‘Nükleer tehlike’ yaklaşıyor

Mersin Çevre ve Doğa Derneği(MERÇED) temsilcileri, Akkuyu Nükleer Santrali’nin kalkınması adına planlanan Silifke’deki projelerin yasal yollarla yapılmadıklarını iddia ederek tehlikenin yavaş yavaş yaklaştığını dile getirdi.

- Bu haber 700 kez okundu.

‘Nükleer tehlike’ yaklaşıyor

Serkan AVCI'nın haberi

Akkuyu Nükleer Santrali'ne çimento üretmek için Akdere’de inşa edilecek olan yeni çimento fabrikasının ve Yeşiovacık’ta kurulması planlanan yeni limanın çevreye ciddi zararlar vereceği düşünülüyor.

MERÇED yetkilileri Yeşilovacık’ta bulunan yeni liman projesi  ve Akdere’de kurulmak istenin yeni çimento fabrikası ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısına MERÇED Başkanı Sabahat Aslan, Dernek Başkan Yardımcısı Kenan Hoplar dışında, Atatürk Düşünce Derneği üyeleri, Sosyal Demokrasi Derneği üyeleri, Çağdaş Yaşam ve Düşünce derneği temsilcileri ve Yeni Kuşak Köy Endüstrileri Derneği üyeleri katıldı. Basın açıklaması öncesinde MERÇED Başkanı Aslan,  ‘Dünya Çocuklar Günü’ kapsamında Mersin Çocuk Hakları Derneği Başkanı olarak çocuk hakları adına bir açıklama yaparak, günün anlam ve önemini anlatan bir konuşma yaptı.

AVRUPA ve ABD’NİN ÇÖPLÜĞÜ HALİNE GELDİK 

MERÇED adına konuşma Başkan Yardımcısı Kenan  Hoplar, Yeşiovacık’ta yeni liman ve Akdere’de yeni çimento fabrikası istemediklerini dile getirdi. Kenan Hoplar,“Ülkemiz son yıllarda, giderek artan ve toplumsal maliyetler göz ardı edilerek plansız ve kontrolsüz sanayileşmeye, kirli teknoloji transferine hedef olmaktadır. Bunlar; nükleer santrallar, termik santrallar, çimento sanayii gibi yatırımlardır. Bu yatırımlarla Türkiye Avrupa’nın ve ABD’nin sanayi çöplüğü haline getirilmek istenmektedir. Kentimizin Turizm ve Tarım merkezi olan Silifke ilçemize bağlı Akdere ve Yeşilovacık mahallelerinde mevcut bulunan bu kirli yatırımlarından Akdere çimento fabrikasının ve buna hizmet edecek Yeşilovacık limanının kapasite artışı planlanmaktadır. Akdere Çimento fabrikası, Yeşilovacık limanı ve her iki işletme arasında yapılan malzeme taşımacılığından dolayı bölgede çok ciddi kirlilik meydana gelmektedir. “dedi.

BERN SÖZLEŞMESİ İHLAL EDİLİYOR

Oluşan çevre kirliliğine  işletme sahipleri ve denetleyici kurumlar  tarafından önlemler alınmadığının altını çizen Hoplar, “Yeşilovacık limanının sahasında uluslararası anlaşmalarla korunan Akdeniz Foklarının yaşam alanları bulunmaktadır. Yeşilovacık limanı işletme sahipleri ve denetleyici kurumlar, uluslararası BERN sözleşmesini ihlal ederek Yeşilovacık limanını kullanmaktadırlar. Yapılması planlanan Yeşilovacık İlave İskele ve Dolgu Alanı Projesi ile BERN sözleşmesi tekrar ihlal edilmiş olacaktır. Ayrıca Yeşilovacık bölgesi, yetkililer tarafından turizm bölgesi olarak ilan edilmiştir. Turizm bölgelerine kirli yatırımlar yapılamaz.”diyerek yetkililere seslendi.

HALK SAĞLIĞI ve GEÇİM KAYNAĞI RİSK ALTINDA

Planlanan projelerin sadece belli alanlarda değil, bölge halkının tüm yaşantısını değiştireceğini iddia eden Hoplar, “Akderede Çimento üretiminde kullanılan maden ocaklarının işletilmesinin yanında Yeşilovacık limanının inşaatı sırasında yapılan sondaj çalışmaları bölgede suyun azalmasına ve bazı yerlerde de suyun acımasına ve tuzlaşmasına neden olmuştur. Şu anda bölgede çok ciddi su sorunu bulunmaktadır. Çimento Fabrikaları kirli teknolojilerdir. Akdere çimento fabrikasının ve Yeşilovacık limanının yarattığı olumsuzluklar ortadadır. Bu yatırımların yarattığı kirliliklerden dolayı bölgede yaşayan halkın sağlığı ve geçim kaynağı olan balıkçılık ve tarım üretimi risk altındadır” diyerek vatandaşları uyardı. 

ÇED TOPLANTISI YASAL DEĞİL

Son olarak, Akdere de ve Yeşiovacık ta yapımı planlanan 2.Çimento fabrikasına ve Yeşilovacık İlave İskele ve Dolgu Alanı Projesine karşı olduklarını belirten Hoplar, “Bölge halkının karşı olduğu yatırımlar yapılamaz. Yeşilovacık ta yapımı planlanan Yeşilovacık İlave İskele ve Dolgu Alanı Projesi ile ilgili Yeşilovacık ta 6 Ekim 2016 da yapılacak olan Çed toplantısı meşru ve yasal değildir. Buna karşı her türlü yasal ve demokratik hakkımızı kullanacağız. Bizler yaşam hakkımızı elimizden alacak tarımımıza, turizmimize ve sağlığımıza zarar verecek, çocuklarımızın geleceğini yok edecek olan tüm kirli yatırımlara karşı çıkacağız” şeklinde konuştu.

TARIM ALANLARI YOK OLACAK

Çevre düzeni planları yapılmadan inşa edilen tüm projelerin büyük tehlike olduğunu düşünen Hoplar, yaşanabilecek olumsuzlukları şöyle dile getird : “Kentimizin geleceğini coğrafyasını temsil edecek durumda olan çevre düzeni planı birçok demokratik kitle örgütünün elinde yok. Oysa kaderimiz buna bağlı. Tarım alanlarının yok olmasına fırsat vermemeliyiz. Yarın bir gün 40 50 yıl sonra inanın narenciye üreteceğimiz,  sebze üreteceğiz, sera yapacağımız alan kalmayacaktır bu gidişle. O anlamda tüm insanların ve kuruluşların zaman geçmeden gerekli duyarlılığı göstermesini temenni ediyorum. Böyle giderse tarım alanları yok olacak. Çünkü şuanda planlama pozisyonuna göre yok olamaya başladı”.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.