Öne Çıkanlar bolgesel havalimanı SOMA ŞEYHÜLİSLAM OLMAK İSTİYOR! mersin üniversitesi ıslah

Bu haber kez okundu.

Gazeteci adaylarına sorduk!
Mejdel ARSLAN

Geçtiğimiz ay tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan Bianet'ten Gazeteci Erol Önderoğlu, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü dolayısıyla, Ocak-Şubat-Mart 2016 BİA Medya Gözlem Raporu'nu açıklamıştı. Bu rapora göre Türkiye’de 28 gazeteci ve 10 dağıtımcı cezaevinde bulunuyor. Yine rapora göre; 15 site ve 312 site haberine sansür geldiği belirtilirken, aralarında T24 yazarı Hasan Cemal ve gazeteci-yazar Cengiz Çandar’ın da bulunduğu 89 gazeteci hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaretten soruşturma açıldı. Biri Cizre'de, biri Ankara'da biri de Antep'te olmak üzere 3 gazeteci de öldürüldü.

Türkiye’nin gazetecilik karnesi böyle iken biz de Mersin Üniversitesi Gazetecilik bölümünden bu yıl mezun olan gazeteci adaylarına, "gazetecilik yapmak istiyor musunuz?" Sorusunu sorduk.


İlyas Athan


 ‘Gazetecilik bir iş değil bir görevdir’

Gazetecilik Türkiye’de işsizliğin en yüksek olduğu mesleklerden bir tanesi, üniversitelerden her yıl yüzlerce gazetecilik öğrencisi mezun oluyor. İstihdamı en zor mesleklerden bir tanesi olan bu mesleği icra etmek gerçekten çok zorlaştı. Aslında bu durum Türkiye’de daima böyleydi geçmişe baktığımızda da bu şekildeydi. Ancak bundan belki de daha önemlisi Türkiye’de hükümetlerin gazetecilere yaklaşımı yine aynı şekilde toplumun bakış açısı. Türkiye’nin gazetecilere bakışı daima şu şekilde olmuştur; beni kesinlikle eleştirmeyeceksin. Bunu yaparak zaten gazeteciliğin doğasına karşı çıkıyorlar. Gazeteci devletlere karşı onların yaptıklarını toplum adına denetlemek görevini üstlenmek demektir. Bu şekilde daima denetleyici bir rol oynar. Asıl soruya gelecek olursak bu kötü tabloya ve şartlara rağmen gazeteciliği tabii ki yapmak istiyorum. Gerçekten bu mesleğe ilgin biraz varsa kopamazsın kendine bir iş değil bir görev ediniyorsun. Yani gazetecilik bir iş değil zaten bir görevdir.


Murat Arar

 ‘Ülkenin gerçek gazetecilere ihtiyacı var’

Gazetecilik yapmak istiyor musunuz? Sorusu bize daima soruluyor. Ben bu soruyu kendime her zaman sordum. Gerçek anlamda gazetecilik yapmak Türkiye’nin bu durumda ihtiyacı olduğu önemli işlerden bir tanesi, bu denli bilgi kirliliği ve medyanın toplumu kutuplaştırdığı bu dönemlerde gerçek gazetecilere ve doğru aynı zamanda Barış Gazeteciliğine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Ben tabi ki gazetecilik yapmak istiyorum. Ancak Türkiye’de hayal ettiğim ve gazetecilik mesleğini icra edebileceğim yayın organlarının sayısı olukça az. İnsanlardan ailemden ve yakın çevremdeki insanlardan daima "gazetecilik mi yapacaksın?" gibi hem alaylı hem de şaşkın tavırları ve sorularıyla karşılaşıyoruz. Ancak biz biliyoruz ki bu ülkenin gerçekten gazetecilere ihtiyacı var, gerçek anlamda işi hakkıyla yapabilecek gazetecilere. 

 

Dilan Kıvrak

 ‘Kadınsanız daha da zor!’

Bu ülkede gazeteciliğin zor olduğunu herkes biliyor. Ancak bir kadın olarak yapacaksanız bu daha da zorlaşıyor. Türkiye’de yaşayan insanların kadınlara her anlamda yaklaşımını biliyoruz görüyoruz. Ancak her alanda olduğu gibi gazetecilikte de kadına ihtiyaç vardır. Gazetecilere yapılan baskılar çok fazla, hele gazeteci kadın ise bu daha da artıyor. Ama biz daima mücadele etmeye devam edeceğiz. Diğer arkadaşlarım da söylemiştir. Her ne kadar zor olsa da bu mesleği yapacağız. Bizim için önemli olan devletin gazetecilere yaklaşımı değil. Devletin gazetecilere yaklaşımı tarih boyunca değişmedi. Değişecek gibi de görünmüyor. Ve biz de yapılan bu baskılara karşı susacak veya yalan söyleyecek değiliz. Bu baskılar arttıkça mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü toplumun gerçek gazetecilere ihtiyacı var. Bunu en çok gazeteciler biliyor.


Ömer Tükyay

 ‘Toplum gerçeği duymak istemiyor’


Ben bu ülke de gazetecilik yapmak istemiyorum. Neden? Bu ülkede baskı kurumları kadar gazetecilere karşı toplumun da bir baskısı var, beni bu meslekten bu ülkede soğutan en önemli unsur bu. Düşünün bir insan yani gazeteci toplum için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ve bunu yaparken karşısına en güçlü mekanizmalarını alıyor. Bunu yaparken toplumun gazeteciye bu şekilde yaklaşması beni çok üzüyor. Görüyoruz herhangi bir olay yaşanırken olayda bulunan gazeteciler ilk kurban olarak seçilebiliyor. Doktorlar ile durumumuz birbirine yakın, onlar da günah keçisi seçilebiliyor. Kahraman da ilan edilebiliyor. Suçlu da. Gazeteciler de bu şekilde. Toplum gerçeği duymak istemiyor. Kendi görüşüne taraf olanı istiyor. Biraz karamsar konuştum farkındayım ama durum maalesef bu şekilde, bazen bazı şeyleri söylemek ve konuşmak lazım buna inanıyorum.


Uğur Tiyar

‘Gazetecilik mesleği gerçek gazetecilere bırakılmalı’


Gazetecilik okumak benim kendi seçimimdi. Lise yıllarımdan itibaren aklımda vardı. Gazeteci olacağım diyordum herkese etrafımdaki insanlar bana yapma diyorlardı. Fakat kimseyi dinlemedim. Üniversiteye geldiğim ilk yıldan itibaren çok şeyle karşılaştım. Çok şey okudum. Yaşanılanlar ve gazeteciliğin Türkiye’de ki sürecini tam anlamıyla kavradım. Bir şok yaşadım doğrusu, kafamda soru işaretleri doğmaya başladı. Bu mesleği nasıl yapacağım bu ülkede, bunu kendime hep sormaya başladım. Ama daha sonra şöyle bir sonuca ulaştım. Kesinlikle gazetecilik yapmalıyım. Bir şeyleri düzeltmek için uğraşmalıyım. Gazetecilik mesleği gerçek gazetecilere bırakılmalı bu işin eğitimini almak lazım meslek etiklerini iyice kavrayıp ilkeleri içselleştirmek lazım. Günümüz medyası ve günümüz gazetecilere ticari bir amaç ve araç olarak ele alıyorlar bu mesleği. Ancak tabi ki öyle değil. Umuyorum ki daha güzel bir yere gelecektir. Gerçek gazeteciler sayesinde.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.