EN ACI DÜĞÜNDÜ GÖRDÜĞÜMÜZ.../ABİDİN YAĞMUR yazdı...

İşte ‘Geçiyor önümden çiçekler içinde’ Deniz. Ağlayanlar, feryat edenler…

- Bu haber 40786 kez okundu.

EN ACI DÜĞÜNDÜ GÖRDÜĞÜMÜZ.../ABİDİN YAĞMUR yazdı...
 Mehmet Deniz Sınar, 22 yaşında, Mersin Üniversitesi Matematik Bölümü son sınıf öğrencisiydi. 1 Ağustos gecesi bir arkadaşıyla birlikte Pozcu olarak bilinen bölgede gezerken karşıdan karşıya geçmek istediler. Kırmızı ışık yanınca caddeyi adımladılar. Bunlar, Mehmet Deniz’in son adımları oldu. Kırmızı ışıkta geçen, aşırı süratli Mercedes marka otomobil, Mehmet Deniz’e çarptı, metrelerce öteye fırlattı. Aracın sürücüsü hızını kesmeden kaçmaya çalıştı ama yakalandı.

Mehmet Deniz ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede günlerce yaşam mücadelesi verdi. Sağ bacağı dizinden kesildi. Ancak iç organlarındaki hasar o kadar büyüktü ki, tedaviye karşılık vermedi, 18 günlük zorlu mücadelenin ardından önceki gün yaşama veda etti.

Okulunda, mahallesinde oldukça sevilen, hayat dolu bir gençti Mehmet Deniz. Acılı ailesi ve arkadaşları, ‘bir cinayete kurban gitti’ dedikleri Deniz’in, 22 yıllık yaşamına sığdırdığı onca renge, yaşama sevincine, yaşama coşkusuna yaraşır bir cenaze töreniyle uğurlamak istediler onu. Öyle bir cenaze töreni yaptılar ki, hem oğullarını, arkadaşlarını ‘en içten duygularla’ selamlayarak uğurladılar, hem protesto ettiler bu paraya, lükse, gösterişe dayalı, insan yaşamını hiçe sayan çürümüş düzeni…

Mehmet Deniz’in cenazesi hastaneden alınıp Pirireis Mahallesi’ndeki evinin önüne getirildiğinde davul zurna ile karşıladılar onu. Tabutunu hazırladılar kapının önünde; tabutun içinde bir tepsi, tepside havlular, gömlekler, kanaviçeler… Bir tas da düğün kınası! Mehmet Deniz’in cansız bedeni dini ritüellerle yıkanırken ‘vur davulcu’ dediler. Davulcu ile zurnacı, meslek yaşamlarının en acı melodilerini yükseltiler göğe: Gel ha gönül havalanma/Engin ol gönül engin ol…

 

Kına yaktılar ellerine…

 

Mehmet Deniz’in cenazesinin yıkandığı araca girip tek tek vedalaştılar kardeşi, annesi, kuzenleri, okuldan, mahalleden arkadaşları. Araca girenler, Deniz’le vedalaşanlar bir feryatla çıktılar dışarı. Gözyaşlarıyla, feryat figan arasında kardılar kınasını. Zılgıtlar çeke çeke, eşarplarını çıkarıp havada dalgalandıra dalgalandıra kardılar… Bir düğün gibi! Sanki bir ölüyü değil de, bir damadı hazırlarmış gibi o kadınlar, öyle titiz fakat öyle kederli. Elden ele dolaştı kına… Biraz Deniz’in eline yaktılar, biraz kardeşi Derya’nın eline belki…

Deniz’in annesi Muazzez Sınar, oğul yitirmiş Anadolu kadını. Öyle heybetli, öyle içten, öyle güçlü ve öyle yorgun… Feryatları yükseldi göğe. Önce ‘Ben Deniz’imin düğününü yapıyorum. Hoş geldiniz hepiniz’ diye bağırdı; sonra değişti tonu feryadının: ‘Allah’ım kimseye evlat acısı verme. İçim yanıyor Denizim, ciğerim yanıyor. Ben ölseydim de beni kucağında mezara koysaydın oğlum!’ Zılgıtlar, ağlaşmalar…

 

‘Yiğidim aslanım burda yatıyor’

 

Arkadaşları, akrabaları şarkılarla, türkülerle katıldılar o feryada. Önce ‘Karlı kayın ormanı’nı söylediler. Sonra ‘Ben bir selvi boylu yardan ayrıldım’, sonra ‘kırmızı gül demet demet’… Deniz’in cansız bedeni üstü açık tabuta yatırılıp üzerine çiçekler serpildikten sonra dışarı çıkarılırken ‘Yiğidim aslanım burda yatıyor’ diye şarkı söylediler hep bir ağızdan.

 

‘Bir kamyonetin kasasına yatırdılar’

 

Sonra aynı makamda çaldı davul zurna. Eller uzandı Deniz’in tabutuna, omuzlar üzerinde götürdüler, bir kamyonetin kasasına yatırdılar, dizildiler cenazenin sağına soluna. İşte ‘Geçiyor önümden çiçekler içinde’ Deniz. Ağlayanlar, feryat edenler… Anne Muazzez Sınar’ın sesi duyuldu gerilerden. ‘Alkışlarla gönderin oğlumu. Alkışlarla gönderin.’ Sıktı yumruğunu, kaldırdı havaya, selamladı oğlunu!

Kamyonetin kasasında, 22 yaşında bir cenazenin sağında solunda oturan adamlar da alkışlardılar, cenazenin peşinden yürüyenler de alkışladılar… Böyle uğurladılar 22 yaşında hayata veda eden bir üniversite öğrencisini…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.