KÂBUS GİBİ !

Milyonlarca lira zararı olduğu 2016 yılını hüsranla bitiren üretici, 2017 yılına kâbus gibi girdi. Don olaylarının ardından sel felaketi ile yerle bir olan tarım arazilerine, bu defa etkili olan kar yağışı darbe vurdu. Çiftçinin tek beklentisi Mersin’in afet bölgesi ilan edilmesi.

- Bu haber 723 kez okundu.

KÂBUS GİBİ !

Serkan AVCI/ÖZEL HABER

DON-NARENCİYE DON’DU!
10-14 Aralık 2016 tarihleri arasından hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesi sebebiyle, 29 Aralık sel felaketi öncesi narenciyeyi don vurmuş, üretici perişan olmuştu. Narenciye üretimi yapan çiftçi, olumsuz hava koşulları sebebiyle o dönem çareyi ne kadar meyve ağaçlarına naylon sararak arasa da etkisini hızla ilerleyen don olayları, üreticiye darbe vurdu. Türkiye’nin narenciye deposu olan Mersin’de don olayları sebebiyle limon, portakal ve turunç ağaçları kurudu. Yüzlerde narenciye bahçesi, don olayları sebebi ile zarar gördü. Kuruyan ağaçlar 2-3 yıla kadar meyve vermekte zorlanacak duruma gelirken, ağaçların hastalanma endişesi üzerine 30-40 yılda zor yetişen ağaçlar kesilmek zorunda kalındı. 

SEL-TARIM ARAZİLERİ YERLE BİR OLDU
29 Aralık’ta meydana gelen sel felaketi son yıllarda görülmemiş bir su baskınlarına sebep oldu. Meydana gelen su baskınları Mersin’i altüst ederken, en çok zararı tarım arazilerine verdi. Seraları sular altında kalan çiftçi, adeta deniz dönüşen seralarında tekne ve kayıkla hasat yapmak zorunda kaldı. Ürünlerini kurtaramayan çiftçi, milyonlarca lira zarara uğradı. Merkez’de 60 bin, Tarsus’ta 90 bin, Silifke’de 30 bin, diğer ilçelerle beraber yaklaşık 200 bin dekar sel sularının altında kalırken, zararın faturası ağır oldu. Üreticiye destek adı altında sadece borçlar ertelendi. Kredi desteği verileceği dilden dile dolanırken,  Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından 116 milyon 73 bin 573 lira hasar tespiti yapıldı.

KAR-DARBE ÜSTÜNE DARBE
Çiftçinin kabus gibi bitirdiği 2016 yılının ardından, 2017 yılı da hüsranla başladı. Yüksek kesimlere kar yağdı. Etkili yağ yağışı çiftçiye darbe üstüne darbe vurdu. 20’den fazla köyü esir altına alan kar yağışı, şeftali, kivi, erik, kiraz, ceviz ağaçlarının bulunduğu 50 bin dekarlık alanı beyaza bürüdü. Çiftçi bu defa kar yağışlarına karşı önlem almak istedi. Fakat alınan tüm önlemlere karşı, yoğunlaşan kar yağışı afete dönüşüp, ağaçların dallarını kırdı. Günlerce kar soğuğunda içerisinde kalan ağaçlar, yerle bir olurken ortaya yaklaşık milyonlarca lira zarar çıktı. Günden güne çöküşü süren çiftçi, Mersin'in afet bölgesi ilan edilmesi beklerken zararlarının karşılanmasını istedi.

‘ÇİFTÇİ DARBE ÜSTÜNE DARBE YEDİ’
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, 2016 yılına aşırı soğuklarla girdiklerini belirtirken, yılsonu ve 2017 yılı başlarında meydana gelen olumsuz hava koşulları sebebiyle çiftçinin darbe üstüne darbe yediğini söyledi. Don olaylarının 2016 yılının başlarından narenciye üretimini zarara uğrattığını dile getiren Başkan Gökçel, “Şeftali ve kayısı başta olmak üzere meyve bahçelerinde dolu zararı meydana geldi. Eylül ayında Bakanlar Kurulu’ndan bir genelde çıkmıştı. 2016 yılında, yılbaşından önce yüzde 30’un üzerinde zarar gören çiftçinin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatif borçları ertelenecekti” diye konuştu.

‘KAR ERİMEDİ, HASAR TESPİTİ YAPAMIYORUZ’
2016 yılının sonlarına doğru meydana gelen rüzgâr ve fırtına hadiseleri hortuma dönüştüğünü kaydeden Başkan Gökçel, “ Erdemli’den sonra Silifke, Anamur, Bozyazı ve Gülnar olmak üzere bölgedeki çok sayıda tarım arazisine zarar verdi. 29 Aralık’ta meydana gelen yağışlar ise örtü altında yaptığımız tarım alanını büyük ölçekte zarara uğrattı.  Son olarak kar afeti ile zararın derecesi git gide artmaya başladı. Şuanda hala etkisini tamamen yitirmemiş olması sebebiyle hasar tespiti yapmak dahi mümkün değil. Bu kadar tarım arazisinin zarara uğradı bölgede, çiftçiye maddi yardımların yapılması ve Mersin’in afet bölgesi ilan edilmesi gerekiyor” dedi.

‘TARSİM UYGULAMASINI KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL’
Çiftçinin uğradı zararın ardından yapılandırma adına atılmış gerçekçi bir adımın olmadığını altını çizen, Başkan Gökçel, şöyle konuştu:“ Çiftçinin mağduriyeti sürüyor. Türkiye Tarım Sigortaları Sistemi (TARSİM)’’nin çiftçiye destek vereceği söylenmişti. Fakat zarar gören ürünleri değil, ağaçlara destek verileceği yürürlüğe koyuldu. Uygulamaya bakıldığı zaman ağacın tamamen kırılması gerekiyor. Desteğin gelmesi için belirli şartlar koşullanmış. Böyle bir uygulamayı kabul etmek mümkün değil. Umutla üreticiye sigorta yapın diyorduk, ortaya çıkan sonuçlar hiçte iç açıcı değil. Örneğin ağacın hasar tespiti yapılsa, zarar gören alana göre destek verilse bu daha doğru bir adım olur”.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.