Öne Çıkanlar Semih Mersin Adliyesinde OHAL görüntüleri 126 cezaevi

Bu haber kez okundu.

Darbe ve darbe girişimlerine karşıyız

Açıklamada "Türkiye Cumhuriyeti ve Demokrasimiz 15-16 Temmuz günü çok büyük bir tehlike atlatmıştır. Beğenmediğimiz, eksik olduğunu söylediğimiz demokrasimiz yok edilmeye çalışılmıştır. 15 Temmuz akşamı kimden geldiğine, kime yöneldiğine bakmaksızın bu darbe girişimi Baromuz, Türkiye Barolar Birliği ve diğer 78 baro tarafından kınanmış, darbelerin ülkemize büyük zarar verdiğine işaret edilerek, herkes hukuk kurallarına uymaya davet edilmiştir" ifadelerine yer verildi

Yapılan açıklamada Av. Alpay Antmen, “Bir kısım cuntacının 15 Temmuz askeri darbe girişiminin, demokrasiye inanan askeri komuta kademesinin bu oluşuma destek vermemesi üzerine başarıya ulaşamadığını, bu menfur askeri darbe girişiminin güvenlik kuvvetleri tarafından, halkın da desteği ile bastırıldığı görüşlerinin yer aldığı açıklama "Siyasi iktidarın uygulamalarından, yönetiminden, adam kayırmalarından, antidemokratik tavır ve davranışlarından, çevre katliamlarına yeşil ışık yakmasından rahatsızlık duyabilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz, protesto edebilirsiniz, ancak çözüm hiç bir zaman için darbe ve darbe girişimleri değildir, olamaz. Sandıkla gelen, sandıkla gider, bunun alternatifi de yoktur"  dedi.

"HALKIN SOKAĞA DÖKÜLMESİNİ İSTEMEK HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKELERİ İLE BAĞDAŞMAMAKTADIR"

Açıklamanın geri kalan kısmı şöyle; "Bu güne kadar darbeler, ülkemizden, demokrasimizden, insanlarımızdan, zenginliklerimizden çok şey alıp götürmüştür. Ülkemizin demokrasi kültürünün gelişmemesinde ve insani kaynakların doğru kullanılmamasında darbelerin rolü büyüktür.

Defalarca söylediğimiz üzere, ülkemizde demokrasimizi, şiddete dönüşmeyen her türlü düşüncenin örgütlenebildiği, ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün güvence altında olduğu, kuvvetler ayrılığının hakim olduğu, yönetenlerin de kendilerini hukukla bağlı saydıkları, açıklık, hesap verilebilirlik ve denetlenebilirlik ilkeleri içinde idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetiminde olduğu, farklılıklara, muhaliflere sabır, katlanma ve hoşgörünün gösterildiği, demokrasinin sadece belli sürelerde yapılan seçimlere ve sandıkta alınan oya indirgenmediği, toplumsal huzur ve barış ortamının sağlandığı, kural ve kurumlarıyla işleyen bir duruma, tam demokrasi haline getirmek zorundayız.

Ancak bu arada, biteviye halkın sokağa dökülmesini istemek, ibadethaneleri siyasi mülahazalara alet etmek demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile bağdaşmamaktadır.

Artık; siyasi iktidara, tüm siyasi partilere ve yurttaşlarımıza düşen görev sağduyu içinde hareket ederek, demokrasiye ve hukuk devletine sahip çıkmaktır.

" GENCECİK ASKERLERİMİZE EL KALDIRAN HERKESİN EN AĞIR BİÇİMDE CEZALANDIRILMASI ADALETİN NAMUS BORCUDUR"

Bu darbe girişiminden sonra artık; siyasi iktidarın toplumsal huzur ve barış ortamının sağlanmasında, ifade ve basın özgürlüğünün işletilmesinde, demokrasi standartlarının yükseltilmesinde, farklılıklara tahammül ve hoşgörüde, kamu görevlerine alınmada, atamada, tayin ve terfilerde yandaşlığa değil başarı, eğitim ve liyakata önem vermede görev ve sorumlulukları daha da artmış, hukukla bağlı kalarak yönetim sergilemek zorunluluğu daha da belirgin hale gelmiştir.

Darbe girişiminde bulunanların yargılama sonucunda hak ettikleri cezaları alacağına inancımız tam olup yapılan yargılamaların tamamen hukuk sınırları içinde kalması, adil yargılanma hakkı ve savunma haklarının çiğnenmemesi, kurunun yanında yaşın da yanmaması en büyük dileğimizdir.

Ancak bu arada; sadece aldığı emri uygulamak zorunda olan, bilgisiz, kandırılmış, teslim olarak silah bırakmış gencecik askerlerimize el kaldıran, linç eden, katleden herkesin de en ağır biçimde cezalandırılması adaletin namus borcudur.

Keza; Darbe girişimi henüz bastırılmışken 2 Anayasa Mahkemesi, 4 HSYK, 140 Yargıtay, 48 Danıştay, 11 Sayıştay üyesi ile 2 bin 745 hakim ve savcı hakkında bu kadar hızla görevden alma ve gözaltına alınarak ardından tutuklanmalarını istenmiştir. Öncelikle, bu kişilerin atamalarının siyasi iktidar tarafından yapıldığını anımsatarak, yapılan iş ve işlemlerde hukuk kurallarının çiğnenmemesi, bu durumun bir cadı avına dönüştürülmemesi, kurunun yanında yaşın da yanmamasına azami özen gösterilmesi gerektiğine işaret etmek isteriz.

"ÜLKEMİZİ TEK ADAM REJİMİNE GÖTÜRECEK TUTUM VE DAVRANIŞLARDAN UZAK DURULMASI ŞARTTIR"

Tek dileğimiz hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma ilkelerinin harfiyen işletilerek, bu vahim ve menfur darbe süreci ile ilgili hukuksal sürecin tamamlanmasıdır. Ancak darbecileri tasfiye adı altında toplumsal muhalefeti, muhalif kişi ve kuruluşları da tasfiyeye edecek, ülkemizi tek adam rejimine götürecek tutum ve davranışlardan uzak durulması şarttır.

15 Temmuz darbe girişimi demokrasi sayesinde atlatılmış olup bundan sonra demokrasiye, hukuka, hukukun üstünlüğü ilkesine daha çok sahip çıkmalı ve işlerlik kazandırmalıyız.

Bu bağlamda; tüm darbe ve darbe girişimlerini kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin ve amacı ne olursa olsun kınıyor, lânetliyor, karşısında olduğumuzu net bir şekilde ifade ederken, cumhuriyetimize, demokrasimize ve laik sosyal hukuk devletimize sonuna kadar sahip çıkacağımızı beyan ederek; ülkemize, demokrasimize, yurttaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi ve en derin saygılarımızı sunuyoruz".

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.