“ÇİTÇİYE DESTEK SUNULMAZSA KITLIK İLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ”

Korona virüsü ile mücadele sürecinde çiftçiye destek sunulmasının hayati önem taşıdığının altını çizen HDP’li Rıdvan Turan, şu çağrılarda bulundu:“2019 yılına ait bütün tarımsal desteklemeler hemen ödenmeli, kırsalda çalışanların tümü sosyal güvenlik kapsamına alınmalı ve yeni girdi maliyetleri göz önüne alınarak tarımsal ürün ve hayvancılık destekleri arttırılmalıdır”

- Bu haber 77 kez okundu.

“ÇİTÇİYE DESTEK SUNULMAZSA KITLIK İLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ”

Haber: Turan DAL

HDP Mersin Milletvekili ve HDP Tarım Komisyonu Sözcüsü Rıdvan Turan, korona virüsü salgını ile mücadele kapsamında açıklanan pakette tarım sektörüne yer verilmediğini belirterek, çiftçinin tarlaya çıkamaması durumunda kıtlık riski ile karşı karşıya kalınacağını aktardı. Turan, bu sorunun önüne geçilmesi için ivedilikle yerine getirilmesi gereken önlemler alınması gerektiğini kaydetti.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından Koronavirüs’ün pandemi ilan edilmesiyle birlikte birçok ülke tarafından virüsün yayılmasına karşı ciddi önlemler alındığını söyleyen HDP’li Turan, “Türkiye’de ise alınan önlemler kapsamında tarım sektörüne yer verilmemiştir. Ancak bu durum çok önemli sorunları beraberinde getirecektir. Çünkü tarım stratejik bir sektördür ve üreticilerin bir kez üretimden koptuktan sonra tekrar tarımsal üretime dönmeleri oldukça zordur. Tarımın hayati öneminin bir kez daha gözler önünde olduğu bu günlerde iktidar tarım politikalarını yeniden ele almak durumundadır.  Gıda güvenliğinin sağlanması açısından; kısa, orta ve uzun vadeli tarım politikaları değerlendirilmeli ve zaman kaybetmeden acil önlemler alınmalıdır” dedi.

Eve hapsolduğumuz bu günlerde raflarda, pazarlarda, manavlarda olan gıdaları çiftçilerimizin  ürettiğini vurgulayan Turan, “Bütün zorluklara ve özellikle Koronavirüs riskine rağmen çiftçiler üretimi aksatmadan sürdürmeye çalışmaktadır. Bununla beraber kırsalda yaşayan çiftçilerimizin yaş ortalamasının 55’in üzerinde olduğu göz önüne alındığında kırsaldaki çiftçilerimizin risk grubunda olduğu da unutulmamalıdır. Ancak buna rağmen açıklanan ekonomik önlem paketinin merkezine sermaye yerleştirilerek, üreten kesimlerin başında gelen çiftçiler yok sayılmaktadır. Ancak AKP iktidarı şunu bilmelidir ki tarım işçileri, çiftçiler tarlasına gidemedikleri üretim yapamadıkları  taktirde,  tarımsal faaliyetler durduğu noktada hayat da durma noktasına gelecektir” diye belirtti.

Zaman kaybetmeden mevsimlik tarım işçilerin koşullarının iyileştirilmesine yönelik önlemler alınması gerektiğini ifade eden Turan, “Çünkü başta Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı iller olmak üzere birçok ilden mevsimlik tarım işçileri aileleri ile birlikte hasat için batı illerine göç edecek, hijyen koşullarının olmadığı çadırlarda 10-15 kişi yaşamak zorunda olacaklar ve Koronavirüs’e karşı ölüm riski ile baş başa kalacaklardır. Hasat dönemi ile birlikte bu yıl çalışmaya gelenlerin sayısında azalma olur veya virüsün yaygınlaşması sebebiyle hasat yapılamaz hale gelirse ciddi bir kriz yaşanacaktır. Bu anlamda tarlada “sosyal mesafeyi” korumak kolay görünse de   çiftçinin, mevsimlik işçilerin, kırsalda yaşayan ve çalışanların sağlık ve yaşam koşullarının hiç de kolay olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle virüsle mücadele kadar, gıda üretimi ve üretimde rol alan çiftçi ve emekçilerin koşulları da bir o kadar önemlidir” diye aktardı.

Turan, ivedilikle yapılması gerekenlerle ilgili hükümete çağrılarda bulundu:

1-            “2019 yılına ait bütün tarımsal desteklemeler hemen ödenmelidir.

2-            Salgın sebebiyle üreticilerin önünü görebilmesi açısından destekleme kapsamına bütün bitkisel ve hayvansal ürünler de dahil edilmelidir.

3-            Yeni girdi maliyetleri göz önüne alınarak tarımsal ürün ve hayvancılık destekleri arttırılmalıdır.

4-            Bütün tarım emekçilerinin hijyenik koşullarda çalışmaları sağlanmalıdır.

5-            Mevsimlik Tarım İşçilerinin koşullarının iyileştirilmesine yönelik önlemler alınmalıdır.

6-            Kırsalda çalışanların tümü sosyal güvenlik kapsamına alınmalıdır.

7-            Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu ve ithal etmek zorunda olduğu yem hammaddeleri, yağlı tohumlar ve diğer ürünlerde ithalatla ilgili önlemler alınmalıdır.

8-            Tahıl ürünleri gibi risk grubundaki ürünlerin ihracatı yasaklanmalıdır.

9-            Çiftçilerimizin bankalara ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçları ile birlikte icralık çiftçinin borçları kamu borcu olarak devletçe karşılanmalıdır.

10-         Önümüzdeki Ramazan ayı birlikte artan gıda talebinden dolayı haksız fiyat artışlarının önlenmesine yönelik önlemler alınmalıdır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.