Ne olacak bu LeMan’ın hali?

Mersin’e açılacağı haberinin duyulmasıyla önemli birr kitleyi heyecanlandıran LeMan Kültür Cafe, hizmetlerinden ziyade Büyükşehir Belediyesi ile yaşadığı yoğun sıkıntılarla gündeme geldi. Büyükşehir’in “şafak operasyonlarına” bile maruz kalan LeMan Kültür’de neler olup, bittiğini işletme ortakları Bülent Dönmezler ve Erdal Belim’e sorduk.

- Bu haber 1503 kez okundu.

Ne olacak bu LeMan’ın hali?

 Derviş Sönmez – Hatırlıyorum, LeMan açılacak Mersin’e dediklerinde müthiş heyecanlanmıştım. Ankara’da öğrencilik günlerim geldi gözümün önüne. Ama…

 

Bülent Dönmezler – Evet, maalesef bir “ama”mız var. LeMan Kültür Mersin olarak yaklaşık 10 aydır marina karşısında bulunan Doktoroğlu 1 sitesi altında misafirlerimize hizmet vermekteyiz, daha doğrusu vermeye çalışıyoruz. Yatırımcılar olarak büyük risklere ve masraflara girilerek bu değerli marka Mersin’e getirerek, Mersin’in sosyal hayatına önemli bir katkı sağladığımıza inanıyoruz. Mersin, gerek yarattığı kayıt dışı olmayan istihdam ve ödediği vergilerle gerekse de bir turizm kenti olma iddiasında olan Mersin’imizde yarattığı tarzla, şehrimizin önemli bir turizm unsuru olma yolunda adımlar atıyor. Ta ki Şubat ayında gerçekleştirilen ilk yıkıma kadar…

 

Derviş Sönmez – Şubat’ta neler oldu?

 

Bülent Dönmezler - Her nasılsa 35 yıl önceki imar planında yaya yolu olarak görülen yolun artık açılması gerektiğine hükmedilmiş, Şubat 2015’te ilk yıkım gerçekleştirildi.

 

“110 PERSONELDEN 20’YE DÜŞTÜK”

 

Derviş Sönmez – Bahçe bölümünüz yıkılsın istendi. Çok ciddi bir masraf vardı bahçe bölümünüzde. Kaç personeliniz var LeMan’da?

 

Bülent Dönmezler – Bahçe bölümünün bu yaya yolu projesi içinde olduğunu söyledi Büyükşehir bize. Tahliye edin dedi. Evet çok ciddi bir masraf var orada. Görenler bilir, çok nezih, çok keyifli bir bölüm olmuştu bahçemiz ama maalesef yıkıldı. İlk etapta 110 personelimiz vardı. Bu çok ciddi bir istihdamdır Mersin ölçeğinde. . Bu gerçekleştirilen ilk yıkıma müteakip ayakta kalabilmek için ne yazık ki personellerimizle anlaşmalı olarak yollarımızı ayırmak durumunda kaldık ve ancak 20 aileyi geçindirebilir bir pozisyona geldik. İşletmemizi ayağa kaldırabilmek için toparlanma sürecimiz de zaten bu tarih itibariyle tekrar başladı ve halen de sürdürmeye çalışıyoruz. Tabi rahat verirlerse…

 

Derviş Sönmez – Bu bahçenin yıkımıyla kamuoyu öğrendi LeMan ve Büyükşehir Belediyesi arasındaki sorunu. Bayağı da bir olaylı olmuştu, hemen yıkamadılar, siz de bir itiraz oldu. Neler oldu o dönem?

 

Bülent Dönmezler - 3 Temmuz Cuma günü mesai saati bitiminde tarafımıza telefonla bilgi verilerek, 4 Temmuz Cumartesi sabahı bahçe alanında bulunan ve tarafımızca yaptırılan havuzun yıkımı için gelineceği belirtildi. Belediye ilgililerine neden bunun yazı ile bildirilmediği, tebligat yapılmadığı sorulduğunda, belediyenin kendi alanında istediği tasarrufta bulunmaktaserbest olduğu ve bu havuzun da her ne pahasına olursa olsun yıkılacağı, burayla ilgili bir proje çalışması gerçekleştirileceği ifade edildi. Ancak bu proje çalışmasının ne olacağı, ne zaman yapılacağı, neyi kapsayacağı gibi konularda net bir açıklama yapılmadı. 4 Temmuz Cumartesi günü yıkım ekipleri ve belediye görevlisi olmayan siviller eşliğinde buraya gelindi. Yıkımın gerçekleştirilmesi, en azından bize ait olan havuz ekipmanlarının, ışıklandırılmaların, parke ve mermerlerin tarafımızca kaldırılılarak maddi manevi zararımızın asgariye indirilmesi hususunda yetkililerle görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmeler sonunda 8 Temmuz 2015 Çarşamba gününe kadar LeMan Kültür Mersin tarafından yaptırılan havuz ve ekipmanların tarafımızca kaldırılması konusunda karşılıklı taahhütname imzalandı. Ancak bu da yetmedi ve gayet estetik bir görünüşü olan bu havuz 3 gün daha sabredilemeyerek kepçelerle toprak atılmak suretiyle dolduruldu, gudubet bir toprak kümesi haline getirildi.

Bu karşılıklı taahhüde rağmen 5 Temmuz Pazar günü polis ekipleri eşliğinde belediye yetkilileri tekrar gelerek, havuzun bugün yıkılmasına karar verdiklerini ifade ettiler ve yıkım işlemini gerçekleştirdiler.

İşletmemizi maddi ve manevi olarak büyük zarara uğratan işlemler bu operasyonla da sona ermedi.  Mahkemeden almış olduğumuz yürütmeyi durdurma kararına rağmen bahçe olarak kullanmakta olduğumuz bölgenin yıkımı için tekrar gelindi.  Mahkeme kararımız olduğuna dair uyarılarımıza karşılık her ne pahasına olursa olsun, yıkımın gerçekleştirileceği ifade edildi. O anda savcılık devreye girerek, belediyenin yaptığının suç olduğunu belirten bir yazıyla beraber yıkım işlemlerinin durdurulmasını sağladı.

 

“BÜYÜKŞEHİR, MAHKEME KARARINI BİLE DİNLEMEDİ”

 

Derviş Sönmez – Büyükşehir Mahkeme’yi bile dinlemedi yani?

 

Erdal Belim – Dinlemedi. Hiçbir şeyi, hiçbir kurumu hatta bizleri bile dinlemedi. Dinlemiyor. İletişimi tamamen kapattı. Dillerinde sadece yıkalım var, boşaltın burayı var.

 

Derviş Sönmez – Yıkım maceranız havuzla da bitmedi sanırım?

 

Bülent Dönmezler – Bitmedi tabi. 9 Eylül 2015 tarihinde bir kez daha yıkım işlemi için gelindi. Bu tarihte Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vermiş olduğu tedbir kararı aynı gün Büyükşehir Belediyesinin müdahalesiyle kaldırılarak, 10 Eylül 2015 tarihinde bir kez daha yıkıma gelindi ve nihai yıkım gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bunu da yeterli bulmamış olacak ki, bize yerini gösterdiği ve vergisini tahakkuk ettirdiği tabela ve reklam materyallerimizi de hiçbir neden göstermeden kaldırdı. Bu da yetmedi. Önümüzden geçen yaya yolunun Adnan Menderes Bulvarı cephesi sadece işletmemizin önünü kapayacak şekilde tel örgüyle çevrilerek, müşterilerimizin bize, bizim müşterilerimize ulaşımımız engellendi. Adnan Menderes Bulvarı üzerinde aynı konumda tabela ve ilana sahip yüzlerce işyeri varken sadece bizim tabelamız kaldırıldı. Mersin’de hemen her işletmenin brandasının altında onlarca masa sandalyesi varken, sadece bizim masalarımız kaldırıldı.  Her işletme kendi önünü ışıklandırırken sadece bizim ışıklandırmalarımız kaldırıldı. Her işletmenin kapısının önünde çiçek saksıları varken sadece bizim saksılarımız kaldırıldı.

 

“ART NİYET OLDUĞUNA İNANIYORUZ”

 

Derviş Sönmez – Bu kadar olay oluyor ve Büyükşehir ile görüşemiyorsunuz. Bu işte bir art niyet olduğuna inanıyor musunuz?

 

Erdal Belim – İnanıyorum. Yaşananlar basit işler değil. Bizimle beraber 4 işletmeye daha yıkım kararı çıkarttılar. İlk bizden başladılar. Hemen yanı başımızdaki Yasemin Kafe’de de yıkım kararı var. Ama hiçbir işlem yapılmadı. Art niyet olduğuna inanıyorum tabi.

 

Bülent Dönmezler - 10 Eylül tarihinden itibaren geçen 1,5 aylık süreçte hemen her gün büyükşehir belediyesinin zabıta ekipleri işletmemize gönderilerek, kâh ışıklandırmamız ile ilgili, kâh dışarıya sigara içmek için koyduğumuz 1 adet masayla ilgili, kâh karikatür görsellerimizin kaldırılmasıyla ilgili tutanaklar tuttu, uyarılar yaptı.  Mersin’de hiçbir işletmeye ayda 1 kez bile gitmeyen zabıta görevlileri, sistematik bir şekilde hemen her gün kurumumuzla ilgili görevlendirilerek meşgul edildi. Psikolojik bir işkence sürecine maruz bırakıldık. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi 10 Ekim Cumartesi günü müşteri yoğunluğumuzun en fazla olduğu saatlerde Belediye ekipleri polisler eşliğinde tekrar gelerek 3 ay önce kendilerinin kamu kaynaklarıyla yaptığı yaya yolunun yıkılmasına karar verdiklerini ifade ederek, işletmemiz önündeki yolu tamamen yıkmaya kalkıştılar. Yıkıma başladıkları sırada ellerinde bir karar ya da proje değişikliğinin olmadığının anlaşılması üzerine emniyet görevlilerince durdurulmak suretiyle geri döndüler. Bunu da gerçekleştirebilirlerse bırakın yolu bahçeyi işletmemizinbir adet müşteri giriş kapısı bile kalmamış olacak.

 

Derviş Sönmez – Bu kadar olayın üzerine sizinle iletişime geçilmemesi çok enteresan.

 

Bülent Dönmezler - Söz konusu süreçte onlarca kez Belediye görevlileriyle konuşuldu, bir anlaşma zemini yaratmaya çalıştık. Ancak her çabamızdan sonra daha da agresif bir stratejiyle üzerimize gelindi. Hakkımızda şikayet olduğu ve bu yüzden sürekli işletmemizle ilgili işlem yapıldığı söylense de, bütün emir, talimat ve şikayetlerin Büyükşehir Belediyesi Genel sekreteri Sn. Haluk Tunçsu tarafından bizzat verildiğini öğrendik, ancak herkese eşit mesafede olması gereken böyle bir konumdaki yetkilinin neden bu konuyu kişiselleştirdiği çözülememiştir.

 

Erdal Belim – Bizimle bir görüşseler, açık açık desinler yahu. Ben sizi burada istemiyorum. Burayı kapatın gidin’ desinler vallahi billahi kapatacağız. Her gün bu olayları yaşamaktansa dükkanı kapatırız, olur biter. Açık açık söylüyorum. Bizim psikolojimizi bozdular. Gelen zabıtaların da psikolojisi bozuldu. Her Allahın günü buraya zabıta geliyor. Bu mu belediyecilik?

 

Derviş Sönmez – Bir de “şafak operasyonu” var.

 

Bülent Dönmezler – Onu hiç demeyin. Sizin de katıldığınız basın toplantısının gecesinde daha doğrusu sabah 4 sularında Belediye’nin kepçesi kendi yaptıkları yürüyüş yolunu yıkmaya geldi. Şimdi biz nasıl kasıt aramayalım? Neden mesai saatlerinde gelmezsiniz? Neden bizim bahçeyi bu yürüyüş yolunu yapacağız diye bahçemizi yıktınız? Ardından neden kendi yaptığınız parke yolu yıkmaya kalktınız? Bize dediler ki Valilik bu projeyi onaylamamış. Madem proje için onay gerekiyordu, neden onaylatmadan yıkıma başladınız?

 

“BÜYÜKŞEHİR’İN BU PROJESİ VALİLİK’TEN RET YEDİ”

 

Derviş Sönmez – Yani 35 yıl önce yapılan, bu zamana kadar rafta bekleyen proje şimdi uygulanmaya konuluyor ve Valilik bu projeyi reddediyor öyle mi?

 

Bülent Dönmezler – Aynen öyle. Valilik projeyi reddettiği için o parke yolu da söktüler.   İşletmemizin önünde kocaman bir tarla var artık.

 

Erdal Belim – Parkeyi de sadece LeMan’ın önündeki bölümü söktüler. Yaptıkları iyi niyetle bağdaşmıyor. Ben dedim, bunu sökmeyin bari. Bana dediler ki siz buraya masa atarsınız! Bir tek masa atan benim ya Mersin genelinde. Dedik atmayız masa falan. Dinlemediler.

 

“İŞGALCİ BEN DEĞİLİM, BÜYÜKŞEHİR”

 

Derviş Sönmez – O arsa kimin? Siz orayı işgal mi ettiniz gerçekten?

 

Bülent Dönmezler – İşte en güzel olay da bu zaten. Bizi işgalcilikle suçlayan kim? Büyükşehir. O arsa kimin? Milli Emlak’ın. Proje kondurarak o arsaya esas işgalci kim oluyor? Tabi ki Büyükşehir. Valilik bu yüzden o projeyi reddetti zaten. Milli Emlak’ın arsasını işgal eden asıl Büyükşehir’dir. Ben bu arada Milli Emlak’tan orayı kiralamışım. Elimde ödeme makbuzlarım var. Davamız da sürüyor. Ben işgalci değilim ki… Önce bir Mahkeme kararını versin işgalcisin desin bir bakalım. Bana mahkeme demeden bana işgalci diyemezsin.

 

Erdal Belim - Kurum olarak kimseden bize iltimas geçilmesini talep etmedik, tek talebimiz herkese eşit mesafede olması gereken Mersin Büyükşehir Belediyesinin, LeMan Kültür Mersin’e de diğer işletmelerle eşit mesafede olması yönünde olmuştur-ki takdir edersiniz ki bu talep de çok tabi bir beklentidir.  İnsanların ekmek kapılarıyla kedi fare oyunu oynar gibi oynamak böyle yetkilere sahip bir merciye ve kişiye uygun düşmemektedir. Son diyeceğimiz de budur.

RÖPORTAJ: DERVİŞ SÖNMEZ 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.