Mersin, kültür ve inanç turizmine ağırlık vermeli

2011’de başlayan Arap Baharı ve sonrasındaki siyasi istikrarsızlık ortamı bu hareketliliği etkilemiş olsa da Akdeniz, kuzeyi ve güneyi ile bir bütün olarak inanç ve kültür turizmi konusunda mevcut altyapı ve potansiyelini hala koruyor.

- Bu haber 616 kez okundu.

Mersin, kültür ve inanç turizmine ağırlık vermeli

Araştırmacılar bu altyapıyı ortaya koyarak, mevcut kültürel rotaların yanı sıra Mersin'de Yumuktepe gibi henüz ziyarete açılmamış ancak büyük bir tarihi miras barındıran değerleri paylaşarak geleceğin destinasyonlarına ışık tuttu.  

Caneva: “Yumuktepe açık hava müzesi olmalı”

Mersin’de 24 yıldır Yumuktepe kazılarını yürüten Lecce Üniversitesi’nden Prof. Dr. Isabella Caneva, çalışmaları hakkında bilgi verdi. Yumuktepe’nin 9 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu kaydeden Caneva, ardından bu alanda yapılan kazıları anlattı. Anadolu’daki ilk silo kalıntılarının, mezar kalıntılarının burada bulunduğunu kaydeden Caneva, bu bölgede ticaretin geliştiğini de söyledi. Yalnızca bir bölgede 700’e yakın çanak bulunduğunu bildiren Caneva, “Bu rakam bir aile için çok fazla. Bu durum bölgede gıda dağıtımı yapıldığını bizlere gösteriyor. Uzun mesafeli ticaret o dönemdeki toplumların yapısını belirliyordu. Dünyada birçok yere göre Mersin’de bu ticaretin daha önce başladığını görüyoruz. Bu alanın kamuya açılması büyük önem taşıyor. Açık müze haline getirilmesini istiyoruz” dedi.Yumuktepe’nin açık hava müzesi haline getirilmesiyle birlikte kent turizminin canlanacağına dikkat çeken Caneva, “Bu müze, Mersin’in kalbinde yer almaktadır. Turizmi hareketlendirmesiyle bölgede restoranlar ve oteller artacaktır. İşin bir de sosyal boyutu var ki bu alanın etrafında yaşayan kişilerin hayat kalitesi de artacaktır” değerlendirmesini yaptı.

 

Tremouille: “Türkiye ve turizmi birbirinden ayırmak zor”

Hititolog Araştırmacı Prof. Dr. Marie-Claude Tremouille ise Hititlerin tarihi kalıntıları hakkında bilgi verdi. Türkiye ve turizmi birbirinden ayırmanın mümkün olmadığını dile getiren Tremouille, “Ülkenizde çok sayıda arkeolojik kalıntı var. Mersin de bu açıdan oldukça zengin” dedi. Ardından Hitit uygarlığını ve günümüze uzanan kalıntılarını anlatan Tremouille, o dönemde Anadolu’nun merkezine yerleşen Hititlerin Tarsus ve Adana’ya da geldiklerini anlatıp Roma Yolu’nun tarihçesi hakkında bilgi verdi. O dönemlerde de Akdeniz’in ticaretle öne çıktığını belirten Tremouille, deniz yüklemelerinin ağırlıklı olarak Suriye bölgesinden yapıldığını, fildişi, baharat, tahıl, yağ ve şarap ticaretinin yaygın olduğunu bildirdi.

Erten:  “Olba Moziği Mersin’in simgesi olabilir”

Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Emel Erten ise Silifke’deki Olba kazıları hakkında bilgi verdi. Olba halkının tarım ve hayvancılık ile geçimini sürdürdüğünü açıklayan Erten, “Ancak Olba Antik Tiyatrosu bize bu bölge halkının sanata da önem verdiğini gösteriyor. Olba’da seçkin yaşam tarzını yansıtan farklı bulgular da bulunuyor. Gaziantep Zeugma ile özdeşleşen Çingene Kızı Mozaiği nasıl bulunduğu kenti temsil ettiyse Olba Mozaiklerinin de neden Mersin’i çağrıştırması için çaba göstermeyelim” dedi.Olba’nın kültür turizmi için son derece önemli bir bölge olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Emel Erten, en eski yerleşim yerlerinden biri olmasına rağmen hiçbir turizm etkinliğine sahip olmamasından şikayetçi oldu. Olba’nın unutulma sebebini yalnızca bakımsızlık, ilgisizlik, tanıtımdaki eksikliklerle açıklamanın mümkün olmayacağına dikkat çeken Erten, “Tüm bölgeyi etkisi altına alan olumsuz siyasi koşulların da bundaki etkisi önemli. Bu sıkıntıların vakit kaybedilmeden ortadan kalkması ve Türk turizminin yeniden parlaması ortak dileğimizdir” ifadelerini kullandı.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.