MİL-Sağlık Sen Mersin Şube Başkanı Mustafa Duruel:

Manevi İlkeli Liyakatlı sendikacılık (MİL-SEN) konfederasyonuna bağlı MİL-Sağlık Sen Mersin Şube Başkanı Mustafa Duruel, 5 aylık çalışmalarının ardından açıklamalarda bulundu. Bu kadar kısa sürede sağlık çalışanlarının takdirini kazandıklarını aktaran Duruel, "Sağlık hizmeti verilen her alanda  çalışmış bir kardeşiniz olarak sizleri en iyi anlayacak ve hislerinize tercüman olacak bir ferdim" dedi. 

- Bu haber 348 kez okundu.

MİL-Sağlık Sen Mersin Şube Başkanı Mustafa Duruel:

"KAZANIMLARIMIZ ÇOK GERİDE KALMIŞTIR"


 Haber: Turan DAL
MİL-Sağlık Sen Mersin Şube Başkanı Mustafa Duruel, beş ay önce kurulan sendikanın edindiği amaçları belirterek, sağlık çalışanlarının mağduriyetinin yeterli düzeyde anlatılamadığı ve bu soruna ses olmak için yoğun çalışmalar içerisinde olduklarını kaydetti. Duruel yaptığı açıklamada, "Memurlar içerisinde sağlık çalışanlarının kazanımları  çok gerilerde kalmıştır. Şimdiye kadar yeterince gerekli mercilere anlatılamamış ilgisiz  kalınmışdır. Yoksa Değil Türkiye de Dünyanın hiçbir ülkesinde bir aylık mesai saati olan 160-176 saatten, ortalama 80-130 saat daha fazla çalışan bir memur gurubu yoktur" dedi.
"BİZİ YILLARCA SENDİKAL ANLAMDA HASTANELERİN HİÇBİR SERVİSİNDE ÇALIŞMAYANLAR YÖNETTİ"
Kısa sürede  sağlık çalışanlarının teveccühünü kazandıklarını belirten Duruel, "Sağlık çalışanlarının sorunlarını en iyi bilen birisiyim. Sağlık hizmeti verilen her alanda  çalışmış bir kardeşiniz olarak sizleri en iyi anlayacak ve hislerinize tercüman olacak bir ferdim. Sağlık ocaklarında, hastanenin acil ve diğer servislerinde hemşire, sorumlu hemşire ve Başhemşire Yrd. olarak çalıştım. Ayrıca Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü ve Kamu Hastaneleri Birliği'nde uzman olarak çalışmam nedeniyle sağlık camiasının sorunlarını sıkıntılarını gördüm, üzerinde çalışmalar yaptım. Sorunların nasıl çözümleneceği noktasında plan ve projeler hazırladım. İnşaallah bu çözüm noktalarını gerekli mercilerle irtibat halindeyiz en kısa zamanda sonuçlarını alacağımıza inanıyorum. Çalıştığım alanları söylememin sebebi şu ki; bizi yıllarca sendikal anlamda hastanenin hiçbir servisinde çalışmamış; hemşire nedir, ebe nedir, laboratuvar  teknikeri nedir, hiç bilmeyen; belediyeden  geçmiş bir memurun temsil ettiğini gördüğümüz içindir... Sağlık çalışanını temsil edecek kişi sağlık çalışanının geçtiği aynı yollardan geçen biri olmalı ki sağlık çalışanın derdinden anlasın. Yoksa bir zabıta hastanede çalışanların derdini bilmez ve anlayamaz" diye konuştu. 
"KISA SÜREDE ÇOK YOL KATETTİK"
"Biz Mil-Sağlık- Sen olarak Sendikacılıkda tüm alışılmışlıkların dışına çıkıp, sendikacılığın asıl amacı olan çalışanın hakları İçin mücadele etmek, hakları kazanırken çalışan ve devlet yararına projeler geliştirmek, makam, mevki için değil çalışanın kapıyı tıklatmadan açıp gireceği bir anlayışı benimseyerek  bu yola çıktık" diyen Duruel, "Devlet ve çalışan için doğru olanı alkışlayıp savunucusu olacak, aynı zamanda da devlet için, çalışan için yanlış olanların karşısında olup, üslubunca cevap vereceğiz. Memurlar içerisinde sağlık çalışanlarının kazanımları  çok gerilerde kalmıştır. Şimdiye kadar yeterince gerekli mercilere anlatılamamış, ilgisiz  kalınmışdır. Yoksa değil Türkiye'de dünyanın hiçbir ülkesinde bir aylık mesai saati olan 160-176 saatten, ortalama 80-130 saat daha fazla çalışan bir memur gurubu yoktur. Fazla çalışmak ne anlama geliyor bunu bilmek gerekirse, normal bir memur (22 yaşında başlayan) 38 yıl çalışıp emekli olacakken, sağlık alanında fazla mesai ile çalışan bir sağlıkçı en az 45-48 yıl çalışmış olarak emekli olacaktır. Şunu ifade etmek istiyorum, sağlık çalışanların mağduriyeti yeterince, hatta hiçbir şekilde gerekli mercilere anlatılmamıştır.  Sendika üyeleri seçimden seçime aranmış, yanlarında durulmamıştır. İşte biz bu ilgisiz anlayışları yıkıp, üyesi ile her daim iç içe olan sorunları iletirken çözüm yollarını da yanında sunan bir anlayışla ilerliyoruz. Çok şükür kısa sürede çok yol katettik. Güzel teveccühler alıyoruz ve  buda bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Zaman tebessümle selam verme zamanıdır. Zaman çalışanın hislerine tercüman olma zamanıdır. Zaman bağcıyı dövmek değil bağcının işine yardımcı olup üzümünü beraber yeme zamanıdır" ifadelerini kullandı. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.