Öne Çıkanlar bolgesel havalimanı SOMA ŞEYHÜLİSLAM OLMAK İSTİYOR! mersin üniversitesi ıslah

Bu haber kez okundu.

Mersin sahillerinde ‘yetki’ sorunu!

Hande Üzelsancak - Cansu Gençosmanoğlu

Mersin’de bayram süresince sahillere ulaşımda yaşanan problemler ve bayram sonrası sahillerdeki çöp ve atıkların toplanmaması eleştiri konusu olmuştu. Denizkızı A.Ş. dün basının karşısına geçerek konuyla ilgili açıklama yaptı ve ilçe belediyeleri ve kamu kurumları ile yaşadıkları yetki karmaşasını anlattı.Mersin'in 321 km sahili olan turizm şehri olduğunu ancak turizmle gerekli yerini alamamış olmasıyla gereken noktaya gelemediğini söyleyerek sözlerine başlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi Denizkızı Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tunçsu, şehrin bu değerlerini ortaya çıkarmak, turizm kapasitesini yükseltmek, değerlerini tanıtmak üzere projelendirdiğini belirtti. Tunçsu, turizmde otel ve tesis yatırımı itibariyle Türkiye’deki 500.000 yatak kapasitesine sahip Antalya’nın yanında Mersin’in yatak kapasitesinin tesislerinin olmamasının turizmde farklı bir yol haritasının gerektirdiğini, Mersin'in tesislerinin olmamasına karşılık Türkiye ve dünyadaki en güzel sahillerine, koylarına sahip olan kentin turizm değerlerini ortaya koyarak Türkiye ve dünya ölçeğinde bir yer edinebilineceğini söyledi. Miami'nin, sahilleriyle anılan bir yer olduğunu, insanların turizm olarak orda bir otele ya da tesise değil Miami’de sahili yaşamaya gittiklerini  belirten Tunçsu "Bizimde değerlendirmemiz Mersin’deki turizm değerinin bu vasfını öne çıkarmak gerektiği. Sahillerimizin aslında geneline baktığımız zaman Antalya veya Muğla’daki gibi hemen sahilin yanında turizm tesislerinin değil siteler veya plaj alanlarının oluğunu görüyoruz. Turizm tesislerinin daha az ve beş yıldızlı olmadığını görüyoruz. Tabi ki hep birlikte gözlemlediğimiz bir konu Susanoğlu, Kızkalesi, Tece sahillerinde 321 km’lik sahil düne kadar kamusal yönetim bütüncül değildi, oradaki insanların insafına kalmış ticari manada kayıt dışı sistem içerisinde bir sahil yönetimi vardı. Yani bugün Susanoğlu veya Kızkalesi daha öne çıkarttığımız marka değeri olabilecek sahillerimizin dün itibariyle bu sahilleri yöneten bir kamusal veya tüzel kişilik yoktu" dedi.

OTELLER KIYILARI İŞGAL ETTİ

Tunçsu Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu, 3620 sayılı kıyı kanunu gereği kıyıların devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu, kıyılardan herkesin eşit, özgürce yararlanabileceğini, ancak onun doğasını, doğal bütünlüğünü ve çevre kirliliği oluşmayacak şekilde koruma kullanma dengesini koruyarak kullanılabileceğinin hüküm altına aldığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde kurumsal manada sahillerin kullanımının hukuken karşılığı olmadığını sözlerine ekleyen Tunçsu "Sıkça sorulan bir konu var. Türkiye’nin ve medyanın gündeminde olan ve halen cevaplandırılamayan bir konudur; Antalya, Muğla, İzmir, Aydın’daki sahillerdeki otellerin önündeki kıyı kullanımının bu hukuk kuralları karşısında hiçbir hükümleri yoktur. TBMM araştırma komisyonu bu konuya girmiş ama çözememiş. Mevcut kanunlarla ve otellerin fiili uygulamalarının çakıştığı bir nokta. Çünkü oradaki uygulamalarda kıyılar tamamen oteller tarafından işgal edildiğini görüyoruz" diye ekledi. Bütün ulusal gazetelerin turizm sayfalarında sahillerin nasıl şezlonglarla halka sunulduğunun gösterildiğini, Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin hukukun içerisinde kamunun yararına hareket eden bir kurum olmak itibariyle bu konuyu tamamen hukuk içerisinde çözmek istediğini, hukukun istediği ölçü neyse onu yapacaklarını belirtti. Tunçsu, Mezitli’den başlayarak Anamur’a kadar olan koylardaki öncelikli plajların yönetimini Maliye Bakanlığı’ndan istediklerini ve Maliye Bakanlığı'nın ilk etapta kendilerine Kızkalesi Susanoğlu Yapraklıkoy’u verdiğini, arkasından diğerlerini de talep ettiklerini söyledi. Tunçsu "Bugün Copacana ya da Miami’ye gittiğimizde gelişigüzel serbest kullanım hakkının kötüye kullanıldığını oralarda da göremezsiniz. Serbest kullanımdan kasıt gidip sahilde mangal yakmak değildir. Sahile gidip karpuzunu kesip orada pikniğini yapıp bütün çöpünü oraya bırakmak bir hürriyet midir? Arabayla sahile kadar inmek hürriyet midir? Tabi ki bunların olmaması gerekir, buralar kamusal alandır. Kamusal alanın bir disiplini bir rejimi olmalı. Çünkü insanların oraya gitmekteki amaçları bir kargaşa yaşamak değil oradan dinlenmek keyif almak ve o güzelliği yaşamak yaşatmaktır" görüşlerine yer verdi.

ÇÖP TOPLAMA İŞİ İLÇE BELEDİYELERİNİN!

Maliye Bakanlığı'nın bunları onayladıktan sonra haziran başı itibariyle bu projeye uygun olarak uygulamaları yaptıklarını söyleyen Tunçsu, Denizkızı A.Ş. olarak güvenlik ve temizlik personeli aldıklarını, bir bütüncül hizmet sunmayla ilgili işler yaptıklarını söyledi. İlçe belediyelerin çöpleri topladığını, büyükşehir belediyelerine verdiğini, Büyükşehir'in de bunun depolama ve imhasını yaptığını sözlerine ekleyen Tunçsu "Biz plajın içerisindeki yönetimi yapıyoruz. Oradaki geneldeki çöp toplama görevi ilçe belediyesinindir. Görevini yapmayan ilçe belediyelerini ikaz ediyoruz. Biz plajlarımızın değerini kazandıracaksak bu sadece büyükşehir’in görevi değil herkesin görevi. İlçe belediyeleri görevini tam yapacak, vatandaşta orada mangal yakmayacak" dedi.

 Vatandaşın oraya gelen insanların huzur ve güven içerisinde plaj yapmalarına mani olacak bir şey oluşturmamaları gerektiğini vurgulayan Tunçsu, bütün hareket noktalarının bu işe girerken buradan bir para kazanmak değil buranın maliyetini karşılamak, bir miktar kazanç olacaksa da Kızkalesi’nde kazanılan parayı Kızkalesi’nin bakımı, idaresi için harcamak lazım olduğunu da söyledi. Tunçsu "Çünkü buralar yaşayan canlı varlıklardır. Yıllardır bu alanlara bir yatırım yapılmadığını hep birlikte gördük. Niçin yapılmıyor? Onlar kaçak çalıştıkları için geleceği yok. Onlar sadece o gün şezlongunu satıp cebine parasını koymakla meşgul veya otelci de aynı şekilde. Kendi malı olsa bakım yapacak. Şimdi Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Denizkızı olarak biz burayı uzun sürede aldığımız için ve kiralamanın da dışında Mersin’e olan borcumuz gereği Mersin’e olan sevgimiz gereği değerini yükseltme amacındaki niteliğimiz gereği bizim buraların bakımını yapmamız lazım. Çok kötü durumdalar oralar. Kumlarının değeri kaybolmuş. Akkum’a gittiğiniz zaman Akkum betonlaşmış. Çünkü oraya araçlar inmiş kamyonlar inmiş, beton gibi. Halbuki oralar çok nitelikli kumlarıdır" diye devam etti. Bir yeri işletmeden teorik olarak oranın problemini anlamanın mümkün olmadığını, orayı işlettikçe anlaşılacağını sözlerine ekledi. Tunçsu 2015 ve içerisinde sahillerin kayıt dışı bir ekonominin içerisinde olduğunu, şemsiyeyi kimin sattığının belli olmadığını ve hatalardan ders çıkarttıklarını belirtti.

Denizkızı Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Numan Olcar ise, Mersin'in pek çok kültürel değere sahip olduğunu, ancak turizm açısından yeterince kullanılmadığını söyleyerek sözlerine başladı. Plajların önemine vurgu yapan Olcar yapılan çalışmalarda pek çok eleştiri ve eksiklikler olduğunu, Susanoğlu, Yapraklıkoy, Kızkalesi, Yemişkumu plajları gibi değerlerin, alanlarla anılması, bir cazibe noktasına getirilmesi gerektiğini ekledi. Ufak tefek aksilikler aksaklıklar olmuş olabileceğini, önümüzdeki sene itibariyle paranın da geçerli olmayacağını, doğrudan doğruya her türlü suistimali engelleyecek olan elektronik kart sisteminin geleceğini belirtti. Plajların tamamının halka açık ve ücretsiz olduğunu vurgulayan Olcar, orada birtakım hizmetler alınacaksa alınan hizmetle alakalı olarak bir katılım payı aldıklarını söyledi.

MERSİN’İN ALTYAPI HARİTASI YOK!

Haluk Tunçsu gelen bir soru üzerine Mersin’in altyapı haritası diye bir şeyi olmadığını söyledi.  

“Bayram sürecinde hijyenik olan görüntüler kalkmış. Kıyıların işgali söz konusu, imar sorunu olan binalar var, bunlarla ilgili olarak bir yaptırım yapmayı düşünüyor musunuz? “sorusuna Tunçsu "Ulaşım bayram süresince büyük bir problemdi. Mersin’den Silifke’ye 4 ila 6 saatte gitmek bir felaket. Mersin Silifke arasındaki ulaşım Karayolu Müdürlüğü'nün yaptığı bir çalışma. Bu çalışmada tam bayram esnasına denk geldi. Temizlik konusunda ilçe belediyesi sen işletiyorsun ben temizleyemem gibi bir şeye giremez. Bu farklı bir şey. İlçe belediyelerimizin yanlış mantalitelerinin düzelmesi lazım. Denizkızı A.Ş. ticari bir birimdir. Çöplerin toplanması görevi TC kanununa göre ilçe belediyelerinin görevidir. İlçe belediyeleri madem Denizkızı A.Ş. işletiyor bu çöpleri toplasın demek yanlış bir şey. Turizmi ve buradaki plajların değerini baltalayan hususlardan biridir. Biz istiyoruz ki bütüncül olarak aydınlatma gerekiyor. Bütüncül yönetimin olması şehrin kazancıdır. Denizlerin kullanılması serbesttir ücretsizdir ancak kanun diyor ki bunu koruma kullanma esasına göre yapacaksın. Korumaya yönelik kamuya zarar vermeden kullanacaksın. Mersin’i birlikte yönetiyoruz. Kıyı işgalleriyle ilgili olarak göreve başladığım günden beri kamu arazilerindeki kaçak kullanımlara karşı mücadele ettim, bundan sonrada etmeye devam edeceğim. Niye edeceğiz kanun bize bunu emrediyor. Şehir bize bunu emrediyor. Çünkü bu şehir bize emanet. Bu şehrin sahillerinin kamusal alanlarını ben korumak zorundayım. Korumuyorsam benden hesap sorarsınız" dedi.

MTSO PATRONAJ DEĞİL

“Mersin’de turizm platformu diye bir kurum ya da kuruluş var mı?” sorusu üzerine sıcak dakikalar yaşayan Numan Olcar "Turizm platformu resmi bir projedir. 2007’te kurulmuştur. MTSO bunun patronajı değildir. Vali bey başkanlığında kurulan Mersin Üniversitesi'nin, ODTÜ’nün, Avrupa Birliği’nin olduğu bir projedir. MTSO sadece bunun sekreteryasını yapmaktadır. Çünkü burada resmi olarak bir atanmışlık vardır. Bununla ilgili ne bütçe ne para vs olmadığı için eleman tahsisi yoktur. Bununla ilgili olarak ticaret ve sanayi odasında bir sekreterya vardır, bir veya iki kişi. Onun dışında da resmi olarak 69 kurum ve kuruluş bunun üyesidir. Turizm müdürlüklerinden tutun sivil toplum kuruluşlarına kadar hepsi bu şekilde devam etmektedir. Şimdi bunlarla beraber çoğumuz bildiği halde balık çiftlikleri, hava limanı projesi, kazanlı projesi, hava limanı transferlerinin Mersin’e kazandırılması bölgesel havacılığa başlanması ve yatay uçuşların başlaması kış turizmi ama her şeyden önce turizmin algısı. Bugün Burhanettin Bey de durup dururken turizm demedi Vali Bey durup dururken turizm demedi. Gelen vaka ne olursa olsun konuşmalarında turizmi ele almadı. Şunu karıştırıyor arkadaşlar platform gönüllülük esasına göre çalışır. Dolayısıyla benim kimse maaşımı vermiyor. Gittiğim tanıtımlarda  kimse destek vermiyor. Benim kendi cebimden yaptığım konulardır bunlar. Platform kimsenin önünde engel değildir herkes isteğini yapabilir. İşim gücüm yıllardan beri turizm. Turizm siyasetin üstündedir. Bununla ilgili olarak onun adamı bunun şeyi öyle bir şey yok. Kimse benim patronum değildir. Kurulmuş olan bu proje çerçevesinde resmi olarak da hala devam ediyor. Platform resmi bir kurumdur. Gönüllük esasına göre çalışır. Patronu MTSO değildir veya MTSO bünyesinde olan bir kurum da değildir. Sadece sekreteryası yapılır" dedi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.