Öne Çıkanlar VALİ avukat homurlu 31 mart Gripin

Bu haber kez okundu.

“DİL YAŞAMDIR”

Haber: Turan DAL

HDP Mersin İl Örgütü, 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla parti il binasında bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ve vatandaşında destek verdiği açıklamada "Dil yaşamdır" pankartı açıldı.
 

“DİLLERE SAYGI TOPLUMLARIN GÜÇLENMESİNE KATKIDA BULUNUR”

Açıklamada konuşan HDP Mersin İl Eşbaşkanı Gülbahar Şöfer, Yaşadığımız coğrafya, çok dilli, çok kültürlü ve çok dinli bir yapıya sahip olmasına rağmen Cumhuriyet tarihinden bu yana izlenen tekçi politikalar yüzünden farklılıklarımız her geçen gün yok edilmektedir. Bu coğrafyada yaşayan farklı diller yasaklar ve asimilasyonun kıskacına alınarak yok edilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’de konuşulan bazı diller yok olmuş bazıları ise yok olma ile karşı karşıyadır.  2020 Uluslararası Anadil Günü çalışmaları, barışçıl diyalog ve sosyal içermenin desteklenmesine katkıda bulunacaktır. Dilsel ve kültürel çeşitliliğin tanınması ve saygı gösterilmesi, toplumların birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesine katkıda bulunur. Bunlar hem toplum içinde hem de toplumlar arasında daha kalıcı barışın temelidir ve UNESCO'nun Uluslararası Anadili Günü'nü kutlama kararına yol açtı” dedi.

“KAMUDA ÇOK DİLLİ HİZMET HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Uluslararası Anadil Günü, 2020 kutlaması vesilesiyle UNESCO Genel Merkezi’nin tüm üye devletleri sürdürülebilir kalkınma ve kalıcı barış için dilsel çeşitliliği ve çok dilliliği kutlamaya davet ettiğini söyleyen Şöfer, son olarak şu ifadeleri kullandı:

“UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası'na göre, Türkiye'de 18 dil yok olmuş veya yok olma tehlikesi altındadır.  Bunlardan; Ubıhça ve Kapadokya Yunancası tamamen yok olmuştur. Hertevin ve Mlahsove Suret (Doğu Süryanice) dilleri Süryani dilleri ailesinden Turoyo (Batı Süryanice), Ladino ve Gagavuzca, Romanca, Batı Ermenicesi, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Abhazca dili de UNESCO listesinde yok olma tehdidi altındaki diller arasında anılmaktadır. Çerkesce, Abazaca ve Zazaca ise UNESCO listesinde ‘kırılgan’ diller kategorisinde yer almaktadır.

Bölge illerinde Kürtçe dersini seçmek isteyen veliler okul yönetimleri tarafından çoğu zaman materyal ve öğretmen eksikliği bahaneleri ile geri çevrilmektedir. Çoğu okulda Kürtçe derslerini dile vakıf olmayan farklı branşlardaki eğitmenler vermektedir. Bu bölümden mezun ataması yapılmayan yüzlerce eğitmen olmasına rağmen farklı branşlardaki eğitmenlerin bu dersi vermesi kabul edilemez bir durumdur. Kürtçe ve diğer diller üzerinde kurulan baskılar devletin tekçi anlayışını yansıtmaktadır. Bu tekçi anlayışa son verilmeli ve Türkiye’de yaşayan tüm diller anayasal güvence altına alınmalıdır.

Kamuda çok dilli hizmet hayata geçirilmeli ve anadilde eğitim hakkının gaspına son verilmelidir. “

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.