ÇATLAĞI BETONLA DOLDURMUŞLAR

Büyükeceli’de inşa edilen ve 2023’te işletmeye alınması planlanan Türkiye'nin ilk nükleer santrali Akkuyu’da, bölgenin 36 yıl önce yapılan zemin etüdü sırasında da çimentoyla doldurulduğu bilgisi 3 yıl önce mahkemeye sunuldu. Buna rağmen zeminden hiç bir örneğin alınmadığı ortaya çıktı.Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) gönüllü avukatı İsmail Atal, Akkuyu nükleer santralinin önlisans ve lisans iptalleri için açtıkları davaların Ankara 12. İdare Mahkemesinde devam ettiğini hatırlatarak,“Büyükeceli köylülerinin ilk lisansı 1976 yılında alınan nükleer santral sahasında 1983 yılında zemin etüdü yapan taşeron firmanın işçileri olarak çalışırken 'zemine tonlarca çimento basıldığını ve çimentonun zemine basıldığı yerden 150 metre ötede denizden çıktığını' söylediklerini aktardı.

- Bu haber 279 kez okundu.

ÇATLAĞI BETONLA DOLDURMUŞLAR

GÖKHAN KURT

Ulusal basına yansıyan ve kamuoyunda şaşkınlık yaratan iddialara göre, Rusların inşa ettiği Türkiye'nin ilk nükleer santralin inşa edildiği bölgenin 36 yıl önce yapılan zemin etüdü sırasında da çimentoyla doldurulduğu bilgisi 3 yıl önce mahkemeye sunuldu. Buna rağmen zeminden hiç bir örneğin alınmadığı ortaya çıktı...

Akkuyu NGS için hazırlanan ÇED raporunun iptali için 2014'te Danıştay 14. Dairesinde açılan davayla ilgili yapılan bilirkişi keşfine Türkiye Barolar Birliği vekili olarak katıldığını dile getiren avukat İsmail Atal, 11 Temmuz 2016 tarihindeki keşif öncesinde beyanlarını sunduklarını belirterek şöyle konuştu: “Keşiften önce beyanlarımızı sunarken ısrarla 'nükleer santral sahasında zeminin altının boş olduğunu, buradan örnek alınması gerektiğini ve 2009 yılında Doğu Akdeniz Çevre Dernekleriolarak bölgede yaptığımız çalışmada köylülerin ifadelerini aktardık. Büyükeceli köylülerinin ilk lisansı 1976 yılında alınan nükleer santral sahasında 1983 yılında zemin etüdü yapan taşeron firmanın işçileri olarak çalışırken 'zemine tonlarca çimento basıldığını ve çimentonun zemine basıldığı yerden 150 metre ötede denizden çıktığını' söylediklerini ifade ettik.Keşif esnasında Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Hasan Çetin'in 2001 yılında TÜBİTAK kongresinde sunduğu akademik çalışmaya göre de Akkuyu nükleer santral sahasının, aktif bir fay hattı olan Kuzey Anadolu Ecemiş Fay hattının bitim noktasının 30 kilometre batısında olduğunu; ilki 38 bin, ikincisi 28 bin üçüncüsü 17 bin yıl önce olmak üzere her 10 bin yılda bir 7 şiddetinden büyük yıkıcı deprem olduğunu ancak son 17 bin yıldır deprem olmadığı için tekrarlama periyodu 10 bin yılda bir olan bölgede enerji birikiminin olduğunu, bölgede her an 7 şiddetinden büyük bir deprem olabileceğini de ifade ettik. Sözkonusu bilimsel çalışmayı da mahkemeye sunduk.”

Bütün bu delil ve taleplere rağmen mahkeme ve 15 kişilik bilirkişi heyetinin 2016'daki bilirkişi keşfinde zemin etüdü yapmak için örnek almadığının altını çizen avukat İsmail Atal, “İnşa edildiği takdirde heran nükleer bir felakete açık, zemini dayanıksız karstik yapıdan oluşan Akkuyu Nükleer Santrali projesi tüm Türkiye için büyük tehdit oluşturmaktadır ve bir an önce vazgeçilmelidir” uyarısında bulundu.

RUS UZMAN MARUNİÇ: ‘MÜTEAHHİTLER TÜRK İNŞAAT ŞİRKETLERİDİR’

Sputnik’in konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Rusya Enerji Sorunları Enstitüsü Direktörü DmitriyMaruniç ise çıkan sorunların ortadan kaldırılması durumunda gelecekte sorun yaşanmaması gerektiğini belirterek şunları dile getirdi: “Türkiye ve Rusya, tüm riskleri ortadan kaldırmak ve proje üzerindeki ortak çalışmayı sürdürmek için elinden geleni yapacak. Müteahhitler, Türk inşaat şirketleridir. Bu yüzden Türkiye, bu büyük yapımın ve stratejik tesisin imajını tehlikeye atmak istemiyor. Şirketin ana hissedarı Rosatom (Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu) da bu durumun tekrarlanmaması için mümkün olan her şey yapacak. Projenin devam etmesi için sorunu maksimum kısa sürede çözüme kavuşturmak her iki tarafın çıkarınadır. Eminim öyle olacak”.

'POLİTİK BİR PROJE'

SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ ise, Akkuyu Nükleer Santralı temelinin bazı bölümlerinde çatlaklar oluştuğunu ve kırılarak yeniden yapıldığını belirterek, santralin enerji projesi olmadığını politik bir proje olduğunu ifade etti. Özdağ, “Bu bir politik projedir. Nükleer enerji gibi son derece riskli ve hayati bir konuyu, kamu denetimini ortadan kaldırılarak tamamen ticari bir konu haline getiren Nükleer Düzenleme Kurulu, 9 Temmuz 2018 tarihinde yani temel çatlakları oluşmadan önce KHK ile kurulmuş, 6 ay geçmenden torba kanunla görev yetkileri değişikliğe uğratılmış tamamen Cumhurbaşkanına bağlı bir kurumdur. Yüksek yargısı bile emir talimatla seçim sonucu açıklayan bir yönetimin Nükleer Düzenleme Kuruluna da güvenimiz yoktur. Akkuyu Nükleer Santral sahasını ve inşaat çalışmalarını denetlemek üzere, TBMM’de halkın katılımına, izlemesine açık olarak Nükleer Enerji Komisyonu kurmalıdır. Komisyona ilgili meslek odaları ve uzmanlar davet edilmelidir. Komisyon derhal Akkuyu Santral sahasında incelemeler yapmalıdır. Denetimsiz nükleer santral projeleri derhal iptal edilsin” dedi.

CHP, AKKUYU NÜKLEER SANTRALİYLE İLGİLİ MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ

Diğer yandan CHP'li Milletvekili Alpay Antmen, temelinin bazı bölümlerinde çatlak oluşan Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili Meclis Araştırması istedi. Alpay Antmen, Araştırma Önergesinde, cennet gibi bir şehir olan Mersin’in Akkuyu’da yaşanacak bir kaza ile cehenneme döneceğine dikkat çekerek, projenin bir an önce durdurulmasını talep etti. Artmen, Akkuyu Santrali için seçilen alanın jeolojik olarak uygun olmadığının ilgili odalar ve konunun uzmanlarınca defalarca dile getirildiğini ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını belirterek, “Uluslararası nükleer santral yapım kurallarına göre nükleer santral yapım denetimlerinin yetkin bağımsız kuruluşlar tarafından yapılması gerekirken, ülkemizde bu görev bir devlet kuruluşu olan Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından yapılmaktadır. Çok kısa bir süre önce de TAEK personelinin bir kısmı yeni kurulan Nükleer Denetleme Kurulu (NDK) isimli kuruluşa devredilerek Akkuyu Nükleer Santralının yapım işlerini denetleme görevi bu kuruluşa verilmiştir. Oysa Nükleer denetleme Kurumu’nun, denetim yapacak bir donanıma sahip olmadığı yine konunun uzmanlarınca dile getirilmektedir” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.