme; inanan ve inanmayan özgürlüğü bakımından tek bir mezhebin din adamlarına verilecek yetki, anayasal bir hakkı da ortadan kaldıracaktır” şeklinde ifade etti.


“DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

 

Söz konusu uygulamanın kadını eşit vatandaşlık haklarından mahrum etme uğraşı olduğunu dile getiren Güler “ Bizler bu zihniyeti çok iyi biliyoruz. “Devrim” olarak nitelenen bu söylem, AKP’nin gerici, kadın düşmanı zihniyetinin ve toplumu dini kurallara göre yeniden dizayn etme projesinin bir parçasıdır. Biz, Atatürk Devrimlerinin uygulayıcısı kadınlar olarak, kadınlara yönelen her türlü ‘kapatma sistemi’nin, eve hapsetmenin, kadını toplumdan dışlayan her tür uygulamanın karşısında olduğumuzu ve AKP’nin karanlığına karşı aydınlık mücadelemize devam edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz.  Cumhuriyet’i dişiyle tırnağıyla var etmiş tüm kadınların mücadele azmiyle de direnmeye devam edeceğiz” dedi.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.